Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/632 E. , 2024/2961 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/632 Karar No : 2024/2961 DAVACI : ... adına ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : İstanbul ili, Üsküdar ilçesi ... Lisesinde müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, uzman öğretmen unvanını alabilmek için yapmış olduğu 01/08/2012 tarihli başvurunun reddine dayanak oluşturan Milli Eğitim Bakanlığının "Öğretmenli
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/632 E. , 2024/2961 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/632 Karar No : 2024/2961 DAVACI : ... adına ... Sendikası VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... DAVANIN KONUSU : İstanbul ili, Üsküdar ilçesi ... Lisesinde müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, uzman öğretmen unvanını alabilmek için yapmış olduğu 01/08/2012 tarihli başvurunun reddine dayanak oluşturan Milli Eğitim Bakanlığının "Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları" konulu, 21/03/2012 günlü, 10213 sayılı genel yazısının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, kıdem şartına ilişkin mevzuat hükmünün Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilerek hükümsüz kaldığı, bu nedenle mevcut hukuki durumun uzman öğretmenlik unvanını almasına cevaz verdiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra Kanun hükmünün öğretmenlere uzman unvanı verilmesini sağlayabilecek nitelikte olmadığı, yürürlükte bulunmayan kanun hükümlerine göre işlem tesis edilemeyeceği, işlemin mevzuata uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; İstanbul ili, Üsküdar ilçesi ... Lisesinde müdür yardmcısı olarak görev yapan davacının, uzman öğretmen unvanı verilmesi istemiyle yaptığı 01/08/2012 tarihli başvurunun reddine dayanak oluşturan Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları" konulu, 21/03/2012 tarih ve 10213 sayılı genel yazısının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 43. maddesine üçüncü fıkradan sonra gelmek üzere yedi fıkra ekleyen 5204 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasında; Öğretmenlik mesleğinin; adaylık döneminden sonra öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olmak üzere üç kariyer basamağına ayrılacağı, adaylık dönemini başarıyla tamamlayanların mesleğe öğretmen olarak atanacağı, 2. fıkrasında; kariyer basamaklarında yükselmede kıdem, eğitim (hizmet içi eğitim, lisansüstü eğitim), etkinlikler (bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif çalışmalar) ve sicil (iş başarımı) puanları ile sınav sonuçlarının esas alınacağı, değerlendirmenin 100 tam puan üzerinden yapılacağı, değerlendirme puanının % 10'unu kıdem, % 20'sini eğitim, % 10'unu etkinlikler, % 10'unu sicil (iş başarımı) ve % 50'sini de sınav puanının oluşturacağı, 3. fıkrasında; kariyer basamaklarında yükseleceklerin değerlendirme puanlarına göre başarı sıralamasına alınacağı, değerlendirmeye alınmak için sınav tam puanının en az % 60'ını almış olmak şartının aranacağı, 4. fıkrasında; sınavın yılda bir defa olmak üzere ÖSYM'ce yapılacağı; 5. fıkrasında; alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans öğrenimini tamamlamış öğretmenlerden uzman öğretmenlik, doktora öğrenimini tamamlamış olan öğretmenlerden ise başöğretmenlik için sınav şartının aranmayacağı, bu durumda olan öğretmenlerin kıdem, hizmet içi eğitim, etkinlikler (bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif çalışmalar) ve sicil (iş başarımı) ölçütlerine göre değerlendirileceği, 6. fıkrasında; öğretmenlik kariyer basamaklarında yükseleceklerin gireceği sınavın, sınava katılacaklarda aranacak en az çalışma süresinin, hizmet içi eğitim veya lisansüstü eğitim niteliklerinin, her bir değerlendirme ölçütüne ilişkin hususlar ve puan değerlerinin, alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlamış olanlardan uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik için aranacak kıdemin, hizmet içi eğitim, etkinlikler (bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif çalışmalar) ve sicil (iş başarımı) şartları ve puan değerlerinin, branşlar temelindeki uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sayılarının, yükselmeye ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususların Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşleri alınarak Millî Eğitim Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği, 7. fıkrasında; toplam serbest öğretmen kadro sayısı içinde, başöğretmen oranının % 10, uzman öğretmen oranının % 20 olduğu, Bakanlar Kurulu'nun bu oranları bir katına kadar yükseltmeye yetkili olduğu kuralları yer almıştır. Ancak, 5204 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle getirilen bu düzenlemelerin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde açılan davada, Anayasa Mahkemesi'nin 21/05/2008 günlü, E:2004/83, K:2008/107 sayılı kararıyla; 5204 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 2. ve 5. fıkralarındaki “hizmet içi eğitim” ibaresi ile 6. fıkrasındaki "sınava katılacaklarda aranacak en az çalışma süresi", "alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlamış olanlardan uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik için aranacak kıdem,", "branşlar temelindeki uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sayıları," ve "ile diğer hususlar" ibareleri ve 7. fıkrasındaki kontenjan sınırlaması getiren düzenleme ve altıncı fıkranın iptal edilen ibareleri nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan kalan bölümü iptal edilmiş; Anayasa Mahkemesi, 5204 sayılı Kanun'un 1. maddesinin iptal edilen fıkra ve ibarelerinin doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte gördüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Kanun'un 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince iptal hükümlerinin, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili,Üsküdar ilçesi ... Lisesinde müdür yardmcısı olarak görev yapan davacının, Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri- Sosyal Bilimler Enstitüsü Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Coğrafya Öğretmenliği Anabilim dalında yüksek lisans yaparak 02/01/2006 tarihinde mezun olduğu, 01/08/2012 tarihli dilekçe ile, yüksek lisans yaptığından bahisle uzman öğretmen unvanı almak için davalı idareye yaptığı başvurunun reddine dayanak oluşturan Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları" konulu, 21/03/2012 tarih ve 10213 sayılı genel yazısının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, dava konusu 21/03/2012 günlü Genel Yazı ile öğretmenlik mesleği kariyer basamaklarında yaşanan gelişmeler ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrasında oluşan hukuki boşluk açıklandıktan sonra, sadece sınava dayalı olarak ya da alanında, eğitim bilimleri alanında veya alanı dışında yapılan tezli yüksek lisans öğrenimine dayalı olarak idarece uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik sertifikasının düzenlenmesinin mümkün olmadığının emirlendiği görülmektedir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen düzenlemelerin, belli bir sistem içinde, iptal edilmeyen diğer düzenlemelerle bir bütünlük oluşturarak anlam ihtiva ettiği, bir kısım düzenlemelerin iptal edilmesinin ise uzman ya da başöğretmenliğe atanma hususundaki bütünlüğü bozduğu, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra yasal bir düzenleme yapılmamış olmasının bu konuda boşluk yarattığı ve bu boşluğun yargı içtihadıyla doldurulmasının da olanaklı olmadığı anlaşılmakla, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra, sadece sınavdan alınan nota veya alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans eğitimine dayanılarak uzman öğretmen unvanının kazanılması mümkün olmadığından, dava konusu 21/03/2012 günlü işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığının saptanmış olması karşısında, davacının bu işlem nedeniyle tazminat isteminin de haklı dayanağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : İstanbul ili, Üsküdar ilçesi... Lisesinde müdür yardmcısı olarak görev yapan davacının, Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Sosyal Bilimler Enstitüsü Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi Coğrafya Öğretmenliği Anabilim Dalında yüksek lisans yaparak 02/01/2006 tarihinde mezun olduğu, 01/08/2012 tarihli dilekçe ile, yüksek lisans yaptığından bahisle uzman öğretmen unvanı almak için davalı idareye yaptığı başvurunun reddine dayanak oluşturan Milli Eğitim Bakanlığının "Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları" konulu, 21/03/2012 günlü, 10213 sayılı genel yazısının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT : 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 43. maddesine üçüncü fıkradan sonra gelmek üzere yedi fıkra ekleyen 5204 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasında; Öğretmenlik mesleğinin; adaylık döneminden sonra öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olmak üzere üç kariyer basamağına ayrılacağı, adaylık dönemini başarıyla tamamlayanların mesleğe öğretmen olarak atanacağı, 2. fıkrasında; kariyer basamaklarında yükselmede kıdem, eğitim (hizmet içi eğitim, lisansüstü eğitim), etkinlikler (bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif çalışmalar) ve sicil (iş başarımı) puanları ile sınav sonuçlarının esas alınacağı, değerlendirmenin 100 tam puan üzerinden yapılacağı, değerlendirme puanının % 10'unu kıdem, % 20'sini eğitim, % 10'unu etkinlikler, % 10'unu sicil (iş başarımı) ve % 50'sini de sınav puanının oluşturacağı, 3. fıkrasında; kariyer basamaklarında yükseleceklerin değerlendirme puanlarına göre başarı sıralamasına alınacağı, değerlendirmeye alınmak için sınav tam puanının en az % 60'ını almış olmak şartının aranacağı, 4. fıkrasında; sınavın yılda bir defa olmak üzere ÖSYM'ce yapılacağı; 5. fıkrasında; alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans öğrenimini tamamlamış öğretmenlerden uzman öğretmenlik, doktora öğrenimini tamamlamış olan öğretmenlerden ise başöğretmenlik için sınav şartının aranmayacağı, bu durumda olan öğretmenlerin kıdem, hizmet içi eğitim, etkinlikler (bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif çalışmalar) ve sicil (iş başarımı) ölçütlerine göre değerlendirileceği, 6. fıkrasında; öğretmenlik kariyer basamaklarında yükseleceklerin gireceği sınavın, sınava katılacaklarda aranacak en az çalışma süresinin, hizmet içi eğitim veya lisansüstü eğitim niteliklerinin, her bir değerlendirme ölçütüne ilişkin hususlar ve puan değerlerinin, alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlamış olanlardan uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik için aranacak kıdemin, hizmet içi eğitim, etkinlikler (bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif çalışmalar) ve sicil (iş başarımı) şartları ve puan değerlerinin, branşlar temelindeki uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sayılarının, yükselmeye ilişkin usul ve esaslar ile diğer hususların Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşleri alınarak Millî Eğitim Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği, 7. fıkrasında; toplam serbest öğretmen kadro sayısı içinde, başöğretmen oranının % 10, uzman öğretmen oranının % 20 olduğu, Bakanlar Kurulu'nun bu oranları bir katına kadar yükseltmeye yetkili olduğu kuralları yer almıştır. Ancak, 5204 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle getirilen bu düzenlemelerin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde açılan davada, Anayasa Mahkemesi'nin 21/05/2008 günlü, E:2004/83, K:2008/107 sayılı kararıyla; 5204 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 2. ve 5. fıkralarındaki “hizmet içi eğitim” ibaresi ile 6. fıkrasındaki "sınava katılacaklarda aranacak en az çalışma süresi", "alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans veya doktora öğrenimini tamamlamış olanlardan uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik için aranacak kıdem,", "branşlar temelindeki uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sayıları," ve "ile diğer hususlar" ibareleri ve 7. fıkrasındaki kontenjan sınırlaması getiren düzenleme ve altıncı fıkranın iptal edilen ibareleri nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan kalan bölümü iptal edilmiş; Anayasa Mahkemesi, 5204 sayılı Kanun'un 1. maddesinin iptal edilen fıkra ve ibarelerinin doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte gördüğünden, Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Kanun'un 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince iptal hükümlerinin, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. HUKUKİ GEREKÇE : Olayda, dava konusu 21/03/2012 günlü Genel Yazı ile öğretmenlik mesleği kariyer basamaklarında yaşanan gelişmeler ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrasında oluşan hukuki boşluk açıklandıktan sonra, sadece sınava dayalı olarak ya da alanında, eğitim bilimleri alanında veya alanı dışında yapılan tezli yüksek lisans öğrenimine dayalı olarak idarece uzman öğretmenlik veya başöğretmenlik sertifikasının düzenlenmesinin mümkün olmadığının belirtildiği görülmektedir. Bu durumda, Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen düzenlemelerin, belli bir sistem içinde, iptal edilmeyen diğer düzenlemelerle bir bütünlük oluşturarak anlam ihtiva ettiği, bir kısım düzenlemelerin iptal edilmesinin ise uzman ya da başöğretmenliğe atanma hususundaki bütünlüğü bozduğu, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra yasal bir düzenleme yapılmamış olmasının bu konuda boşluk yarattığı ve bu boşluğun yargı içtihadıyla doldurulmasının da olanaklı olmadığı anlaşılmakla, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra, sadece sınavdan alınan nota veya alanında ya da eğitim bilimleri alanında tezli yüksek lisans eğitimine dayanılarak uzman öğretmen unvanının kazanılması mümkün olmadığından, dava konusu 21/03/2012 günlü işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 28/03/2013 günlü, E:2010/2397, K:2013/1123 sayılı kararı da bu yöndedir. Öte yandan, yukarıda da belirtildiği üzere, dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığının saptanmış olması karşısında, davacının bu işlem nedeniyle tazminat isteminin de haklı dayanağı bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, eksik yatırılan ...-TL posta ücretinin davacıya tamamlatılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.