Ceza Genel Kurulu 2016/283 E. , 2019/222 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 10-110 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın TCK'nın 188/3, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 2400 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba ilişkin İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.04.2008 tarihli ve 10-110 sayılı hükümlerin, sanıklar .....,.....…
**Ceza Genel Kurulu 2016/283 E. , 2019/222 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 10-110 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın TCK'nın 188/3, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 2400 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba ilişkin İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.04.2008 tarihli ve 10-110 sayılı hükümlerin, sanıklar .....,..... ve .....müdafileri ile sanıklar..... ve Gökhan tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 20. Ceza Dairesince 20.10.2015 tarih ve 1315-4176 sayı ile; "Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/610-2014/512, 2013/841-2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı alınmasını gerektiren olayda arama kararı alınmadan arama yapılması hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan ve suçun maddi konusunu oluşturan deliller ya da suçun maddi konusu 'hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş' olacağından, Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamaz. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların içinde bulunduğu araç ile uyuşturucu nakledildiğinin öğrenilmesi üzerine, aracın kontrol noktasında polis tarafından durdurulduğu ve CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde 'adli arama kararı' ve 'yazılı adli arama emri' alınmadan araç içinde yapılan aramada uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği anlaşılmakla, hukuka aykırı arama sonucu ele geçirilen uyuşturucu maddelerin, 'suçun maddi konusu' ve 'suçun delili' olarak hükme esas alınamayacağı gözetilerek, somut olayda suçun maddi konusunun bulunmaması nedeniyle suçun unsurları oluşmadığından, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükümleri kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 19.11.2015 tarih ve 223332 sayı ile; "...Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Yargıtay 20. Ceza dairesi arasındaki görüş farklılığının CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde 'adli arama kararı' ve 'yazılı adli arama emri' nin bulunup bulunmadığı ve mevcut arama kararı ile elde edilen delillerin sanığın cezalandırılmasına yeterli olup olmadığıdır. Dosya içinde bulunan olay yakalama ve el koyma tutanağında belirtildiği gibi sanıkların üzeri ve aracın Selçuk Sulh Ceza Mahkemesinin 20.08.2007 tarih 2007/319 değişik iş kararı ile önleme aranmaya başlandığı uyuşturucu maddenin tespit edilmesi üzerine derhal 26.08.2007 günü saat 01.20'de Cumhuriyet savcısı bilgilendirilip dosya içinde bulunan Cumhuriyet savcısı ile yapılan görüşme alınan emirler onay tutanağından anlaşılacağı gibi adli arama kararı alındığı görülmüştür.