T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1249 - 2026/617 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1249 KARAR NO : 2026/617 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11.10.2021 NUMARASI : 2021/231 Esas 2021/630 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 10.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİH…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1249 - 2026/617 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1249 KARAR NO : 2026/617 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11.10.2021 NUMARASI : 2021/231 Esas 2021/630 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 10.04.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 28.04.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 02.03.2015 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25,00TL bakıcı gideri, 25,00TL geçici iş göremezlik, 50,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 100,00TL maddi tazminatın müracaat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 18.09.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebini 254.438,36TL, bakıcı gideri tazminatı talebini 11.135,85TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davadan önce davacının müracaatı üzerine davacıya ödeme yapıldığını ve zararın karşılandığını, davacının emniyet kemeri olmaksızın yolculuk yaptığını, hatır için taşındığını ve sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilerek araç ile seyahat ettiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 18.02.2021 tarih, 2019/42E.-2021/30K.sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 18.05.2016 tarihinde davacıya 56.186,00 TL ödeme yapıldığı, ödemenin yapıldığı tarihteki veriler esas alınarak zarar miktarının belirlenmesi ve yapılan ödeme ile karşılaştırıldıktan sonra belirlenen bu iki miktar arasında fahiş fark mevcut ise karar tarihine en yakın tarihteki veriler esas alınarak zarar miktarı belirlendikten sonra sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile bu ödemenin güncellenmesi sonucu bulunan miktarın toplamının hesaplanan zarar miktarından mahsup edilmesi gerektiği, kaldırma kararından sonra alınan ek rapora göre, davacının sürekli iş gücü kaybı nedeni ile oluşan zararının 294.247,61 TL, geçici iş göremezlik nedeni ile oluşan zararının 6.409,36TL ve bakıcı ihtiyacı nedeni ile oluşan zararının ise 7.315,35 TL olduğu, bu durumda toplam zararının 307.972,32 TL olduğunun belirlendiği, hükme esas alınan ilk raporda davacının sürekli çalışma gücü kaybı zararının 293.213,55 TL olarak belirlendiği ve bu miktar esas alınarak hüküm oluşturulduğu, her iki tarafın bu hesaplama ve belirlenen miktara yönelik istinaf isteği olmadığı için kaldırma kararı sonrası yapılacak yargılama sonrasında davalı aleyhine durum yaratılmasının mümkün olmadığı, bu hâlde sürekli iş göremezlik zararının ilk hükümde olduğu gibi 293.213,55 TL olarak dikkate alınması gerektiği, bunun yanında ek rapor ile belirlenen geçici iş göremezlik zararı 6.409,36 TL ve bakıcı ihtiyacı nedeni ile oluşan zararın ise 7.315,35 TL olduğu, bu durumda toplam davacı zararının (293.213,55 TL + 6.409,36 TL + 7.315,35 TL = 306.938,26 TL) 306.938,26 TL olduğu kabul edilmesi gerektiği, sigortalı araç sürücüsünün arkadaşı olan davacı ile gezmeye çıkmış olmaları nedeniyle olayda hatır taşımasının koşullarının oluştuğu, bu nedenle tazminatta takdiren % 20 oranında indirim yapılması gerektiği, sigortalı araç sürücüsünün yasal sınırların üzerinde 112 promil alkollü olarak araç kullandığı, davacının sürücü ile birlikte alkol aldıktan sonra sürücünün alkollü olduğunu bilerek onun kullandığı araca binmek sureti ile zararın oluşumuna kendisinin de neden olduğu, bu nedenle belirlenen zarardan % 20 oranında indirim yapılması gerektiği ve tazminat miktarının 196.440,49 TL olarak belirlendiği, bu miktardan daha önce ödenen 67.437,25 TL mahsup edildiğinde davacının davalı tarafından giderilmesi gereken zararının (196.440,49 TL - 67.437,25 TL = 129.003,24 TL ) 129.003,24 TL olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne, sürekli ve geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı giderinden oluşan toplam 129.003,24 TL'nin kısmi ödemenin yapıldığı 18.05.2016 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bakiye ömrünün hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması gerekirken PMF 1931 Yaşam Tablosunun kullanılmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracın direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece 29.04.2018 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne, bakıcı gideri, geçici ve sürekli çalışma gücü kaybından oluşan toplam 133.583,21 TL tazminatın kısmi ödemenin yapıldığı 18.05.2016 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından maluliyet raporuna ve hesaplamaya ilişkin olarak istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış, davacı vekili tarafından ise hatır taşıması nedeniyle yapılan indirime karşı istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 18.02.2021 tarih 2019/42E-2021/301K. Sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının aktüer raporunda bakıcı süresinin fazla hesaplanması ve hatır taşıması nedeniyle vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin ilk karara karşı mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ve kullanılan yaşam tablosuna ilişkin istinaf sebebi ileri sürmediği, HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesinin tarafların istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapıldığı, kaldırma sonrasında mahkemece alınan aktüer bilirkişi raporunda da PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olmakla davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, ilk derece mahkemesi kararına karşı yalnızca davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış olmakla davalının istinaf talebinin bulunmaması nazara alındığında istinaf edenin sıfatına göre aleyhine de değerlendirme yapılamayacağından HMK’nın 355. Maddesi de gözetildiğinde davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan incelemede; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf edenin sıfatına göre aleyhine değerlendirme de yapılamayacağından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarfından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 10.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.