10. Hukuk Dairesi 2024/13818 E. , 2025/2477 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/222 E., 2024/117 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dil
**10. Hukuk Dairesi 2024/13818 E. , 2025/2477 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/222 E., 2024/117 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Kurumun sigortalısı iken sigortalı olarak emekli olduğunu,ancak davacıya bağlanan maaşın %48'lerin üzerinde iken daha sonra bu oranın %40'lara düşürüldüğünü, davacının maluliyeti nedeni ile hiçbir işte çalışamadığını ve başka hiçbir geliri olmadığını, maluliyeti %40'ların çok üzerinde olduğunu, davacının sigortalı olarak işe girmeden önce sağlıklı olduğunu beyanla davacının maluliyet oranını yeninden tespiti ile kesilen aylıklarının kesilme tarihinden itibaren yeniden davacıya ödenmesine ve davacının kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; öncelikle görev itirazında bulunarak vergi mahkemelerinin görevli olduğunu, ayrıca davanın Maliye Bakanlığı aleyhine açılması gerektiğini ve husumet yönüyle de davanın reddi gerektiğini, davacının tek dava dilekçesi ile 5 ayrı talepte bulunmasının kabul edilemeyeceğini, davacının sağlık durumunda yeniden değişiklik olur ise aynı prosedür uygulanarak kendisine maaşın her zaman bağlanabileceğini, dava açma yolunu kabul etmediklerini, Kurumca yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.04.2012 tarihli kararı ile Kurumca yapılan işlemde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yönün bulunmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin 11.04.2012 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 07.11.2013 tarihli kararında; "...Yapılacak iş, öncelikle halen yürürlükte bulunan en son tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin 10. Maddesindeki prosedür uygulanarak davacının özürlülük oranını belirlemek, itiraz halinde Adli Tıp Kurumundan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması suretiyle davacının özürlülük oranının itirazı halinde hakem hastanelerine başvurmak ve sonucuna göre bir karar verilmekten ibarettir..." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 09.03.2020 tarihli kararı ile davanın kabulü ile; ....T.C. kimlik ve 8877... s.s. (2/4306... tahsis) numaralı davacı ...’ın; Özürlülük oranı 3. derece sakatlar için uygulanan ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulundan alınan 10.04.2019 tarihli, 6477 karar nolu raporunda %53 olarak tespit edildiğinden, yaşlılık aylığının kesildiği 16.04.2008 tarihinden itibaren yeniden tekrar ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin tespiti ile 16.04.2008 tarihinden itibaren aylıkların yeniden bağlanıp ödenecek aylıklarına yasal faiz uygulanması gerektiğinin tespitine 01.08.2005 - 16.04.2008 süresi yersiz ödemeden dolayı davacının Kuruma 17.588,37 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin 09.03.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 27.05.2021 tarihli kararında; "...Eldeki davada, bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp 2. Üst Kurulundan raporlar aldırılmış ve bu raporlarda, davacının 30.03.2013 tarih ve 28/603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre davacının engellilik oranı belirlenmiş ise de; davacının yaşlılık aylığının kesildiği 16.04.2008 tarihi itibariyle mevcut hastalık ve arızalarına göre engellilik oranının tespiti gerektiği dikkate alınarak mahkemece dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna sevki ile rapor aldırılmasına karar verildiği, buna göre Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 758-1773 sayı, 10.04.2019 tarih ve 6477 sayılı rapor ile, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulları hakkındaki Yönetmeliğe göre, davacının 16.04.2008 tarihinde mevcut hastalık ve arazlarına göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %53 olduğu değerlendirildiği ve mahkemece söz konusu Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu Raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 60. maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi hükmüne göre, “Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılardan; ilgili mevzuatı uyarınca, I. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, II. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az onsekiz yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4000 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak, III. derece sakatlığı olanlar yaşları ne olursa olsun en az yirmi yıldan beri sigortalı olmak ve en az 4400 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmaları şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar. Sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanması dolayısıyla yaşlılık aylığına hak kazanarak yaşlılık aylığı alanlar Kurumca kontrol muayenesine tabi tutulabilir.” Kontrol muayenesi sonucu alınan sağlık raporları arasında çelişki bulunması durumunda, bu çelişkinin, 109 uncu maddede belirtilen prosedüre uyularak, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan, itiraz halinde ise Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla giderilmesi gereklidir(5510 sayılı Kanunun 95 inci maddesi). Ancak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan verilecek rapor ile Adlî Tıp Kurumu’ndan alınacak rapor arasında çelişki mevcut olması halinde Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınmalıdır. Bu durumda, mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan 10.04.2019 tarihli rapor ile dosyada mevcut Adli Tıp 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 19.04.2018 tarihli rapor arasında çelişki oluştuğu gözetildiğinde, sigortalının aylığının kesilmesine mesnet kontrol muayene tarihinde yürürlükte bulunan en son tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 10.04.2019 tarih ve 6477 sayılı raporu ile arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp 2. Üst Kurulu'ndan yeniden rapor alındıktan sonra yapılacak değerlendirme sonucuna göre davacının özürlülük oranının tespiti ile kesilen aylığın yeniden bağlanması şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek karar verilmelidir." gerekçeleriyle karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile .... T.C.kimlik ve 8877.... s.s. (2/43....tahsis) numaralı davacı ...’ın; Özürlülük oranı 3. derece sakatlar için uygulanan ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3.İhtisas Kurulunun 10.04.2019 tarihli, 6477 karar nolu raporu ile Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 15.02.2024 tarihli alınan raporlarda iş görmezlik oranı %53 olarak tespit edildiğinden, yaşlılık aylığının kesildiği 16.04.2008 tarihinden itibaren yeniden tekrar ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin tespiti ile 16.04.2008 tarihinden itibaren aylıkların yeniden bağlanıp ödenecek aylıklarına yasal faiz uygulanması gerektiğinin tespitine, 01.08.2005 - 16.04.2008 süresi yersiz ödemeden dolayı davacının Kuruma 17.588,37 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında ATK 3. İhtisas Kurulunun 10.04.2019 tarih 6477 sayılı raporunda somut verilere dayanmayan %53 vücut fonksiyon kaybına ilişkin kanaati kabul etmemekle birlikte yine aynı raporda yer aldığı üzere bir raporda mevcut olduğu tespit edilen hastalıkların bir başka raporda iyileşmiş veya vasfı değişmiş olduğundan her iki raporun farklı olabileceği, ayrıca bazı arızaların farklı maddelerde değerlendirilebildiği, takdirin hekimin tercihine bırakılmış olduğu, bu nedenle farklı oranların çıkabildiği, bu durumun yönetmelikten kaynaklandığı, bu sebeple farklı kurumlar tarafından daha önce düzenlenmiş engellilik oranının raporlarda objektif olarak değerlendirilemeyeceği kanaati bildirildiğinden 03.10.2007 tarih 2060 sayılı Merkez Sağlık Kurulu raporunun da hatalı veya yanlış sonuç içeren olmadığı kabul edilmiş sayılabileceğini, Merkez Sağlık Kurulu tarafından tanzim olunan raporun da geçerli ve doğru olduğu tespiti neticesinde ancak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2 Üst Kurulunun 15.02.2024 tarih 4047 sayılı raporu tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsis işlemlerinin dikkate alınması gerekmekte iken aksi yönlü hüküm de hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının engellilik oranının yeniden tespiti ile kesilen aylıkların kesilme tarihinden itibaren yeniden ödenmesi ve Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Eldeki dava dosyasında, uyuşmazlık konusu davacının maluliyet oranını yeninden tespiti ile kesilen aylıklarının kesilme tarihinden itibaren yeniden davacıya ödenmesine ve davacının Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik olup, Mahkemece hükmün gerekçesinde yazılması gereken açıklamaların hüküm kısmında tekrarlanması hatalı olup, verilen karar bozmayı gerektirmiştir. 3.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan “Özürlülük oranı 3. derece sakatlar için uygulanan ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3.İhtisas Kurulunun 10.04.2019 tarihli, 6477 karar nolu raporu ile Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 15.02.2024 tarihli alınan raporlarda iş görmezlik oranı %53 olarak tespit edildiğinden, yaşlılık aylığının kesildiği 16.04.2008 tarihinden itibaren yeniden tekrar ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin tespiti ile” cümlelerinin silinerek yerine “Yaşlılık aylığının kesildiği 16.04.2008 tarihinden itibaren yeniden tekrar ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin tespiti ile” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.