Başvurucu, sivil memur olarak görev yaptığı askeri idarenin, eğitim mazeretine dayalı, kurumlar arası atama talebine muvafakat vermemesi ve buna ilişkin davasının reddedilmesi nedeniyle eğitim hakkı ve eşitlik ilkesinin; Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin (AYİM) bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı iddiasıyla ve dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren Kanun Hükmünde Kararname uyarınca idare lehine maktu vekâlet ücreti ödenmesine hükmedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini i
Başvurucu, sivil memur olarak görev yaptığı askeri idarenin, eğitim mazeretine dayalı, kurumlar arası atama talebine muvafakat vermemesi ve buna ilişkin davasının reddedilmesi nedeniyle eğitim hakkı ve eşitlik ilkesinin; Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin (AYİM) bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı iddiasıyla ve dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren Kanun Hükmünde Kararname uyarınca idare lehine maktu vekâlet ücreti ödenmesine hükmedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 9/11/2012 tarihinde Balıkesir İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 27/6/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 2004 yılında “makine teknisyeni torna-frezeci” olarak Balıkesir Ana Jet Üs Komutanlığında göreve başlamıştır. Başvurucu, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan sınav sonucunda 2006 yılında Sakarya Üniversitesi Adapazarı Meslek Yüksek Okulu (MYO) Mekatronik bölümünde ön lisans eğitimine (uzaktan eğitim) başlamış ve 2008 yılında bu bölümden mezun olmuştur. Başvurucu, tekrar sınava girerek Fırat Üniversitesi (Elazığ) Teknik Bilimler, MYO Makine bölümünde öğrenim hakkı kazanmış ve 8/9/2009 tarihinde kesin kaydını yaptırmıştır. Başvurucu, üniversite öğrenimine devam edebilmek için 25/11/2009 tarihinde, MYO’nun bulunduğu Elazığ ilinde atamasının yapılabileceği Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı birim bulunmaması nedeniyle kurumlar arası atamasının yapılabilmesi için ilgili idareden “muvafakat” talebinde bulunmuştur. Hava Kuvvetleri Komutanlığının 28/12/2009 tarih ve 148989-09 sayılı yazısında, başvurucunun 26/2/2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan, Milli Savunma Bakanlığı, Genel Kurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında Görevli Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atamalarına İlişkin Yönetmelik’te (Atama Yönetmeliği) sayılan özür grupları kapsamına girmediği gerekçesiyle atama isteğinin 2010 yılı sivil memur alım ve atama planlaması çerçevesinde değerlendirileceği bildirilmiştir. Başvurucu bu yazıya istinaden 2010 yılı atamaları kapsamında 30/4/2010 tarihinde kurumlar arası atamaya muvafakat talebini yinelemiştir. Hava Kuvvetleri Komutanlığının 2/6/2010 tarih ve 1210-85322-10 sayılı yazısı ile başvurucunun atama isteğinin uygun görülmediği bildirilmiştir. Yazının ilgili kısımları şöyledir:“… EK-B listede isimleri yazılı sivil memurların ise; garnizon ve birliklerde kadro bulunmaması, yerlerine verilecek personel temininde yaşanan sıkıntılar, anılan unvanda birliğin memur ihtiyacının olması gerektiği gibi nedenlerle atanma/sınıf değişikliği istekleri uygun görülmemiş olup, zaman içerisinde gelişen durumlara (yerlerine memur temin edilmesi, yeni kadroların açılması veya kapanması, naklen tayin isteyen memurların çıkması, becayiş vb.) bağlı olarak değerlendirme işlemine devam edilecektir.…” Atama taleplerinden sonuç alamayan başvurucu, kayıt olduğu MYO Yönetim Kuruluna başvuruda bulunarak 2009-2010 öğretim yılında geçici izinli sayılma talebinde bulunmuş ve bu talebi 11/9/2009 tarihli kararla kabul edilmiştir. Başvurucunun tekrarladığı bir başka atama talebi, Ana Jet Üs Komutanlığının 7/10/2010 tarih ve 1270-21538-10/ sayılı yazısı ile Hava Kuvvetleri Komutanlığına iletilmiş olup, Kuvvet Komutanlığının 21/10/2010 tarih ve Per:1230-121760-10 sayılı yazısı ile reddedilmiştir. Yazının ilgili kısımları şöyledir:“… Sivil Memur (Mak.Tekns.) İhsan ASUTAY (…)’ın … dilekçesindeki atanma isteği incelenmiştir. Birliğin makine teknisyeni branşında personel ihtiyacı bulunduğu ve ayrıca anılan memurun atanma isteğinin … yönetmelikte belirtilen özür gruplarına girmediği değerlendirilmektedir. Zira Balıkesir’de makine teknisyenliği ile ilgili yüksek okul bulunmasına rağmen kendisi Elazığ’ı tercih etmiştir. 2010 yılı memur alım müsaadesi kısıtlı olduğundan makine teknisyeni branşında alıma çıkılamamış, müsaadesi alınan kadrolar ihtiyaç duyulan unvanlar için kullanılmıştır. Bu nedenle anılan memurun atanma isteği uygun görülmemiş olup, 2011 yılı sivil memur alım ve atama planlaması (ilave memur alım müsaadesi verilmesi, becayiş vb) çerçevesinde tekrar edilecektir.…” Ana Jet Üs Komutanlığının başvurucunun durumunu ilgilendiren 28/3/2011 tarih ve Per:1210-6252-11/İd.Ks. sayılı, “Atama Talep ve Teklifleri” konulu yazısı, ilgili idari birimlere dağıtılmıştır. Yazının ilgili kısımları şöyledir:“ … (a) Milli Savunma Bakanlığı, Genel Kurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında Görevli Devlet memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik(b) Hv.K.K.lığının 23 Mart 2011 tarihli, PER. : 1230 -34343- 11/Per. Svl.Me.Ş. sayılı “Atama Talep ve Teklifleri” konulu emri Sivil memurlar Türk Silahlı Kuvvetlerinde devamlılık arzeden görevler için alınmakta ve atamaya tabi tutulmadan emekliliğe kadar aynı görevde kalmaları arzu edilmektedir. Ancak ilgi (a) yönetmelik hükümlerine uygun veya uygun olmayan çok sayıda memurun atama isteği bulunmakta olduğu ilgi (b) emirle bildirilmiş olup, memur alımlarındaki sıkıntı nedeniyle yerlerine memur alımı yapılamadığından bu istekler çözülememektedir. Hv.K.K.lığınca söz konusu atama isteklerinde az sayıda da olsa birbirlerinin yerine atama yapılarak sorun çözülebilmektedir. Ayrıca memurlar atanma olasılıklarını artırmak istiyorlarsa, Hava Kuvvetlerinin bulunduğu garnizonlara atama isteğinde bulunmalıdırlar, aksi takdirde memur alım sıkıntısının her geçen gün artarak devam edeceği anlaşıldığından sivil kuruluşlara veya diğer kuvvetlerin bulunduğu garnizonlara atama isteklerine zorunluluk bulunmadıkça olumsuz bakılmaktadır.…” Başvurucu, 29/3/2011 tarihli dilekçe ile MYO’daki öğrenimine devam edebilmek için kurumlar arası atamaya muvafakat talebini yinelemiş ve Kara Kuvvetleri Komutanlığının Elazığ garnizonundaki boş bir kadroya atamasının yapılmasını talep etmişse de başvurucunun bu talebi de ilgili idare tarafından 4/7/2011 tarihli işlemle reddedilmiştir. Başvurucu, idari işlem aleyhine 18/7/2011 tarihinde AYİM önünde iptal davası açmış ve yürütmenin durdurulması talebinde bulunmuştur. AYİM Nöbetçi Dairesinin 10/8/2011 tarih ve E.2011/162, K.2011/12 sayılı kararı ile dilekçenin reddine karar verilmesi üzerine başvurucu, 26/8/2011 tarihinde dilekçesini yenilemiştir. Başvurucunun yürütmenin durdurulmasına yönelik talebi, AYİM İkinci Dairesinin 16/11/2011 tarih ve E.2011/1168 sayılı kararı ile reddedilmiştir. AYİM İkinci Dairesinin 4/4/2012 tarih ve E.2011/1168, K.2012/395 sayılı kararı ile başvurucunun iptal davasının reddine ve 26/9/2011 tarih ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (659 sayılı KHK) ve maddeleri gereğince ilgili tarifeye göre hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine oybirliği ile karar verilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:“… esas konuya dönüldüğünde; Anayasanın 125’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında düzenlenmiş bulunan ‘idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.’ tarzındaki hükmün, idarenin sınırsız ve mutlak takdir hakkına sahip olduğu ve böylece takdir hakkının idari yargı denetimine tabi olmadığı şeklinde yorumlanması ve uygulanması, yine Anayasa ile öngörülen ‘Hukuk Devleti’ ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Takdir yetkisinin sınırlarının yargı yerlerince çizilebileceği ve bu konuda hiçbir yasal sınırlamanın kabul görmeyeceği konusunda öğretide ve içtihatlarda ittifak bulunmaktadır.Belirtilen mevzuat hükümleri ile idareye atamalar konusunda takdir yetkisinin verildiği, bir başka ifade ile davacı gibi eğitim kurumuna öğrencilik kaydını yaptıran devlet memurlarının eğitim kurumunun bulunduğu yere atamalarının yapılacağına ilişkin davalı idarenin bağlı yetkisinin değil takdir yetkisinin bulunduğu, ancak bu takdir yetkisinin sınırlarının da yargı yerlerince çizileceği açıktır.İdare, işlem ve eylemlerini yaparken ‘kişi yararı’ ve ‘kamu yararı’nı göz önünde bulunduracak, yasal sınırları içerisinde takdir hakkını bu amaçları gerçekleştirmek için kullanacaktır. Ancak, söz konusu yetkinin kullanılma biçim ve esasları ile sınırı ne olmalıdır ki, atamaya yetkili makam hukuka uygun hareket etmiş olsun? Şu halde, söz konusu takdir hakkının davalı idarece hangi kriterlere göre kullanılması halinde hukuka uygun düşeceği hususu, hukuka uygunluk denetimi açısında önem arz etmektedir.Bu açıklamalar ışığında yapılan inceleme sonunda; Davacının Elazığ Fırat Üniversitesinde kayıt hakkı kazandığı eğitim ile sahip olduğu eğitim seviyesinin aynı olduğu dikkate alındığında bu eğitim durumunun davacı yönünden yönetmeliğe uygun bir atama özrü teşkil etmediği ve dolayısıyla davacının Elazığ garnizonuna atanma talebinin reddi şeklinde tesis edilen işlemde sebep ve amaç unsuru bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır.…” Başvurucu bu karara karşı karar düzeltme talebinde bulunmuş olup AYİM İkinci Dairesinin 3/10/2012 tarih ve E.2012/860, K.2012/850 sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine oybirliği ile karar verilmiş ve bu şekilde başvuru yolları tüketilmiştir. Bu karar başvurucuya 15/10/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk Anayasa’nın maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.(Ek Cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” 14/7/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Yer değiştirme suretiyle atanma” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmalar; hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılır.” 657 sayılı Kanun’un “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” Atama Yönetmeliği’nin “Temel ilkeler” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Yer değiştirme suretiyle atamalarda esas alınacak temel ilkeler şunlardır; a) Bu Yönetmelik kapsamındaki Devlet memurları için hizmet alanlarındaki görevin sürekliliği esastır.b) Yer değiştirme sureti ile atamalarda, atanmak istenilen hizmet bölgesi ve alanındaki kadro imkânları ile ayrılmak istenen yerdeki hizmet ihtiyacı öncelikle dikkate alınır.c) Kurumun hizmet ihtiyacı nedeniyle hizmet bölgelerindeki zorunlu çalışma sürelerine bakılmaksızın belirli bir süre görev yapmak üzere sürekli görevle atama yapılabilir.ç) Hizmet ihtiyacı nedeniyle yapılacak atamalarda, görevin özelliğine göre hizmet bölgeleri ve alanları arasında memurların adil ve dengeli dağılımının sağlanması esastır.d) Atama isteklerinin değerlendirilmesinde birlik komutanı veya kurum amirlerinin görüşleri de dikkate alınır.e) Atanacak memurun asaletinin onaylanmış olması gerekir.” Atama Yönetmeliği’nin “Atamalarda göz önünde bulundurulacak hususlar” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Atamalarda aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurulur:a) Atamalarda aile bütünlüğünün muhafaza edilmesi bakımından, eş ve sağlık durumları, ilgili kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanarak dikkate alınır.b) Aynı kurumda çalışıp da atanma talebinde bulunan eşlerden ast durumunda olanın görev yeri üst durumda olana bağlı olarak değiştirilir.c) Farklı kurumlarda çalışıp da atanma talebinde bulunan eşlerden unvan, kadro ve görev bakımından daha aşağıda bulunanın görev yeri üst durumda olana bağlı olarak değiştirilir.ç) Önceki görev yerinden disiplinsizlik ve ahlaki nedenlerle atamaya tabi tutulan memurların, eski görev yerlerine yeniden atanma istek ve teklifleri dikkate alınmaz.d) Özürlü memurların atanmak istedikleri yerde boş kadro bulunması halinde kadroları ile birlikte atamaları yapılabilir.e) Terör eylemleri etkisi ve sebebiyle şehit olan veya çalışamayacak derecede malul olan ya da malul olup da çalışabilir durumda olan kamu görevlileri ile er ve erbaşların, Devlet memuru olarak görev yapan eş ve çocukları ile anne, baba ve kardeşlerinin; yer değiştirme suretiyle atanma talepleri, bu durumlarının ilgili yerlerce belgelendirilmiş olması kaydıyla, kadro imkânları da dikkate alınmak suretiyle bu Yönetmelikteki kısıtlayıcı hükümlere bakılmaksızın öncelikle gerçekleştirilir.” Atama Yönetmeliği’nin “İsteğe bağlı yer değiştirmeler” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Aşağıda belirtilen öncelik sırası esas alınarak, hizmet bölgelerindeki zorunlu çalışma süreleri tamamlanmadan memurun isteği üzerine yer değiştirme suretiyle atama;a) Sağlık Durumu: … b) Eş Durumu: … …(3) Eğitim Durumu: Memurun eğitim durumuna dayanarak yer değiştirme isteğinde bulunabilmesi için; durumunu belgelendirmesi şartıyla mevcut tahsil seviyesinin üzerinde en az ön lisans düzeyinde eğitim görmek üzere sınavı kazanmış olması gerekir. Bu durumda eğitim-öğretim yapılacak yüksek öğretim kurumlarının bulunduğu bölgeye sınıf ve unvanına uygun kadro bulunması halinde ataması yapılabilir. Ancak bölgelerdeki zorunlu çalışma süreleri tamamlanmadan, bu istek dikkate alınmaz.”