Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında 28.02.2007 tarihli, belirsiz süreli Yetkili Servis Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin imzalanması akabinde, davalı tarafın düzenlediği mimari projeler çerçevesinde satın alınan iki ayrı arsa üzerine------kamyon servis binası, mekanik ve kaporta olmak üzere iki ayrı yapıdan oluşan bina inşa edildiğini ve müvekkil şirketin 2007 yılı sonunda ---- kamyon yetkili servis belgesi ile -- bölgesinde hizmet vermeye başladığını, davalı
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı ... şirketleri ile imzalanan 09/04/2009 tarihli acentelik sözleşmesi ile davalı ... şirketlerinin acenteliğini yapmakta iken taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin, davalı tarafça keşide edilen Beyoğlu ... Noterliğinin 03/02/2015 tarih ... yevmiye nolu fesih ihbarı ile tek taraflı ve haksız olarak feshedildiğini, fesih ihbarı ve azilnamenin müvekkili şirkete 13/02/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirketlerce feshe gerekçe olarak acenteye verilen ve karşılıklı mutabık kalınan hedeflerin gerçekleştirilememesi ve bu konuda şirket tarafından yapılan 27/10/2014 tarih ve ... referans numaları uyarılara rağmen bir iyileştirme görülmemiş olmasının gösterildiğini, feshin haksız olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın acentelik sözleşmesinin sona ermesi başlıklı 121. maddesinin 1. fıkrasında, belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesinin taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir hükmünü haiz olduğunu, davlı yanca ihbar sürelerine uyulmadığını belirterek, haksız ve usulsüz fesih nedeniyle tamamlanmamış işlerden kaynaklı tazminat olarak 10.000 TL ve TTK'nın 122. madde uyarınca denkleştirme istemi kaynaklı tazminat olarak 100.000 TL olmak üzere toplam 110.000 TL tazminat alacağının, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; davacıya gönderilen ihbarnameyle kendisine verilen ve karşılıklı olarak mutabık kalınan hedeflerin gerçekleştirilmemesi ve bu konuda kendisine yapılan uyarılara rağmen bir iyileştirme görülememesi nedeniyle sigortacı adına hareket eden davacıyla müvekkil şirket arasındaki çalışmaların yeterince verimli olamayacağı ve iki taraflı ticari işletmenin amacının karlılık ve kazanç olduğunu, taraflardan birinin sürekli kendisine verilen hedeflerin altında kalmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve bir tarafın sürekli zarar etmesine katlanılması söz konusu olmadığı gibi nedenlerle vekalet ilişkisinin devam ettiğini, 2014 senesi verileri sunularak şirketin acenteliğini yürüten davacının kendisine verilen hedeflerde tüm branşlarda altında kaldığı gerekçesiyle şirketin bu durumu 27/10/2014 tarihli yazı ile davacı acenteye bildirerek kendisine verilen hedefleri gerçekleştiremediği ve bu konuda yeterli çabayı göstermediği bildirildiğini, davacı acente aracılığı ile gerçekleştirilen poliçelerin çok büyük bir bölümünün acentelik sözleşmesinin feshinden sonra müvekkili şirket nezdinde devam etmediğini ve bunlar nedeniyle önemli bir menfaat elde edilmediğini, davacı tarafın portföy ve denkleştirme tazminat talebine dayanak yaptığı TTK'nın 122 ve Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesinde acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra sigortacının önemli menfaatler elde etmesi halinde acentenin portföy tazminat talebinde bulunabileceğini, oysa şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı ... Ltd. Şirketi'nin 2009-2015 yılları arası toplamda 3455 adet müşteri ile çalıştığını, 2015 yılının başında acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra davacı tarafın kendisine ait olduğunu iddia ettiği müşterilerden sadece 35 tanesine ... Sigorta'nın 20 farklı acentesinden sadece 40 adet poliçenin yapıldığının tespit edildiğini, davacı acentenin acentelik sözleşmesinin devam ettiği süre içerisinde hiçbir hayat poliçesi üretimi yapmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.