Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/609 E. , 2024/4219 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/609 Karar No : 2024/4219 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacının 2018 yılından itibaren 2211/E 'Yurt İçi Doğrudan Doktora Burs Programı' kapsamında almakta olduğu bursun kamu görevinden çıkarıldığı gerekçesiyle kesilmesi üzerine tarafına yapılan toplam 54.400,00-TL burs ödemesinin hesaplanmış 4.550,35-TL faizi ile bi…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/609 E. , 2024/4219 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/609 Karar No : 2024/4219 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Davacının 2018 yılından itibaren 2211/E 'Yurt İçi Doğrudan Doktora Burs Programı' kapsamında almakta olduğu bursun kamu görevinden çıkarıldığı gerekçesiyle kesilmesi üzerine tarafına yapılan toplam 54.400,00-TL burs ödemesinin hesaplanmış 4.550,35-TL faizi ile birlikte borç çıkarılmasına ve geri ödemenin yapılmasının istenilmesine dair ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; kamu görevinden çıkarıldıktan aylar sonra bir doktora öğrencisi olarak burs başvurusunda bulunduğu ve burs almaya hak kazandığı, ancak davalı idarenin 2020 yılında burs başvuru koşullarında belirlediği “kamu görevinden çıkarılmış olmamak” şartını geriye dönük olarak kendisine uygulandığı, bildirim yazısında yer alan uyarının belirsiz ve hukuka aykırı olduğu, idarenin 2017 yılında aldığı kararı 2018 yılı burs başvuru koşullarına yansıtmadığı, Kanun Hükmünde Kararnamelerde kamu görevinden çıkarılanların TÜBİTAK bursiyeri olamayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, burs kesme işleminin kazanılmış hak ilkesine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davacının 29/04/2017 tarihli ve 689 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarıldığının sabit olduğu, KHK düzenlemelerinin ruhundan kaynaklı olarak kamu görevinden ihraç edilen kişilerin kamu imkanlarından da uzaklaştırılması gerektiği, mevzuat gereği kamu kaynaklarını etkin kullanarak ülkemizin gelişimine katkı sağlayacak bilimsel gelişmeleri desteklemekle yükümlü olduklarından kurumun kamu kaynaklarının etkin kullanılıp kullanılmadığının kamu zararına yol açılıp açılmadığının tespiti ile ihlallerin idari yaptırıma bağlanmasının yasaya uygunluk arz ettiği ve bu bağlamda dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava; Marmara Üniversitesinde Kamu Hukuku alanında doktora yapan davacı tarafından, 2211-E 'Doğrudan Yurt İçi Doktora Burs Programı' kapsamında almakta olduğu bursun, kamu görevinden çıkarıldığı gerekçesiyle kesilmesi üzerine kendisine ödemesi yapılan toplam 54.400,00-TL bursun 4.550,35-TL faiziyle birlikte borç çıkarılmasına ve geri ödenmesinin istenilmesine dair Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığı, Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı'nın ... günlü ve E... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/10/2022 günlü ve E:2022/879, K:2022/2732 sayılı bozma kararı üzerine işin esası incelendi: 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Kanunu ile 15/7/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde; Türkiye'nin rekabet gücünü ve refahını artırmak ve sürekli kılmak için; toplumun her kesimi ve ilgili kurumlarla iş birliği içinde, ulusal öncelikler doğrultusunda bilim ve teknoloji politikaları geliştirmek, bunları gerçekleştirecek alt yapının ve araçların oluşturulmasına katkı sağlamak, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini özendirmek, desteklemek, koordine etmek, yürütmek; bilim ve teknoloji kültürünün geliştirilmesinde öncülük yapmak amacıyla, tüzel kişiliğe, idarî ve malî özerkliğe sahip, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığıyla ilgili ve özel bütçeli "Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu" kurulması öngörülmüş ve bilim adamlarının, araştırıcıların yetiştirilmeleri ve geliştirilmeleri için olanaklar sağlamak; bu amaçla ödüller vermek, öğrenim ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla kendini gösteren gençleri izleyerek onların yetişme ve gelişmelerine yardım etmek ve bu amaçla burslar vermek, yarışmalar düzenlemek ve yayınlar yapmak, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun görevleri arasında sayılmıştır.. 278 sayılı Kanunla verilen yetki çerçevesinde TÜBİTAK Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı Burs ve Destek Programlarının Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar düzenlenmiş ve bu esasların 1. maddesinde; söz konusu esasların amacının kurum tarafından düzenlenen ve TÜBİTAK'ın ilgili birimi olan Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen programların başlatılıp yürütülmesini belirlemek olduğu ifade edilmiş, "Değerlendirme ve destek kararı" başlıklı 6. maddesinde ise, başvuruların ( BİDEB) tarafından ön incelemeye alınacağı, ön incelemeyi geçen destek başvurularının programın niteliğine uygun olarak değerlendirmeye alınacağı, değerlendirme sonuçlarının GYK tarafından Başkanlığa sunulacağı, Başkanlığa sunulacak destekleme önerisinde, değerlendirme sonuçlarının yanında TÜBİTAK'ın olanakları ile belirlenen ülke ihtiyaç ve önceliklerinin gözetilebileceği düzenlenmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; 2211-E Doğrudan Yurt İçi Doktora Burs Programı kapsamında 2018 yılında bursiyer olarak desteklenen davacının; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Bilim Kurulu'nun 10/01/2016 tarihli ve 261 sayılı toplantısında; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyetlerde yer aldığı tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan kişilerin tüm hakları ve görevleri ile bursiyerlik haklarının sona ereceğine yönelik olarak alınan kararı doğrultusunda, ... tarihli ve ... sayılı BİDEB Eğitim Burs ve Etkinlik Destekleri Grubu Yürütme Kurulu toplantısında, KHK ile kamu görevinden çıkarılması nedeniyle bursiyerliğinin iptal edilmesine, burs almakta iken kamu görevinden çıkarılmış olması nedeniyle de kamu görevinden çıkarıldıktan sonra ödemesi gerçekleştirilen bursların kanuni faiziyle geri talep edilmesine karar verildiği ve ... günlü ve E... sayılı dava konusu işlemle, kendisine ödemesi yapılan toplam 54.400,00-TL bursun 4.550,35-TL faiziyle birlikte borç çıkarılmasına ve geri ödemenin yapılmasının istenilmesi üzerine, davacı tarafından işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Ülke kaynaklarının ülke ihtiyaç ve önceliklerinin dikkate alınarak bilimsel gelişmeyi gerçekleştirmek yönünde en etkin şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla, 278 sayılı Kanun ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında tanınan yetki çerçevesinde görev yapmak üzere kurulan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığı tarafından yürürlüğe konulan ve başarılı öğrencileri öğrenim ve araştırma yapmak üzere yönlendirmek, özendirmek, gelişmelerini sağlamak, düşünsel ve yaratıcılık yatkınlığını geliştirerek geleceğe yönelik bilim adamı yetiştirilmesine katkıda bulunmak üzere verilecek burs için ilke ve kuralları belirleyen düzenlemede ve bu düzenlemeye uygun olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir. Kaldı ki; Danıştay Sekizinci Dairesinin E:2020/1810 sayılı esasında; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığı Bilim Kurulu'nun "KHK ile kamu görevinden çıkarılan gerçek kişiler Tübitak desteklerinden yararlanamazlar." yönündeki kararının iptali istemiyle açılan davada anılan Dairenin 09/11/2022 günlü ve K:2022/6366 sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 03/04/2024 tarihinde, davacı vekili Av. ...'ın ve davalı idare vekili Av. ...'nin geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : 29/04/2017 tarihli ve 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamından kamu görevinden çıkarılan davacı; Marmara Üniversitesi Kamu Hukuku bölümünde doktora yapmakta iken 221-E Doğrudan Doktora Burs Programı kapsamında 2018/2. dönem için davalı idareye burs başvurusunda bulunmuş ve ... tarihli ve E... sayılı Başkanlık Oluru ile bursiyer seçilmiş olup, 01/10/2018-30/04/2020 tarihlerini kapsayacak şekilde davacıya toplam 54.400 TL burs ödemesi yapılmıştır. Davalı idarece davacının kamu görevinden çıkarıldığının tespit edilmesi üzerine, BİDEB Eğitim Burs ve Etkinlik Destekleri Grubu Yürütme Kurulu’nun ... tarihli ve ... sayılı toplantısında davacıyla birlikte sekiz kişinin durumu görüşülmüş, ... tarihli ve ... sayılı TÜBİTAK Yönetim Kurulu (Bilim Kurulu) Kararına göre bursiyerliklerinin iptali, burs başlangıç tarihinden önce kamu görevinden çıkarılanlara yapılan tüm ödemelerin kanuni faiz ile geri talep edilmesi, burs almakta iken kamu görevinden çıkarılanlara ise kamu görevinden çıkarıldıktan sonra ödemesi gerçekleştirilen bursların kanuni faizi ile geri talep edilmesi hususunun Başkanlık Makamına önerilmesine karar verilmiştir. ... tarihli ve ... sayılı Başkanlık Oluru ile davacının bursun iptaline ve yapılan burs ödemelerinin kanuni faizi ile geri talep edilmesine karar verilmiş olup; bu durumun davacıya 08/07/2020 tarihli yazı ile bildirilmesi üzerine davacının almakta olduğu bursun kesilmesi üzerine tarafına yapılan toplam 54.400,00-TL burs ödemesinin hesaplanmış 4.550,35-TL faizi ile birlikte borç çıkarılmasına ve geri ödemenin yapılmasının istenilmesine dair ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İlgili Mevzuat: 278 sayılı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, ''TÜBİTAK, öğrenim ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla kendini gösteren gençleri izleyerek onların yetişme ve gelişmelerine yardım etmek amacıyla 3/3/2004 tarihli ve 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs, Kredi Verilmesine İlişkin Kanun hükümlerine tabi olmaksızın burslar verir.'' hükmüne yer verilmiştir. Türkiye Bilimsel Ve Teknolojik Araştırma Kurumu Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı Tarafından Yürütülen Programlara İlişkin Yönetmeliğin 1. maddesinde "Bu Yönetmeliğin amacı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından bilim insanlarının, araştırmacıların yetiştirilmeleri ve geliştirilmelerine, öğrenim sırasında ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla kendini gösteren gençlerin izlenerek onların yetişme ve gelişmelerine yardım etmek ve girişimciliği desteklemek amacıyla yürütülecek programların; başvuru, değerlendirme, kabul, izleme ve sonuçlandırma süreçlerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.", 8. maddesinde "Bir kurum/kuruluş bünyesinde yürütülecek olan burs veya desteklere ilişkin sözleşmeler; TÜBİTAK tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde desteklenen kişi/kurum/kuruluş ile TÜBİTAK arasında imzalanır.", 12. maddesinde "Proje desteklerinde durdurma, yürürlükten kaldırma ve iptale ilişkin esaslar şunlardır: a) Sözleşmede belirtilen tarihlerde, kabul edilebilir mazeret bildirmeksizin gelişme raporları gönderilmeyen projeler, inceleme sonucunda öngörülen amaç ve çalışma programına uygun biçimde yürütülmediği anlaşılan projeler, mücbir sebeplerle yürütülmeleri geçici olarak olanaksız hale gelen projeler, desteklenen kişi/kurum/kuruluşun başvurusu üzerine veya grubun gerek görmesi halinde GYK kararı ile durdurulur. b) Mücbir sebeplerle yürütülmelerinin olanaksız hale geldiği değerlendirilen projeler GYK önerisi ve Başkanlık kararı ile yürürlükten kaldırılır. c) Proje taraflarının kusurları veya ihmalleri nedeniyle olumsuzluk saptanan ve yürütülemeyeceği anlaşılan projeler ile etik ve/veya gizliliğe aykırı davranışların gerçekleştiği tespit edilen projeler GYK önerisi ve Yönetim Kurulu kararı ile iptal edilir. (2) Proje desteği dışındaki diğer destek ve burs programlarında durdurma, yürürlükten kaldırma ve iptale ilişkin hususlar şunlardır: a) Proje desteği dışındaki diğer destek ve burs programlarında, sözleşme ve/veya taahhütname hükümlerine aykırı davranılması ve/veya desteğin öngörülen amaç ve hedeflere uygun biçimde yürütülmediğinin tespiti durumunda burs veya destek GYK kararı ile durdurulur, GYK önerisi ve Başkanlık kararı ile yürürlükten kaldırılır veya iptal edilir. Burslarda yürürlükten kaldırma, bursun kesilmesi şeklinde uygulanır. (3) Durdurma, yürürlükten kaldırma veya iptal durumunda verilen burs veya desteklerin iade süreçlerine ilişkin hususlar Yönetim Kurulu tarafından belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. 278 sayılı Kanunun 2. maddesine dayanılarak hazırlanan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı Burs ve Destek Programlarının Yürütülmesine ilişkin Usul ve Esasların 1. maddesinde; "Bu Usul ve Esasların amacı; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu tarafından bilim insanlarının, araştırmacıların yetiştirilmeleri ve geliştirilmelerine, öğrenim sırasında ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla kendini gösteren gençlerin izlenerek onların yetişme ve gelişmelerine yardım etmek ve girişimciliği desteklemek amacıyla Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı (BİDEB) tarafından yürütülen programların başlatılıp yürütülmesine ilişkin genel kuralları belirlemektir.", 3. maddesinde, "Destek; 1) Öğrenim sırasında ve öğrenim sonrasında üstün başarısıyla kendini gösteren gençler, lisans ve lisansüstü öğrencilerin, girişimcilerin, lisansüstü öğrenimlerini tamamlamış bilim insanlarının ve araştırmacıların yurt içinde ve/veya yurt dışında düzenlenen etkinliklere/yarışmalara katılımlarını sağlamak amacıyla TÜBİTAK tarafından verilen maddi desteği, 2)Lisans ve lisansüstü öğrencileri ile en az lisans derecesine sahip bilim insanı ve araştırmacıların araştırma projesi giderlerini karşılamak üzere verilen maddi desteği", 6. maddesinde; "Başvurular BİDEB tarafından ön incelemeye alınır. Ön incelemeyi geçen destek başvuruları programın niteliğine uygun olarak değerlendirmeye alınır. TÜBİTAK gerekli görmesi halinde başvuruların değerlendirilmesinde, konusunda uzman kişileri görevlendirir veya kurum/kuruluşlardan yardım alır. Değerlendirme sonuçları, GYK tarafından görüşülerek Başkanlığa sunulur. Desteklenecek başvurular ve destek bütçeleri Başkanlık onayı ile kesinleşir. (2) Başkanlığa sunulacak destekleme önerisinde, değerlendirme sonuçlarının yanında TÜBİTAK’ın olanakları ile belirlenen ülke ihtiyaç veya öncelikleri gözetilebilir." düzenlemeleri yer almaktadır. TÜBİTAK Bilim Kurulu’nun 10/01/2017 tarihli ve 261 sayılı kararında ise; “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen gerçek ve tüzel kişiler ile Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler ile doğrudan veya anılan Kanun Hükümünde Kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılan gerçek kişilerin veya aynı kanun hükmünde kararnameler ile kapatılan tüzel kişilerin; TÜBİTAK desteklerini değerlendirme, izleme ve sonuçlandırma süreçlerindeki heyet, kurul, komite, panel, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, danışma kurulu ile bu mekanizmalarda oluşturulan her türlü üyelikleri ve sair görevleri kısmen ya da tamamen TÜBİTAK tarafından desteklenen her türlü proje, burs, etkinlik, yayın ve sair desteklere ilişkin tüm hakları ve görevleri ile bursiyerlik hakların, kendileri açısından destek sözleşmeleri, yayınlanmamış makalelere ilişkin yayına kabul kararının sona erdirilir." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME Anayasamızın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri olarak belirtilen hukuk devletinin temel ilkeleri arasında "hukuki güvenlik" ve "belirlilik" ilkeleri yer almaktadır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yaptığı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Hukuki güvenlik ve hukuki istikrar kişilerin gelecekle ilgili plan, düşünce ve kararlarında, var olan hukuk kurallarına güvenerek hareket etmelerinin hukuken korunmasına dayanak teşkil eder. Hukuk devletinin temel ilkelerinden olan belirlilik ilkesi, idari düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 22/12/1973 gün ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararı ile, idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı ve hilesi hallerinde süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayalı ödediği meblağını her zaman geri alabileceği; belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere idari dava açma süresi içinde mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra geri alınamayacağı karara bağlanmıştır. Anılan karar, her ne kadar hatalı terfi ve intibaktan doğan ödemelerin geri alınmasına ilişkin ise de, bu karar ile idari işlemlerin geriye alınmasında uyulması gereken temel ilkeler ortaya konulmuş bulunduğundan, anılan kararın tüm hatalı işlemlerin idarece geri alınmasında da dikkate alınması gerekmektedir. Dolayısıyla Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun, idari işlemlerin geri alınması koşullarını da belirleyen bahsi geçen kararında açıklandığı üzere; dava açma süresi içinde, hukuka aykırı tüm işlemlerini geri almaya yetkili olan idarenin, dava açma süresi geçtikten sonra ancak, yok hükmündeki idari işlemleri ile ilgililerin gerçeğe aykırı beyanı veya hilesi nedeniyle veya açıkça hataya düşerek tesis ettiği idari işlemlerini, süre kaydı aranmaksızın geri alması mümkün bulunmaktadır. Davacının başvuru yaptığı 2018 yılı için “Burs Programı Çağrı Duyurusu”nun 6. maddesinin 5. fıkrasında “Bu program kapsamında verilen burslar, başarıya verilen ödül niteliğindedir. Bu nedenle bu çağrı duyurusunda, yüklenme senedinde, kabul ve taahhüt beyanında ve ya bildirim yazısında belirtilen yükümlülüklerini yerine getirerek tamamlayan bursiyerlerin mecburi hizmet ve geri ödeme gibi yükümlülükleri yoktur.”, 6. maddesinin 6. fıkrasında “Bursiyerlerin yükümlülüklerinden herhangi birini ihlal etmesi halinde GYK’nın değerlendirmesine göre bursiyerliği iptal edilebilir. Bu durumda kendisinde yapılan tüm ödemeler yüklenmese senedi çerçevesinde yasal faiziyle birlikte geri alınır.” düzenlemesi yer almaktadır. Davacının imzaladığı 31/10/2018 tarihli “Doktora Kabul ve Taahhüt Beyanı ile TÜBİTAK tarafından yayınlanmış burs programı ilanında tarafına bildirilen tüm program yürütme kural ve ilkelerinde ve bursiyer olduğuna dair tarafına ulaştırılan bildirim yazısında belirtilen uyarıları ve yükümlülükleri bildiğini ve başarısız olması durumunda bu yükümlülüklere göre hüküm uygulanacağını, belirtilen yükümlülükleri yerine getirememesi durumunda tarafına yapılan tüm burs ödemelerini yasal faiziyle birlikte geri ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği görülmüştür. Ayrıca yine davacının imzaladığı kefalet senedinin 13. maddesi kapsamında da; TÜBİTAK tarafından kendisine bildirilen tüm yürütme kural ve ilklere uygun davranacağını ve bursiyer olduğuna dair tarafına ulaştırılan bildirim yazısındaki uyarıların bağlayıcılığını kabul ettiği anlaşılmaktadır. Davacının başvuru yaptığı 15/10/2018 tarihli burs duyurusunun ekinde bursun başlatılabilmesi için gerekli evraklar sayılmış olup; "Önemli Not" kısmının 2 numaralı bölümünde ise “Resmi Gazete’de yayımlanan “Olağanüstü Hal (OHAL) Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname” çerçevesinde devam eden çalışmalar doğrultusunda olumsuz bir durumun ortaya çıkması halinde, bursiyerin bursu iptal edilebilecektir.” ifadelerine yer verilmiştir. Bu bağlamda; 29/04/2017 tarihli ve 689 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılan ve bu tarihten sonra davalı idareye burs başvurusunda bulunan davacının Olağanüstü Hal (OHAL) Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname kapsamında olumsuz bir durumun ortaya çıkması halinde bursunun iptal edilebileceği hususunu bilecek durumda olduğu anlaşılmış olup; Dairemizin 03/04/2024 tarihli Ara Kararına cevaben davalı idarece gönderilen bilgi ve belgelerin arasında davacının sistem üzerinden veya elle doldurduğu başvuru formunda KHK ile ihraç edilip edilmediği konusunda beyanını ortaya koyacak bir sorunun yer almadığı görüldüğünden burs başvurusu aşamasında davacının gerçeğe aykırı bir beyanının veya hilesinin bulunmadığının kabulü gerekmiştir. Yukarıda aktarılan Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu gereği, dava açma süresi geçtikten sonra idarenin ancak, yok hükmündeki idari işlemler ile ilgililerin gerçeğe aykırı beyanı veya hilesi nedeniyle veya açıkça hataya düşerek tesis ettiği idari işlemlerini, süre kaydı aranmaksızın geri alması mümkün olup; somut olayda başvuru tarihinden önce ihraç edilen davacının burs başvurusunun kabul edilmesi aşamasında davalı idarenin 10/01/2017 tarihli ve 261 sayılı Bilim Kurulu kararının uygulanması noktasında açık hataya düştüğü anlaşıldığından davacının bursunun kesilmesi üzerine tarafına yapılan toplam 54.400,00-TL burs ödemesinin hesaplanmış 4.550,35-TL faizi ile birlikte borç çıkarılmasına ve geri ödemenin yapılmasının istenilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının almakta olduğu bursun kesilmesi üzerine tarafına yapılan toplam ...-TL burs ödemesinin hesaplanmış ...-TL faizi ile birlikte borç çıkarılmasına ve geri ödemenin yapılmasının istenilmesine dair ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...- TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/07/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava; davacının 2018 yılından itibaren 2211/E 'Yurt İçi Doğrudan Doktora Burs Programı' kapsamında almakta olduğu bursun kamu görevinden çıkarıldığı gerekçesiyle kesilmesi üzerine tarafına yapılan toplam 54.400,00-TL burs ödemesinin hesaplanmış 4.550,35-TL faizi ile birlikte borç çıkarılmasına ve geri ödemenin yapılmasının istenilmesine dair 08/07/2020 tarih ve E.103699 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. TÜBİTAK Bilim Kurulu’nun 10/01/2017 tarihli ve 261 sayılı kararında; terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen gerçek ve tüzel kişiler ile Bakanlar Kurulu kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler ile doğrudan veya anılan Kanun Hükümünde Kararnamelerde öngörülen usuller çerçevesinde meslekten, kamu görevinden veya ilgili kurumların teşkilatından çıkarılan gerçek kişilerin TÜBİTAK tarafından desteklenen her türlü proje, burs, etkinlik, yayın ve sair desteklere ilişkin tüm hakları ve görevleri ile bursiyerlik hakların, kendileri açısından destek sözleşmelerinin sona erdirileceği düzenlemesine yer verildiği anlaşılmaktadır. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 22/12/1973 gün ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararı ile, idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı ve hilesi hallerinde süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayalı ödediği meblağını her zaman geri alabileceği; belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak üzere idari dava açma süresi içinde mümkün olduğu, bu süre geçtikten sonra geri alınamayacağı karara bağlanmıştır. Anılan karar, her ne kadar hatalı terfi ve intibaktan doğan ödemelerin geri alınmasına ilişkin ise de, bu karar ile idari işlemlerin geriye alınmasında uyulması gereken temel ilkeler ortaya konulmuş bulunduğundan, anılan kararın tüm hatalı işlemlerin idarece geri alınmasında da dikkate alınması gerekmektedir. Dolayısıyla Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun, idari işlemlerin geri alınması koşullarını da belirleyen bahsi geçen kararında açıklandığı üzere; dava açma süresi içinde, hukuka aykırı tüm işlemlerini geri almaya yetkili olan idarenin, dava açma süresi geçtikten sonra ancak, yok hükmündeki idari işlemleri ile ilgililerin gerçeğe aykırı beyanı veya hilesi nedeniyle veya açıkça hataya düşerek tesis ettiği idari işlemlerini, süre kaydı aranmaksızın geri alması mümkün bulunmakta olup; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde 29/04/2017 tarihli ve 689 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılan ve bu tarihten sonra davalı idareye burs başvurusunda bulunan davacının gerçek dışı beyanı ve hilesi bulunmadan burs başvurusunda bulunduğu anlaşılmaktadır. 15/10/2018 tarihli burs duyurusunun ekindeki "Önemli Not" kısmının 2 numaralı bölümünde yer alan “Resmi Gazete’de yayımlanan “Olağanüstü Hal (OHAL) Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde devam eden çalışmalar doğrultusunda olumsuz bir durumun ortaya çıkması halinde, bursiyerin bursu iptal edilebilecektir.” düzenlemesi dikkate alındığında davacının idareye burs başvurusu yaptığı aşamada; Olağanüstü Hal (OHAL) Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname kapsamında olumsuz bir durumun ortaya çıkması halinde bursunun iptal edilebileceği hususunu bilecek durumda olduğu anlaşılmakta olup; Dairemizin 03/04/2024 tarihli Ara Kararına cevaben davalı idarece gönderilen bilgi ve belgelerin arasında davacının sistem üzerinden veya elle doldurduğu başvuru formunda KHK ile ihraç edilip edilmediği konusunda beyanını ortaya koyacak bir sorunun veya uyarının yer almadığı görüldüğünden burs başvurusu aşamasında davacının gerçeğe aykırı bir beyanının veya hilesinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açık hata ise, kanunun açıkça yasakladığı bir işin yapılmasını, diğer bir deyişle herkes tarafından kolayca anlaşılabilecek kadar açık olan kurala aykırı davranılmasını ifade etmekte olup; mevzuatın yorumlanması zaman zaman teknik bir değerlendirme gerektirdiğinden, mevzuata her aykırılık hali açık hata olarak nitelendirilmemelidir. Bu bağlamda somut olaya bakıldığında; 29/04/2017 tarihli ve 689 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarılan ve bu tarihten sonra davalı idareye burs başvurusunda bulunan davacının burs başvurusunun kabul edilmesi konusunda yorum yoluyla davalı idarenin açık hataya düştüğü kabul edilemeyeceğinden; davacı hakkında tesis edilen işlemin açık hata kapsamında da değerlendirilmemesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin 18/10/2023 tarihli ve 2018/16871 sayılı "Abidin Pişgin" bireysel başvuru kararında yer verilen "49. İyi yönetişim ilkesi gereği, kamu yararı kapsamında bir husus söz konusu olduğunda kamu otoritelerinin uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı olarak hareket etmeleri gerekir. Gerek başvurucunun gerekse idarenin kusurlu hareket ettiği bu uyuşmazlıkta hatalı işlemden kaynaklanan tüm sorumluluğun başvurucuya yüklenerek -işlemin tesisinin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçtikten sonra- diploma iptaline karar verilmesi iyi yönetişim ilkesinin unsurlarından olan idarenin tutarlılığı prensibiyle de çelişmekte ve kamu menfaatleri ile bireysel yarar arasında kurulması gereken dengenin bozulmasına yol açmaktadır. Diğer bir ifadeyle somut olayda idarenin de yükümlülüklerini ihmal etmesinden doğan külfetin sadece başvurucuya yüklenmesi sonucu ortaya çıkmış ve bu durum başvurucunun eğitim hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kılmıştır." ifadelerine yer verilmiş olup; tüm bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde; davacının 2018 yılından itibaren almakta olduğu bursun kamu görevinden çıkarıldığı gerekçesiyle yaklaşık iki yıl sonra ileriye doğru kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte tarafına yapılan toplam burs ödemesinin faizi ile birlikte borç çıkarılmasına ve geri ödemenin yapılmasının istenilmesine dair ... tarih ve E... sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptal edilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.