1. Hukuk Dairesi 2013/13466 E. , 2014/287 K. "" MAHKEMESİ : MAÇKA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2013 NUMARASI : 2009/40-2013/117 Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde duruşmalı temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, duruşma isteği değerden reddedilip, gereği görüşülüp dü…
**1. Hukuk Dairesi 2013/13466 E. , 2014/287 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MAÇKA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2013 NUMARASI : 2009/40-2013/117 Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde duruşmalı temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, duruşma isteği değerden reddedilip, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal - tescil isteğine olup mahkemece, bedelin mutlaka para olması gerekmeyip bir hizmet ya da emek de olabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarafların ortak mirasbırakanı İbrahim Kaya'nın maliki olduğu parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını üzerinde bırakarak kalan 1/2 payını 13.12.2007 tarihli akitle, 709 parsel sayılı taşınmazın ise tamamını 25.12.2007 tarihli akitle ve satış suretiyle davalı kızı Emine'ne ye temlik ettiği; davacıların mirasbırakanın yapmış olduğu temliklerin kendilerinden mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. ( Borçlar Kanunun 213.md.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler. Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.