22. Hukuk Dairesi 2014/15554 E. , 2015/22962 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, kendisinin arsa sahibi olduğunu, d…
**22. Hukuk Dairesi 2014/15554 E. , 2015/22962 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, kendisinin arsa sahibi olduğunu, dava dışı şirket ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzladığını davalı ile aralarında iş ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek, hakkında işçilik alacakları konusunda yapılan icra takibi dosyasında geçen miktarda borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir Davalıların Cevap Özeti: Davalı, davanın süresinde açılmadığını iddianın yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacı ve dava dışı şirket arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu kabul edilerek davacının da işçilik alacaklarında sorumlu olduğu gerekçes ile davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz: Karar davacı vekili tarafından temyiz etmiştir. Gerekçe: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinin altıncı fıkrasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi; “bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişki” olarak tanımlanmıştır. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçerli olarak kurulabilmesi için iki işverenin bulunması, mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işin varlığı ve asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi halinde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirme” unsurunun gerçekleşmiş olması gerekir. Somut olayda davacı ile dava dışı .... arasında gayrımenkul satış vadi sözleşmesi imzalandığı, davacı ile birlikte üç arsa hissedarının da sözleşmede imzasının bulunduğu anlaşılmaktdır. Arsa sahiplerinin satış vadi ile inşaat işini anahtar teslim dava dışı şirkete verdikleri açıktır. Davacı işçi çalıştıran durumunda olmadığı için işveren sıfatı bulunmadığı gibi işin bütününü başka bir işverene bıraktığından, olayda asıl işveren alt işverenlik ilişikisi ve dolayısıyla da dayanışmalı sorumluluk söz konusu olmayacağından davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozma sebebidir. Sonuç : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.