3. Ceza Dairesi 2019/4710 E. , 2019/13170 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyada mevcut temyiz dilekçelerinin incelenmesinde; katılan sanıklar ... ve ...'in sadece "sanık sıfatı" ile kendileri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini; o yer Cumhuriyet savcısının ise sadece sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü "sanık lehine" temyiz ettiği anlaşılmakla…
**3. Ceza Dairesi 2019/4710 E. , 2019/13170 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyada mevcut temyiz dilekçelerinin incelenmesinde; katılan sanıklar ... ve ...'in sadece "sanık sıfatı" ile kendileri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerini; o yer Cumhuriyet savcısının ise sadece sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü "sanık lehine" temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede; 1) Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2) Sanık ... hakkında katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; a) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, katılanın adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/4) oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini, b) Mahkemece yapılan yargılama sonunda, olay günü sanık ... ve arkadaşı tanık ... ile kızı ...'in yolda yürüdükleri sırada, katılan ...'ın alkollü şekilde "of yavrum" diyerek laf atması üzerine sanığın, katılana yumruk atarak yaraladığı kabul edildiği halde, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, c) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 19.06.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.