Başvurucu, 19/10/2007 tarihinde Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı anonim şirket hissedarlığının tespiti ve tescili davasında usul ve yasaya uygun yargılama yapılmadığını ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.
Başvurucu, 19/10/2007 tarihinde Mersin Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı anonim şirket hissedarlığının tespiti ve tescili davasında usul ve yasaya uygun yargılama yapılmadığını ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir. Başvuru, 26/3/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 25/7/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 6/11/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 10/12/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, hissedarı olduğu Özel Mersin Eğitim Öğretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin genel kurulu tarafından hukuka aykırı olarak ortaklıktan çıkarıldığı, şirketteki hisselerinin hukuka aykırı olarak H.İ.'ye geçirildiği iddiasıyla 19/10/2007 tarihinde Mersin Asliye Ticaret Mahkemesinde şirket aleyhine açtığı davada hissedarlığının tespitini ve ticaret siciline tescilini talep etmiştir. Mahkemenin 14/10/2010 tarih ve E.2007/506, K.2010/267 sayılı kararıyla başvurucunun davalı şirkete aynî sermaye olarak adına kayıtlı Mersin ili Tarsus ilçesi Bölge Konaklar köyü 373 parselde kayıtlı taşınmazını koyması karşılığında şirketin diğer ortaklarından 4960 hisse almak suretiyle ortak olmak istediği ve aralarında protokol imzalandığı, bu protokolün maddesinde açıkça yer alan "... Hediye Yıldırım'a hisse devri, yönetim kuruluna alınması ve imza yetkisi verilmesi hususunda genel kurulun yapılıp ticaret sicilinde tescili yapılmadığı takdirde taşınmazın bugünkü değerinin iki katı değeri alınacak çeklere yazılıp şirket ortakları aleyhine icra takibine geçilecektir. Hediye Yıldırım'ın ortaklıktan çıkarılması halinde yine taşınmazın rayiç bedelinin iki katı kadar çekler yazılmak suretiyle çekler icrai takibe konulacaktır." şeklindeki düzenleme ile tarafların anlaştığı, ancak başvurucunun protokole uyulmaması üzerine protokoldeki maddede öngörülen şartı işleterek takip yoluyla alacağını tahsil ettiği, bu durumun başvurucu tarafından Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan E.2006/90 sayılı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar ile sabit hale getirildiği, protokol uyarınca taşınmazın ortaklık için aynî sermaye olarak kabulü ile karşılığında diğer ortaklardan hisse alma hususu gerçekleşmediğinden başvurucunun seçimlik hak olarak protokolde öngörülen çekleri icra takibine koyduğu ve satışı yapılan taşınmazın karşılığını aldığı, başvurucunun bu seçimlik hakkını kullanmasının şirketteki paylarından vazgeçmesini de kapsadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda ise Yargıtay Hukuk Dairesinin 2/7/2012 tarih ve E.2011/4790, K.2012/11689 sayılı ilâmı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı onanmıştır. Karar düzeltme istemi aynı Dairenin 22/1/2013 tarih ve E.2012/17806, K.2013/1347 sayılı ilâmı ile reddedilmiştir. Karar, başvurucuya 1/3/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 26/3/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Usul ekonomisi ilkesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." 29/6/1956 tarih ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Aşağıda yazılı kimseler, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa afaki iyi niyet esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla iptal davası açabilirler: Toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten veya reyini kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut umumi heyet toplantısına iştirake salahiyetli olmıyan kimselerin karara iştirak etmiş bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; İdare meclisi; Kararların infazı idare meclisi azalariyle murakıpların şahsi mesuliyetlerini mucip olduğu takdirde bunların her biri. İptal davasının açılması keyfiyetiyle duruşmanın yapılacağı gün, idare heyeti tarafından usulen ilan olunur.”