T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/148 KARAR NO : 2026/82 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/12/2025 NUMARASI : 2025/884 E DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 21/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/148 KARAR NO : 2026/82 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/12/2025 NUMARASI : 2025/884 E DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 21/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kullanımında bulunan, "Atatürk Mah. İkitelli Cad. ... Küçükçekmece/İstanbul" adresindeki işyerinde 24.02.2025 tarihinde müvekkili şirket saha ekiplerince yapılan kontrol kontrol neticesinde; "ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçsız enerji kullanıldığı" tespit edilmiş olmakla ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, davalının kaçak elektrik tüketimini alışkanlık haline getirdiğini, hakkında daha önce düzenlenmiş ... seri numaralı tutanağın da bulunduğunu ve mükerrer kaçak elektrik kullanıcısı olduğunu, İşbu kaçak elektrik kullanımına istinaden davalı adına Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda 01.03.2024-24.02.2025 tarihleri arasında 360 gün x 24,8 kw x 0,6 x 9,6h =51425 kwh enerji tüketimi karşılığı 691.882,36-TL tutarında kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini,Faturanın ödenmemesi nedeniyle kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 781.550,31-TL'nin tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul 13. İcra Müdür- lüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla,Öncelikle müvekkilinin alacağını teminen davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz tesisini, yargılama sonunda itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ; dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 09.12.2025 tarihinde "Kaçak elektrik tespit tutanağına göre sayaç ölçü devresine müdahale yoluyla kaçak elektrik kullanımına yönelik tespitin yapıldığı, talep konusunun tek taraflı düzenlenen tutanağa dayandığı, buna göre varsa alacağın miktarının yargılama sonucunda toplanacak deliller, konusunda uzman bilirkişilerden alınacak bilirkişi raporları ile ortaya konulabileceği, uyuşmazlığın yargılamaya muhtaç olduğu, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK. 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı" gerekçesi ile ihtiyati haciz talebi reddedilmiştir. İstinaf Başvurusu: 09.12.2025 tarihli ara karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde:Ara kararın gerekçesiz olduğunu, davacının kaçak elektrik kullandığına dair tutanak, fatura vs delillerin dosyaya sunulduğunu, yaklaşık ispatın sağlan- dığını, alacağın muaccel olduğunu, ihtiyati haciz yönünden diğer şartların da oluştuğunu beyanla ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine dayalıdır.... kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının tahsili talebiyle borçlu aleyhine icra takibine girişmiş, borçlunun itirazı üzerine takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davayı açmış, alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep edilmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu ara karar istinafa getirilmiş olmakla, bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yolu- na başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fık- rası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içer- mektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çer- çevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Sözleşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı ver- miştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin müm- kün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulu- nandan teminat alınması öngörülmüştür.Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas ol- duğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Dosya kapsamından; 1- ... şirket ekiplerince yapılan Atatürk Mah. İkitelli Cad. ... Küçükçekmece/ İstanbul" adresinde müzikhol olarak faaliyet gösteren iş yerinde 24.02.2025 tarihinde yapılan kontrol kontrol neticesinde; "ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçsız enerji kullanıldığı" tespit edilmiş olmakla davalı adına ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiği , tutanakta davalının ismi ile "imzadan imtina" açıklamasının yazıldığı,2-İşbu kaçak elektrik kullanımına istinaden davacı -davalının mükerrer kaçak elektrik kullanıcısı olduğu- gerekçesi ile 691.882,36-TL bedelli 10.03.2025 son ödeme tarihli kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirildiği, 3-Faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle kaçak elektrik bedeline gecik- miş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek toplam 781.550,31 TL'nin tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı,4- Davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla,Söz konusu takip dayanağı olan kaçak elektrik tespiti usule aykırı olarak yapılmıştır.- Ayrıca 4, Tuna Sokak 3 numaralı girişteki kofradan alınan enerji, sadece müzikole değil, aynı zamanda diğer dükkanlara ve dairelere de gitmektedir. İkitelli Caddesi'ndeki kofradan ise tamamen farklı 12 dükkana enerji sağlanmaktadır. Bu nedenle yapılan tespit, yer ve bağlantı yönünden teknik olarak hatalıdır. Bu husus tanık beyanlarıyla ve yerinde keşif ile sabit hale getirilecektir. Tutanak, usul ve yasa- lara aykırı olarak tutulmuştur. Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne aykırı hareket edilmiştir. Ayrıca müvekkil tarafından jeneratörle enerji sağlandığı için, kurum tarafından sağlanan herhangi bir enerji tüketimi de söz konusu değildir.Öte yandan ... Elektrik Kurumu'nun geçmişte de bu yönde yüksek bedelli kaçak elektrik cezaları uyguladığı, ancak bu cezaların mahkemelerce hakkaniyet gereği önemli ölçüde düşürüldüğü örnekleri mevcuttur. Nitekim Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/313 E. sayılı dosyasında 500.000 TL'ye yakın bir bedel 5.000 TL'ye düşürülmüştür.Kurumun lehine rapor düzenleyen bilirkişilerin elektrik mühendisi olup ... Elektrik ile ticari ilişki içinde oldukları, proje sundukları ve bağımsı olmadıkları anlaşılmıştır. Bu kişilerin düzenlediği raporu kabul etmiyorum. Tarafsız ve kurumla ilişkisi olmayan elektrik mühendisinden rapor alınmalıdır.- Söz konusu takip; fahiş, dayanaksız, haksız ve usule aykırı olup, kötü niyetli olarak düzen- lenmiş kaçak elektrik tespit tutanağına dayalıdır " denilerek borca itiraz edildiği,İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiğinden itirazın iptali talebi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davalının borca itirazında fiili kullanım ile ilgili bir itirazı bulunmamaktadır. Davalı hakkında daha önce düzenlenen kaçak kullanım tutanağı dosyaya sunulmamıştır. Dava konusu kaçak kullanımın davalı tarafça gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin yargılamaya muhtaç olduğu, mevcut delil durumu ve yargılamanın bulunduğu aşamaya göre yaklaşık ispat ile ihtiyati hacze ilişkin diğer koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının 09.12.2025 tarihli ara karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TLnin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda (İlk Derece Mahkemesince daha önce yazılmadığı anlaşılmakla) İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/01/2026