T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/275 - 2026/22 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/275 KARAR NO : 2026/22 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/12/2024 NUMARASI : 2023/340 Esas 2024/905 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/01/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/01/2026 Mahalli mahkemesince verilen kara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/275 - 2026/22 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/275 KARAR NO : 2026/22 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/12/2024 NUMARASI : 2023/340 Esas 2024/905 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/01/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/01/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 29/06/2021 tarihinde, Hatay İli, İskenderun İlçesinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile buna bağlı ... plakalı yarı römorklu araç ile sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsün aynı kavşakta dönüşe geçen çekiciye ön kısımları ile çarpması neticesinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada ... plakalı minibüste yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'ın yaralandığını ve malul kaldığını, kazanın oluşumunda ... plakalı çekici sürücüsü ...'ın asli, ... plakalı minibüs sürücüsü ...'un ise tali kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında dava konusu kazanın oluşumunda, ... plakalı çekici sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 53/1-b maddesinde yer alan kuralı ihlal ettiği, ... plakalı minibüs sürücüsü ...'un ise aynı Kanun'un 52/1-a maddesinde yer alan kuralı ihlal ettiği sonucuna varıldığını, kaza nedeniyle İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca 2021/11705 soruşturma başlatıldığını, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda, ... plakalı minibüs sürücüsü ...'un tali kusurlu bulunduğunu, müvekkili için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı'ndan aldırılan raporda ise, sürekli iş göremezlik açısından müvekkilin maluliyetinin %6 (yüzdealtı) oranında olduğu, geçici iş göremezlik açısından tıbbi iyileşme sürecinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, ortaya çıkan geçici bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu şeklinde rapor düzenlendiğini, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekicinin ... Sigorta A.Ş.'den 07/12/2020 başlama, 07/12/2021 bitiş tarihli ve 229550462 poliçe no ile zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ye, maddi tazminat taleplerinin tahsili için başvuru yapıldığını ara buluculuk görüşmelerinde de anlaşıldığını, dava dışı ... Sigorta A.Ş 'nin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olan sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs, ... Sigorta A.Ş.'den 28/11/2020 başlama, 28/11/2021 bitiş tarihli ve 113270778 poliçe no ile zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığı, ara buluculuk başvurusu yapıldığını anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davayı açma zarureti doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları, taleplerini ıslah etme hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL tedavi ve yol gideri olmak üzere toplam 400,00-TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 17/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, 1.980,00 TL rapor ücretinin, ödeme tarihi olan 25/07/2022 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacının, sigortalısı olan davalı araç sürücüsüne ilişkin kusur ve zararını kanıtlaması gerektiğini, zararın kanıtlanamaması halinde müvekkili şirketin sorumluluğunun olmayacağını, mahkemece alınacak raporun Sakatlık Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporlarına ilişkin mevzuata göre düzenlenmesi gerektiğini, dava konusu sigortalı araç poliçesi genel şart değişikliği sonrasında yapılmış olup yeni genel şartların uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik talebi, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri ve yol giderinin sigorta teminatı kapsamında olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, hazine müsteşarlığı tarafından, 14.05.2015 tarihli ve 29355 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları kapsamında mahkemece yaptırılacak tazminat hesaplamalarında TRH 2010 kadın/ erkek mortalite tablosunun dikkate alınması gerektiğini bildirerek açılan davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, alınan trafik kusur ile maluliyet raporu ve aktüerya hesap bilirkişi ile Adli Tıp Uzmanı Dr. Bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davacı ...'ın 29/06/2021 trafik kazası tarihinde, davalı sigorta şirketinde, 113270778 poliçe numaralı, 28/11/2020 başlama, 28/11/2021 bitiş tarihli ZMMS poliçesiyle sigortalı, ... plakalı minibüs aracın sürücü ...'un, dava dışı diğer araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile buna bağlı ... plakalı yarı römorklu araç ile sürücünün aynı kavşakta dönüşe geçen çekiciye ön kısımları ile çarpması neticesinde çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazada, ... plakalı minibüste yolcu konumunda bulunan davacı ...'ın yaralandığı, İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 2021/11705 soruşturma başlatıldığı, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda ... plakalı minibüs sürücüsü ...'un tali kusurlu bulunduğunun belirtildiği, olayın meydana gelmesinde, ... plakalı çekici (... plakalı dorseli) sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğu, davalı sigortalı şirketin ... plakalı aracı sigortalayan şirket olduğu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 29/06/2021 tarihinde, kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesi uyarınca, ZMSS poliçesine dayandığı, Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 23/05/2023 tarihli maluliyet raporunda; 29/06/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen yaralanmalar dikkate alınarak; “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında, engellilik oranının %6 olduğu, sürekli olduğu, sekel halini aldığını, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin (1) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin (4) aya kadar uzayabileceği sonuç ve kanaatinin belirtildiği, İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile İTÜ Trafik Kürsüsünden seçilen makine mühendisleri öğretim üyelerinden oluşan bilirkişilerin düzenlediği trafik kusur raporunda; olayın meydana gelmesinde ... plakalı çekici (... plakalı dorseli) sürücüsü ...'ın %85 oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı minibüs sürücüsü ...'un %15 oranında kusurlu olduğu, davalı tarafın hukuki sorumluluğunun dayanağının 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu olduğu, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketinin, işletenin ve sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığı, davacının davalı sigorta şirketinden bedensel zarardan dolayı, aktüerya hesap bilirkişi ile Adli Tıp Uzmanı Dr. bilirkişinin raporunda belirlenen ve hesaplanan, kaza tarihi itibariyle (29/06/2021) ZMSS poliçesi sakatlık teminatı ve tedavi gideri teminatları için ayrı ayrı 430.000,00 TL olduğu olduğu, her ne kadar, davalı sigorta vekili 11/12/2024 tarihli ıslaha karşı beyan dilekçesi ile hatır taşıma def'i ile müterafik kusur savunmasında bulunmuşsa da, Yargıtay ilam ve uygulamasına göre, def'iler cevap dilekçesini ibraz süresi olan iki haftalık süre içinde sunulması gerektiğinden, (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 2019/818 Esas, 2019/9417 Kararı) hatır taşımasına ilişkin def'i beyanının süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi içerisinde bulunmadığının tespit edildiği, mahkemenin 25/12/2024 tarihli duruşma ara kararı ile hatır taşıma def'inin ret edildiği, ayrıca süresi içerisinde sunulduğu kabul edilse dahi davacı ... plakalı minibüs dolmuşun içerisinde yolcu olup, hatır taşıması şartları bulunmadığından bu kapsamda hatır taşımasına ilişkin davalı sigorta vekilinin talebi ret edilerek takdiri indirim sebebi yapılmadığı, müterafik kusur savunması yönünden ise davacı ... plakalı minibüs dolmuş içerisinde yolcu olup, kaza tespit tutanağında davacıda kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz olarak belirtilmiş olup, ayrıca soruşturma esnasında minibüs dolmuşta bulunan tarafların alınan beyanlarında yine kaza tespit tutanağı ile kusur bilirkişilerin raporlarında belirttiği gibi, davacı sürücü ... idaresindeki ... minibüsün seyri sırasında kavşakta seyir yoluna doğru manevra yapan davadışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile buna bağlı ... plakalı yarı römorkun geniş dönmesi nedeniyle çekici ve yarı römorkun arasına çarptığı anlaşıldığından, kazanın meydana geliş şekli ile davacının trafik kazası sonucu vücudunda yaralandığı kısım dikkate alınarak müterafik kusur şartları bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 59.948,34 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatı, 1.695,54 TL geçici iş görmezlik zararı tazminatı, 566,62 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ile 100,00 TL tedavi yol gideri tazminatı olmak üzere toplam 62.310,50 TL tazminatın, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 17.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden alınması gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda maluliyet oranı %5 olduğu halde talep ile bağlı kalmadan ve çelişki giderilmeden %13 maluliyet oranı üzerinden hüküm kurulmasının da hukuka aykırı olduğunu, kişinin güncel muayenesi yapılmaksızın, evrak üzerinden tanzim edilmiş olan iş bu raporun taraflarınca kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacının mevzuata uygun maluliyet raporu sunmadan başvuru yaptığını, usulüne aykırı yapılan başvuru neticesiyle başvurunun usulden reddi gerekmekte iken davanın görülmesinin HMK hükümlerine aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından esas alınan bilirkişi tarafından tazminat hesaplaması yapılırken bakiye ömür hesap tarihi itibariyle hesaplanması ve tazminat hesaplamasının da işbu doğrultuda yapılması gerekirken bakiye ömrün kaza tarihi itibariyle hesaplandığını, geçici iş görmezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin ZMMS poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, kusur durumlarının KTK'ya göre tespiti için dosyanın ATK'ya tevdii gerektiğini, buna bağlı olarak yapılan aktüer hesabının da hatalı olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer tazminata hükmedilecek ise dava ile talep edilen tutar için dava ıslah ile artırılan tutar için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, müvekkil şirket usule aykırı başvuru dolayısıyla temerrüde düşmemiş olduğundan faize hükmedilemeyeceğini, ıslah ile artırılan taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Başvuru koşuluna ilişkin olarak, davalı sigorta vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürerek, kararı istinaf etmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir. Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmiştir. Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, ıslaha karşı zamanaşımı definin incelenmesinde, KTK'nın 109. maddesi ile düzenlenen, ‘motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar’ hükmü gereğince, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunun, ayrıca, 2918 sayılı KTK.'nın 109 maddesinde, "… Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiş olup, ceza zamanaşımı süresinin ise olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre 8 yıl olduğu ve bu nedenle ıslah tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde bulunmamasına, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderildiğinin anlaşılmasına, maluliyete ilişkin olarak hükme esas alınan raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiğinin anlaşılmasına, davacının kaza tarihindeki yaşı esas alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre bakiye ömrünün belirlenmesinin uygun olmasına (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 16.06.2025 tarih ve 2024/2678 Esas, 2025/9455 Karar sayılı ilamı), alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanmasının gerekmesine (benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/4099 E. - 2017/9935 K., 2015/4364 E.-2017/10458 K, : 2016/4327 E.- 2017/10897 K. nolu içtihatları), başvuruya maluliyet raporunun da eklenmiş olduğu anlaşıldığından faiz başlangıcının doğru olarak belirlendiğinin anlaşılmasına, davalı vekili geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını ileri sürmüş ise de, söz konusu zararın TBK'nın 54. maddesi kapsamında zararlardan olması yanı sıra KTK'nın 92. maddesinde teminat dışı tutulmamasına, ayrıca bu zararların KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu zararlardan olmamasına göre davalının sorumlu tutulmuş olmasında isabetsizlik görülmemesine göre usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenden alınması gereken 4.256,43 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 1.284,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.972,43 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.