1. Ceza Dairesi 2025/8883 E. , 2026/846 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/366 E., 2021/661 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Mudanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2021 tarihli ve 2020/366 Esas, 2021/661 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı T…
1. Ceza Dairesi 2025/8883 E. , 2026/846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/366 E., 2021/661 K. SUÇ : Kasten yaralama KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Mudanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2021 tarihli ve 2020/366 Esas, 2021/661 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 62, 53, 58. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 03.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 2024/27625 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/147148 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/147148 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen sanığın adli sicil kaydında yer alan Bursa 2. İcra Ceza Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli ve 2017/9 51... /1020 sayılı kararına konu mahkûmiyet hükmü tekerrüre esas alınmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanmış ise de; 6102 sayılı TTK’nın 545. Maddesine eklenen ikinci fıkrasında 'Bu Kanun hükümlerine göre tasfiye olunan şirketlerde, 2004 sayılı Kanunun 44 üncü ve 337/a maddesi hükümleri uygulanmaz.' hükmünün getirildiği, İcra İflas Kanununun 337/a maddesinde düzenlenen 'ticareti terk' suçunun şirket yetkilileri bakımından suç olmaktan çıkarıldığı, bu bakımdan sanığın adli sicil kaydında bulunan İİK'nın 337/a maddesine göre ticareti terk suçundan verilen ilamların da tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Hükümlü hakkında ticareti usulsüz terk etme suçundan verilen Bursa 2. İcra Ceza Mahkemesinin, 06.12.2018 tarihli ve 2017/951 Esas, 2018/1020 Karar sayılı hapisten çevrilme 1.800,00 TL adlî para cezasının inceleme konusu hüküm yönünden tekerrüre esas alındığı belirlenmiş ise de; Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2020/8057 Esas, 2020/11132 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; 6728 sayılı Kanun'un 69. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 545. maddesine eklenen ikinci fıkrasında yer alan; "Bu Kanun hükümlerine göre tasfiye olunan şirketlerde, 2004 sayılı Kanunun 44 üncü ve 337/a maddesi hükümleri uygulanmaz" şeklindeki düzenleme gereğince, ticaret şirketlerinin tasfiye sonrasında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 44. maddesi uyarınca mal beyanında bulunma yükümlülüğü kalmadığından, şirket yetkililerinin mal beyanında bulunmadığından bahisle cezalandırılmaları yoluna gidilmesi de mümkün olmamakla, 2004 sayılı Kanun'un 44. maddesinde belirtilen mal beyanında bulunma yükümlülüğü gerçek kişi tacirlere yönelik bir yükümlülük olup, ticaret şirketlerini kapsamayacağından sanığın gerçek kişi tacir sıfatı bulunup bulunmadığı yönünden Bursa 2. İcra Ceza Mahkemesine yazı yazılarak istinaf edilmeden kesinleştiği belirlenen Bursa 2. İcra Ceza Mahkemesinin, 06.12.2018 tarihli ve 2017/951 Esas, 2018/1020 Karar sayılı kararına yönelik mahallinde kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre hükümlü hakkında incelenen dosya yönünden mükerrirlik şarlarının oluşup oluşmadığının yeniden değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde tekerrür hükümlerinin uygulanması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. 2. Bununla birlikte mükerrirlik şartlarını taşımadığının belirlenmesi hâlinde adlî sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka bir ilâmı bulunmayan hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesindeki seçimlik ceza olarak adli para ve hapis cezaları öngörüldüğünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 25.09.2018 tarihli ve 2015/13-1066 Esas, 2018/373 Karar sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, Mahkemece adlî para cezasının da takdir hakkı kapsamında tercihinin mümkün olduğu belirlenmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Mudanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2021 tarihli ve 2020/366 Esas, 2021/661 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.