10. Hukuk Dairesi 2024/9482 E. , 2025/1606 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2477 E., 2024/862 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/68 E., 2022/555 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…
**10. Hukuk Dairesi 2024/9482 E. , 2025/1606 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2477 E., 2024/862 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/68 E., 2022/555 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.10.2012 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, 15.01.2020 tarihine kadar davalı apartman işyerinde konut kapıcısı olarak aralıksız ve kesintisiz çalıştığını, daha önce sığınak ve kazan dairesi olarak kullanılan kapıcı dairesinde yaşadığını, iş akdi feshedilene kadar sabahları gazete ve ekmek servisinin yaptığını, ortak alanların süpürerek silinmesi işlerini, saat 21-22 aralığında çöplerin topladığını, bahçe temizliği ve düzeni, ortak alan bakım-onarım işlerinin, apartman aidatlarının akşamları topladığını, apartman sakinlerine gelen fakat o esnada evlerinde bulunmayanların kargolarının ve tebligatlarını alınması işlerini yerine getirdiğini sabah 8:00- 8:30 aralığında gazete-ekmek servisi ile başlayıp 22:00'de çöplerin toplanmasına kadar gün boyu çalıştığını, sigorta bildirimlerinin yapılmadığını belirtilerek 01.10.2012-15.01.2020 tarihleri arasındaki hizmetin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Apartman Yöneticiliği vekili cevap dilekçesinde özetle; apartmanın genel kurulu tarafından alınmış karar çerçevesinde 18 numaralı bağımsız bölümün kiralanması konusunda (kapıcı dairesi değil) davacının eşi ... ile Birlik Apartmanı yöneticiliği arasında 01.10.2012 tarihinde kira akdi yapıldığını, kira ilişkisi kurulduğunu, davacının eşi ... ve çocukları ile beraber birlik apartmanın alt katında, bodrum kısmında bulunan ve sonradan bağımsız bölüme dönüştürülmüş olan 18 numaralı yerde kiracı olarak yerleştirildiğini, tahliye edilene kadar kiracı olarak oturduğunu, buranın kapıcı dairesi olmadığını, bağımsız bölüm olduğunu, kiracının davacının eşi ... olduğunu, davacının ise kefil sıfatına haiz olduğunu, başka işlerden gelir elde eden davacının eşinin kira ödemek istemediğini, buna karşılık apartmanın işlerini yapmayı teklif ettiği, bunun karşılığında kira, elektrik ve su bedeli ödemeden bağımsız bölümde oturduğu ve karşılığında bir iki saat apartmanın işlerini yaptığını, işler için ortalama günlük 1-2 saat çalıştığı, işin doğası gereği zaman zaman eşi ve ailesinin kendisine yardımcı olduğunu, davacının kapıcılık yapmadığını, apartman ile herhangi bir hizmet akdi ilişkisinin söz konusu olmadığını belirtilerek, açılmış olan davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil ... vekili davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kısmen kabulü ile davacının, davalıya ait iş yerinde, 01.10.2012-15.01.2020 tarihleri arasında ayda 15 gün üzerinden asgari prime esas kazanç üzerinden hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3.İnceleme konusu eldeki dava, davacının davalı işveren yanında 01.10.2012-15.01.2020 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 4.Dosyadaki belgelerin incelenmesi neticesinde, davacının davalıya ait iş yerinde sigorta bildiriminin bulunmadığı, apartmana ait işletme hesabı defterlerinde 15.09.2012-11.02.2013 tarihleri arasında her ay davacının ismi ile "temizlik" açıklamasıyla 250 TL tutarında ödemelerin yer aldığı, 2016/12-2020/1 dönemine ait noter onaylı işletme defterlerinde ise davacının adı yer almaksızın "temizlik" veya temizlik ibaresi ile birlikte "..." ya da "... ..." ismiyle 250 TL tutarında ödemelerin yer aldığı, Mart 2020 tarihinde ise özel temizlik şirketi ile ilgili ibarelerin geçtiği, 06.11.2017 tarihli doğalgaz tesisatına ilişkin "Teknik Servis Belgesi" isimli evrakta müşteri yetkilisi olarak davacının adının geçtiği, otomat elektrik arızasının yapılmasına ilişkin apartman gider makbuzunda davacıdan 70 TL alındığının belirtildiği, davacının eşinin hizmet döküm cetvelinde uyuşmazlık konusu dönemde farklı iş yerlerinde sigortalı çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır. 5. Mahkemece, işletme hesabı defterinden davacı adına temizlik açıklaması ile ödemelerin yapıldığı, davacı tarafından aidat makbuzunun düzenlendiği, davacının eşinin markette çalıştığı, davacının apartmanda servis hizmeti verdiği iddiası da dikkate alınarak tüm gün markette çalışan davacının eşinin kapıcılık görevini ifa etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dosyada bulunan gelir gider makbuzu, işletme hesabı defteri, karar defteri içeriğinden de anlaşılacağı üzere kapıcılık hizmetinin davacı tarafından yerine getirildiği ve davalı apartmanın asıl kapıcısının davacı olduğu, yine davacının davalı iş yerinde çalıştığını söyleyen bir kat malikinin beyanına dayanılarak davacının uyuşmazlık konusu dönemde ayda 15 gün kısmi çalışma üzerinden kapıcılık hizmetini yerine getirdiği kabul edilmiş ise de, davacının eşine de temizlik ödemesi adı altında ödemeler yapıldığı, davacı tanığı olarak dinlenilen komşu iş yeri apartman görevlisinin kapıcılık işini eşin yaptığını açıkça beyan ettiği, yine komşu apartman görevlisi olan davalı tanığının da davacının kapıcılık yapmadığına dair beyanda bulunduğu ve davacının eşi ...'a bu işi yapması için aracılık ettiğini beyan ettiği anlaşılmakla; Mahkemece, davacının kapıcılık hizmetini yapıp yapmadığı, yaptığı işlerin eşe yardım niteliğinde olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiğinden, eşin farklı iş yerindeki çalışmasının kapıcılık hizmetine engel olmayacağı, kapıcılık hizmeti ile birleşebileceği hususu da gözetilerek, kapıcılık hizmetinin davacı tarafından mı eşi tarafından mı yerine getirildiği tespit edilmeli, tanıklara servis görevinin de kapıcılık hizmetine dahil olup olmadığı sorulmalı, uyuşmazlık konusu döneme ait karar defterleri getirtilerek toplanılan tüm deliller değerlendirilmeli, çalışmanın varlığı, süresi ve sürekliliği ile çalışmanın varlığı halinde kısmi ya da tam gün olup olmadığı da belirlenip, tartışılarak, çalışmanın kısmi süreli çalışma olduğunun anlaşılması halinde; gerektiğinde uzman bilirkişi görüşü alınmak suretiyle, hükme konu dönem içinde bir günde kaç saat çalışmış olabileceği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli ve yedibuçuk saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususu saptanarak, sigortalılık süresinin tespitine karar verilmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.04.2011 gün, 21-130-256 sayılı kararı). Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.