Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5423 E. , 2024/2307 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5423 Karar No : 2024/2307 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : ...İnşaat İthalat İhracat Madencilik Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5423 E. , 2024/2307 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5423 Karar No : 2024/2307 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : ...İnşaat İthalat İhracat Madencilik Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketten, 2017 yılına ait 10.962.00 TL Devlet hakkının tahsili amacıyla İzmir-Ege Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen ...tarihli, ...takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; her ne kadar Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol işleri Genel Müdürlüğünün ...tarih ve E....sayılı işlemiyle verilen idari para cezasının tahsili amacıyla davalı idarece dava konusu ödeme emri düzenlenmiş ise de; anılan işlemin Mahkemelerince iptaline hükmedildiğinden ödeme emrinin dayanağı olan idari para cezası işlemi ortadan kalktığından, dolayısıyla ortada kesinleşmiş ve vadesinde ödenmeyen bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden, kesinleşmeyen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirketin Van ili, Merkez ilçesi, ...mevkiinde bulunan ...ruhsat no.lu sahada maden faaliyetinde bulunmak için 20/09/2011-20/09/2021 tarihleri arasında işletme izni aldığı, daha sonra izin alınan sahanın kadastro ölçümlerinde yapılan yanlışlık nedeniyle aslında mera vasfında olduğunun anlaşıldığı, mera vasfı değişikliği için yapılan başvurunun da Mera Komisyonunun ...tarih ve ...sayılı kararı ile reddedildiği, davacı şirketin 30/09/2014 tarihli mera vasfı değişikliği tamamlanıncaya kadar geçici tatil talebinin bir yıl süreyle uygun bulunduğu, 29/04/2017 tarihli geçici tatil talebinin ise uygun bulunmadığı, davalı idare tarafından ...tarih ve E....sayılı, ödenmediği tespit edilen 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait toplam 45.666,70-TL Devlet haklarının gecikme cezalarıyla birlikte yatırılması için işlem tesis edildiği, ardından 2017 yılına ait Devlet hakkının tahsili için davalı idare tarafından düzenlenen ...tarihli, ...takip numaralı ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği, bunun üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek, dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği; "Taşınmaz mallara ve kamu idarelerine ilişkin davalarda yetki" başlıklı 34. maddesinin 1. fıkrasında, imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkemenin taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu; ''Davalarda Genel Yetki'' başlıklı 32. maddesinin 1. fıkrasında ise, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kuralı yer almaktadır. Dava konusu işlemin dayanağı olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Ödeme emrine itiraz" başlıklı 58. maddesinin 1. fıkrasında "Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir." düzenlemesine yer verilmiş; 2576 sayılı Kanun ile Bölge İdare, İdare ve Vergi Mahkemelerinin faaliyete geçmesi ile vergi itiraz komisyonları kaldırılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, 2017 yılına ait Devlet hakkının tahsili amacıyla İzmir-Ege Vergi Dairesi Müdürlüğünce ödeme emri düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda, dava konusu ödeme emrinin 6183 sayılı Kanun uyarınca borçlunun bulunduğu yer tahsil dairesince düzenlendiği, taşınmaz mallarla ilgili olarak yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 34/1. maddesinde sayılan tahsis, ruhsat ve benzeri mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan bir işlem olmaması, dolayısıyla özel yetki kuralının uygulanamayacak olması nedeniyle, anılan Kanun'un genel yetki kuralını düzenleyen 32. maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un anılan hükmü uygulanarak uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesi olan İzmir İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. gün ve E:., K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 25/04/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, davacı şirketten, 2017 yılına ait 10.962.00 TL Devlet hakkının tahsili amacıyla İzmir-Ege Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen ...tarihli, ...takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 34. maddesinin 1. fıkrasında, "İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun taşınmaz mülkiyetinin kapsamı başlıklı 718. maddesinde, arazi üzerindeki mülkiyetin, altındaki arz katmanı ve kaynakları da kapsadığı belirtilmiş olup, madenlerin önemine binaen Maden Kanunu'nun 4. maddesinde, madenlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu ve içinde bulunduğu arazi mülkiyetine tabi olmadığı düzenlenmiştir. Bu durumda, madenlerin taşınmaz olarak nitelendirilmesi konusunda duraksama bulunmayıp, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, taşınmaz mallara ve bu taşınmazlarla ilgili haklara ilişkin olduğu anlaşılan uyuşmazlığın çözümünün, taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olan Van İdare Mahkemesi'nin yetkisinde olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın yetkili Mahkemece karara bağlandığı anlaşıldığından, temyize konu kararın esasının değerlendirilmesi gerektiği görüş ve kanaatiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.