3. Ceza Dairesi 2021/13272 E. , 2023/5188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muha
**3. Ceza Dairesi 2021/13272 E. , 2023/5188 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Terör örgütüne yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunulduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2017/125 Esas, 2018/244 sayılı kararı ile, sanıklar hakkında ayrı ayrı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü ve 220 nci maddesinin yedinci fıkraları delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi kararının sanıklar müdafileri tarafından istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2019/250 Esas, 2019/733 sayılı kararı ile, sanıklar hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle: 1. İhbarcıların, sanığın kayınvalidesi olan dosyadaki diğer sanık ile aralarında miras sebebiyle doğan husumet nedeniyle asılsız, mesnetsiz iddialarda bulunduklarına, 2. Mahkumiyet kararının tek dayanağını Bank ... hesabının oluşturduğuna, sanığın bankalardaki paraya devletin sağladığı güvenceden yararlanmak için parasının bir kısmını diğer bir bankadan bu bankaya aktardığına, ayrıca başka bankalarda da hesaplarının ve yüklü miktarda altın hesabının bulunduğuna, 3. Sanığın ekonomik durumuna göze cüzi sayılabilecek miktarda bir parayı Bank Asyada vadeli hesaba yatırmasının örgüte yardım olarak kabul edilemeyeceğine, yasal çerçevede yapılmış işlemler olduklarına, 4. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 5. Sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle: 1. Bank ... hesabına dair alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğuna, 2. Dosyaya sundukları bilirkişi heyet raporuna göre, 18.04.2014 tarihinde yatırıldığı iddia edilen 12.097,41 TL ve 2.667,73 TL nin döviz hesabındaki yabancı paraların karşılığı olan miktarlar olduklarına, zaten aynı bankada döviz olarak bulunan ve o ... Türk Lirasına çevrilen paralar olup bankaya yatırılmış paralar olmadıklarına, 3. Yasal olarak faaliyet gösteren bir bankaya para yatırılmasının suç oluşturmayacağına, 4. Kakao Talk programının olduğu telefon oğlu S.ye, Tanzanya ülkesi seyahatlere ait fotoğrafların bulunduğu Hard Diskin eşine ait olduklarına, bilirkişi raporunda Kakao Talk programının 2016 tarihinde satın alınarak telefona yüklendiğinin görüldüğüne, yine bilirkişi raporundaki kullanıcı bilgileri kısmı incelendiğinde Hard Diskin kullanıcısının sanığın eşi olduğunun rahatça görülebildiğine, bunların sanığa ait olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 5. Sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III- OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanıkların eyleminin terör örgütüne yardım olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, düzeltilen kısımlar dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; 1. Sanık ... Hakkında: Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... Hakkında: Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... ... Bankası AŞ'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceğinde kuşku bulunmamakta ise de, Bank Asyadaki hesap kayıtları üzerinde yapılan incelemeye göre, talimat dönemi öncesinde de ... hesaplarının ve rutin bankacılık işlemlerinin bulunduğu ve KHK ile kapatılan ... Girişimci ... Adamları Derneğindeki üyeliğini 06.11.2015 tarihinde sonlandırdığı anlaşılan sanığın örgüte yardım kastı ile hareket ettiğinin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanıtlanamamış olması karşısında müsnet suçtan beraati yerine delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi, . KARAR 1.Sanık ... Yönünden Kurulan Hüküm Yönünden: Gerekçe bölümününün (1) nolu maddesinde açıklanan nedenle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2019/250 Esas, 2019/733 sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden: Gerekçe bölümününün (2) nolu maddesinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2019/250 Esas, 2019/733 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.07.2023 tarihinde karar verildi.