(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/2108 E. , 2013/7563 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılardan ... tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalılar vekili Av. ... ve davacı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/2108 E. , 2013/7563 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılardan ... tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalılar vekili Av. ... ve davacı vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde;6 adet taşınmazı davalıların miras bırakanı ... ve diğer tapu paydaşlarından 2005 yılında boş tarla olarak kiraladıklarını, taraflar arasında yazılı sözleşme yapılmadığını, kira bedelinin elde edilecek ürünün yarısı olarak kararlaştırıldığını, bu doğrultuda taşınmazlara şeftali ağaçları dikilip bakımının yapıldığını, kiraya veren ...’ın vefatından sonra mirasçısı olan davalı ...’ın davacının dikmiş olduğu şeftali ağaçlarını söküp, davacıyı tarladan çıkardığını, bu tarihten sonra sözleşmeye konu taşınmazlardan yararlanmak imkanı kalmadığını belirterek, sökülen ağaç bedelleri, tel çit, artezyen, işçilik ve bakım masrafları ve mahrum kalınan ürün gelirine ilişkin zararın şimdilik 10.000 TL sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; davacı ile miras bırakan ... arasında kira akdi yapılmadığını, davacının taşınmazdaki ağaçlar üzerinde hiçbir hakkı olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kira ilişkisinin varlığı kabul edilerek davalı ... hakkındaki davanın kabulüne diğer mirasçılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kira akdi kullandırma ve yararlandırma akitlerindendir. Bununla taşınır veya taşınmaz bir malın veya bir hakkın belli bir bedel karşılığında geçici bir süre için kullanımının üçüncü bir kişiye bırakılması hedeflenmiş olmalıdır. Kanunda kira sözleşmeleri için şekil şartı öngörülmemiştir. Taşınır olsun taşınmaz olsun kira sözleşmeleri yazılı veya sözlü yapılabileceği gibi zımni (üstü kapalı) olarak da vücuda getirilebilir. Yeter ki taraflar kira sözleşmesinin esaslı unsurlarında anlaşmış olsunlar. Ancak kira ilişkisi bir hukuki fiil (vakıa) değil bir hakkın doğumuna, değiştirilmesine veya ortadan kaldırılmasına neden olma niteliği itibariyle bir hukuki işlem (muameledir). Bu nedenle, 6100 sayılı HMK’nun 200. maddesi uyarınca miktar ve değeri 2500 lirayı aşan kira sözleşmeleri hakkında tanık dinlenilebilmesi mümkün değildir. Bu miktar, yıllık kira tutarına göre belirlenecektir. Olayımıza gelince; taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı, miras bırakan ... ile kendisi arasındaki sözlü kira sözleşmesine dayanmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Davalılar sözlü kira ilişkisine karşı çıktıklarına göre, kira sözleşmesinin varlığı ve koşulları bunu ileri süren davacı tarafından usulüne uygun delillerle kanıtlanmak durumundadır. Davacı, kira bedelinin elde edilecek ürünün yarısı olduğunu iddia etmiştir. Bilirkişi raporunda; şeftali bahçesinin yıllık gelirinin dekar başına 1.436 TL olduğu hesaplanmıştır. Hesaplanan bu tutara göre kira ilişkisinin tanıkla ispatı mümkün olmayıp diğer tarafın açık muvafakati dışında tanık dinlenemez. (HMK. 200/2.md) Ne var ki, davacı vekili sunduğu 23.06.2011 tarihli delil dilekçesinde, diğer yasal deliller demek suretiyle, yemin delilinle de dayanmış olduğundan, kira ilişkisinin varlığı konusunda davalılara yemin teklif hakkı davacıya hatırlatılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.