10. Hukuk Dairesi 2023/1867 E. , 2023/2634 K. MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2311 E., 2022/1318 K. ... ... KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Gerze (Sinop) Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/229 E., 2021/155 K. Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti ve iş göremezlik geliri bağlanması istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı veki…
**10. Hukuk Dairesi 2023/1867 E. , 2023/2634 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2311 E., 2022/1318 K. ... ... KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Gerze (Sinop) Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2020/229 E., 2021/155 K. Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti ve iş göremezlik geliri bağlanması istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.07.2019 tarihinde işverence sağlanan taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında iş yerine gidiş dönüşte servis olarak kullanılan ... plaka sayılı sürücüsünün ... olduğu Sinop-Samsun devlet karayolunu takiben Samsun istikametinden Sinop istikametine seyir halinde iken 24. km geldiğinde yağmurlu havanın etkisiyle ıslak zeminde aracın direksiyon hakimiyetinin kaybederek orta reflüje çarparak sol yan tarafına devrilerek orta refüjde bulunan elektrik direğine aracın tavan kısmının çarpması sonucu muris işçi ... 'un hayatını kaybetmesi sonucu oluşan trafik kazasında olayın işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini almamasından kaynaklandığından olayın tamamen bir iş kazası olduğu görülmekle davacıya geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi, sürekli iş göremezlik geliri bağlanması ve kurum tarafından karşılanmayan zararların davalı iş verenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Kazanın olduğu gün ... plakalı aracın ... isimli şahsa ait olduğu bu araç ile şirket arasında araç kiralama sözleşmesinin mevcut olmadığı, araç sürücüsü ... 'un izinli olup kaza anında araçta 2 çocuğunun bulunduğu ve çocuklarını Sinop 'a gezmeye götürmekte olduğu kaza tarihinde Sinop iline giderken yolda tesadüfen araç bekleyen ...'u görüp havanın da yağışlı olmasından kaynaklı iş yerinin bulunduğu yerden geçeceğinden ...'u bırakmak gayesi ile aracına aldığı ancak meydana gelen kazanın iş kazası olmadığı çünkü kazaya karışan aracın davalı şirketin servis aracı olmayıp sadece yoldan geçerken görülen bir yolcuyu almak için durduğunu çünkü müvekkil şirketin işçilerine servis için araç tahsis etmediği ,işçilerin iş yerine kendi imkanları ile gidip geldiklerinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. . 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davada yetkili mahkemenin Sinop İş mahkemesi olduğu, sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalının kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle bağımsız çalışanların iş yerinde bulundukları sırada ve yürütmekte oldukları iş nedeniyle bir kazaya mağruz kalmışlarsa olayın içinde iş kazası olduğunun kabul edileceği ancak olayın trafik kazası neticesi meydana geldiğinden davacıya sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanmadığını çünkü 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca iş kazası sayılabilmesi için sigortalıların işin yapıldığı yere gidiş gelişinin işverence sağlanan taşıtın ile olması ikincisinin ise sigortalıların işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında kazaya uğramamaları ,aracın işverene ait olup olmamasının da bu durumda önem taşımadığı ,işverenin işçilerini başka birisinden kiraladığı otobüsle iş yerine getirip götürmesi ya da işçilerin işyerine gidiş gelişi için üçüncü şahısla bir taşıma sözleşmesi yapılması durumunda araçta geçirilen kazanın iş kazası olma niteliği kazanacağı oysa böyle bir durum gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ifade etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olay değerlendirildiğinde; dosya içeriği, taraf tanıklarının iddia konusu olaya ilişkin somut, net anlatımları dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucu; muris ...'un işveren tarafından sağlanan bir araç olmadığı, iş yeri çalışanına ait özel özel araçta kaza olayına maruz kalması dinlenen davalı tanığı ...'in " davalı şirket bize günlük dolmuş ücreti kadar yol parası vermektedir" şeklindeki beyanlarında da söz konusu kazanın iş kazası olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu durumlar göz önüne alındığında; dosyada dinlenen davalı tanığı herhangi bir iş görünümü ya da işyeri ile bağlantı bulunmamasına rağmen sadece kazanın iş güzergahında ve işe giderken gerçekleşmiş olması nedeniyle işverenin kazadan sorumlu tutulması ve kazanın iş kazası olarak nitelendirilmesi hakkaniyet ile bağdaşmayan bir durum meydana getirecektir. Bu nedenle de yukarıda belirtilen tanımlar çerçevesinde meydana gelen kazanın iş kazası olmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;bilirkişi raporu alınmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 13/e maddesi gereğince sigortalıların işverence işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında kazaya uğramaları durumunda bu olayın iş kazası sayılacağını, sigortalının yolcu olarak içerisinde bulunduğu aracın işverence işyerine gidilmek üzere temin edildiği ve sürücü hatası ile devrilmesi sonucu meydana gelen kazada sigortalının öldüğünü, olayın iş kazası sayılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davacı murisi ... 'un ölümüne neden olan kazanın yaşandığı aracın davalı şirkete ait olmadığı gibi bir kiralama ilişkisinin de kanıtlanamadığı, yargılamalar sırasında da dinlenen tanık ...'in gerek dava dosyasındaki beyanları gerek kazaya ilişkin ceza soruşturmasındaki beyanları ile kazaya neden olan araç sürücüsü ...'un beyanları ile bu beyanları doğrulayan olay yeri görgü ve tespit tutanağından kaza sırasında araçta adı geçenlerin beyanlarında belirtildiği gibi araç sürücüsü ... in 2 çocuğunun da bulunması hususları ile davacı ...'un yine ceza soruşturması sırasında müşteki sıfatıyla alınan beyanında müteveffa eşinin havanın yağışlı olması nedeniyle aynı iş yerinde çalışan ...'un aracına bindiği şeklindeki ifadeleri bir arada değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesinde isabetli biçimde belirlendiği gibi olayın iş kazası sayılmasının gerektirir yasal koşulların oluşmadığının anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası tespiti ve iş göremezlik geliri bağlanmasına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan ve davanın yasal dayanaklarından biri 5510 sayılı Kanunun 13. maddesine göre iş kazası; "Madde 13- İş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, .... meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır." şeklinde tanımlanmıştır. Olayın, iş kazası olarak kabul edilebilmesi için; olaya, maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Bu bakımdan 13 üncü madde teknik yönden tanımlayıcı bir hukuk kuralıdır. Bunun uygulamaya ilişkin sonucu ise, bir olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağının anılan maddenin tanımı ve öngördüğü unsurlar çerçevesinde belirlenebileceğidir. Yasanın açık hükümleri bir yana bırakılarak, iş kazası kavramının unsurlarının belirlenmesine olanak yoktur. Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için, sigortalıyı bedence ve ruhça zarara uğratan olayın, maddenin belirlediği “hal ve durumlardan” birinde meydana gelmiş bulunması gerekli ve yeterlidir. Bu sınırlı durumlar dışında meydana gelen ve sigortalıyı ruh ve bedence zarara uğratan olayların iş kazası olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır. Belirtilmelidir ki, yasanın, iş kazasını sigortalıyı zarara uğratan olay biçiminde nitelendirmiş olması, illiyet (nedensellik) bağını iş kazasının bir unsuru olarak ele almayı gerektirmiştir. Ne var ki, burada aranan “uygun illiyet (nedensellik) bağı” olup, bu da yasanın aradığı hal ve durumlardan herhangi birinde gerçekleşme olgusu ile sonucun birbiriyle örtüşmesi olarak anlaşılmalı, yasada olmadığı halde, herhangi başka kısıtlayıcı bir koşulun varlığı aranmamalıdır. Kısacası; anılan yasal düzenleme, sosyal güvenlik hukuku ilkeleri içinde değerlendirilmeli; maddede yer alan herhangi bir hale uygunluk varsa zararlandırıcı sigorta olayının kaynağının sigortalı olup olmaması ya da ortaya çıkmasındaki diğer etkenlerin değerlendirilmesinde dar bir yoruma gidilmemelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.10.2009 tarih, 2009/21-400 Esas, 2009/432 Karar sayılı ilamı) 3. Değerlendirme Eldeki davada; davacının murisi olan müteveffa işçi ...'nin davalı şirketin Sinop Organize Sanayi 'de bulunun işyerinde aşçı olarak çalıştığı, her gün şirket yetkilisinin onu kendi aracıyla alarak işe götürdüğü ,olay günü ise havanın çok yağmurlu olduğu, ... 'nin işe gitmek için yol kenarında beklediği sırada aynı işyerinde çalışan diğer işçi ...'un ordan geçerken havanın çok yağışlı olmasından dolayı beklememesi için onu kendi aracıyla işe bırakmayı teklif ettiği, ... 'nin de yetkiliye bunu bildirerek araca binip gittiği ve söz konusu kazanın meydana geldiği anlaşılmakla, kazanın iş güzergahında ve işe giderken meydana gelmiş olması karşısında olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi kapsamında olayın iş kazası olduğunun kabulü gerekirken aksi düşünce ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz giderinin istek halinde ilgiliye iadesine, 16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...