8. Hukuk Dairesi 2022/1990 E. , 2023/3034 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/5 E., 2021/255 K. KARAR : Kısmen kabul kısmen ret ... ve Arkadaşları ile bozmadan önce birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı- birleşen davada asli müdahil Orman İdaresi vekili Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, …
**8. Hukuk Dairesi 2022/1990 E. , 2023/3034 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/5 E., 2021/255 K. KARAR : Kısmen kabul kısmen ret ... ve Arkadaşları ile bozmadan önce birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı- birleşen davada asli müdahil Orman İdaresi vekili Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, birleşen davada asli müdahil ... vekili tarafından duruşma istemli olarak, davacı ... ve arkadaşları ile bozmadan önce birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı- birleşen davada asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından duruşma istemsiz olarak temyiz edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde, temyiz eden Hazine vekili ..., ... vekili ..., ... vekili Avukat ..., Avukat ... ile karşı taraftan ... ... ve müşterekleri vekili Avukat ... , ... vekili Avukat ... ' un katılımlarıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 22.05.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ilçesi ... Mahallesi 3170 parsel ... 58522,92 m² (yargılama sürerken ifraz ile 35227,92 m²) yüzölçümlü hali arazi niteliğindeki taşınmaz, 1996 yılında kadastro müdürlüğünce hazırlanan ifraz beyannamesinde, teknik hata sonucu, 1088 numaralı orman parselinden ifraz edilmiş gibi gösterilerek, idari yoldan tapu kaydı oluşturulmak suretiyle, tapu kaydının beyanlar hanesine “2/B madde şerhi” de verilerek Hazine adına tescil edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi 3170 parsel ... taşınmazın hataen 6831 ... Orman Kanunu' nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yermiş ve 1088 numaralı orman parselinden ifraz edilmiş gibi gösterilerek Hazine adına tapuya tescil edildiğini, oysaki taşınmazın ilk orman tahdidinden beri hiçbir zaman orman tahdidi içine alınmadığını ve orman tahdit haritalarında da kültür arazisi olarak gözüktüğünü, dava dilekçesine ekli krokide (A) ile gösterilen yerin davacılardan Remzi Kızıltoprak, (B) ile gösterilen yerin ..., (C) ile gösterilen yerin ... ..., (D) ile gösterilen yerin Musa ... ve (E) ile gösterilen yerin ...’un zilyetliğinde olduğunu ve davacıların belirtilen yerleri en az 60 - 70 yıldan beri kullandıklarını ve lehlerine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, dava dilekçesine ekli krokide gösterilen yerlerin 3170 ... parselden ifrazı ile son parsel sayısıyla davacılar adına tapuya tescillerine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi 3170 parsel ... taşınmazın hataen 6831 ... Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yermiş ve 1088 numaralı orman parselinden ifraz edilmiş gibi gösterilerek Hazine adına tapuya tescil edildiğini, oysaki taşınmazın ilk orman tahdidinden beri hiçbir zaman orman tahdidi içine alınmadığını ve orman tahdit haritalarında da kültür arazisi olarak gözüktüğünü, dava dilekçesine ekli krokide (F) ile gösterilen yerin davacılardan Sapri Dudakçı ve ... Yetimoğlu, (G) ile gösterilen yerin ise ...’ın zilyetliğinde olduğunu ve davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla bu taşınmazları edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, dava dilekçesine ekli krokide gösterilen yerlerin 3170 ... parselden ifrazı ile son parsel sayısıyla davacılar adına tapuya tescillerine karar verilmesini talep etmiştir. 4. Bozmadan sonra eldeki davayla birleşen davanın davacısı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacınını 3170 nolu parseli, en az 40 - 50 yıl ekip biçen zilyetleri olan ... ..., ... ... ve arkadaşlarından, 3157 parseli de ... Duygu'dan 1989 yılında zilyetliklerini devir aldığını, o tarihten beri kesintisiz ve fazılasız zilyetliğini sürdürdüğünü, davacıya yeri satanlardan ... ...'ın bu araziye hafriyat döktürdüğü için davacı tarafından 29.06.1993 tarihinde ... Kaymakamlığına başvuruda bulunulduğunu ve bu kişinin müdahalesinin önlenmesine karar verildiğini, davacının mevcut arazinin ağaçlandırılması için belediyeye ve İSKİ' ye başvurduğunu, zilyetliğini hiç kesmediğini belirterek, ... Mahallesi 3170 ve 3157 parsellerin üzerindeki 2B şerhinin kaldırılmasına ve Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında 3157 parsele ilişkin davası tefrik edilerek başka esasta yargılamaya devam olunmuştur. 5. Bozmadan sonra eldeki davayla birleşen davada Asli Müdahil Orman İdaresi vekili müdahale dilekçesinde; ... Mahallesi 3170 parselin 7.076,77 metrekarelik bölümünde orman örtüsü ile kaplı sahalar bulunduğunu, komşu parsellerin de hükmen orman olduğunu, evveliyatı orman olan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, 3170 parsel ... taşınmazın orman olan kısımlarının ve 3157 parselin tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırsında 3157 parsele ilişkin davası tefrik edilerek başka esasta yargılamaya devam olunmuştur. 6. Bozmadan sonra eldeki davayla birleşen davada Asli Müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; 3970 parselden ifrazen oluşan 3961 parseli üzerinde belediye ait fen işleri makine ikmal ve depo alanı bulunduğunu, taşınmazın uzun yıllardır kendileri tarafından bu şekilde kullanılageldiğini beyanla, 3961 parselinin tapu kaydının iptali ile belediye adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili asıl ve birleşen dosyalara sunduğu cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olduğunu, 1088 nolu orman parselinden tevhit ve ifraz işlemleri sonucu oluştuğunu, zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olmadığı gibi davacılar yararına Kadastro Kanunu ve Türk Medeni Kanunda belirtilen zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını ve 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Dahili davalı ... İdaresi vekili asıl ve birleşen dosyalara sunduğu cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın kuzeybatı kısmı ile güneydoğu bölümünün Üsküdar Tapulama Hakimliğinin kararları ile orman olduğunun anlaşıldığını, 1957 tarihli paftaya göre de dava konusu parselin bir kısmının ... Devlet Ormanının devamı niteliğinde olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.04.2011 tarih ve 2002/519 Esas, 2011/272 Karar ... kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.04.2011 tarih ve 2002/519 Esas, 2011/272 Karar ... kararı, davacı ... ve Arkadaşları ile bozmadan önce eldeki davayla birleşen davanın davacıları ... ve arkadaşları vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.04.2013 tarih ve 2011/15534 Esas, 2013/4730 Karar ... ilamıyla; "Mahkemece kurulan hüküm, kabule göre sonuca etkili ve hatalı görülmediğinden Hazine ve Orman Yönetimi vekillerinin temyiz itirazlarının reddine; davacılar ve birleşen dosya davacıları vekilinin temyiz itirazlarıyla, davaya konu taşınmazların dört tarafı orman ile çevrili olmadığından, taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde olduğuna dair kabulün yerinde olmadığı, 3170 parsel ... taşınmazın dava konusu olan ve krokide (A), (B), (C), (D), (E), (F) ve (G) ile gösterilen bölümlerinin 1957 tarihli memleket haritasında ve 1946 tarihli hava fotoğrafında açık alanda (orman sayılmayan alanda) kalmakta olup öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden oldukları, her ne kadar 3170 parsel 1972 yılında yapılan arazi kadastrosunda orman tahdidi içinde olduğu zannedilerek kadastro harici bırakılmış ise de, gerçekte 1088 ... parselin çap sınırları dışında olup 1943 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda ve daha sonra yapılan aplikasyon çalışmalarında da orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı ve orman niteliği taşımayan bir yer 2/B uygulamasına konu olamayacağından tapu kaydı üzerine bu yolda konulan şerhin hukukî dayanağının bulunmadığı, dosyadaki bilirkişi raporları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından, dava konusu 3170 parselin dava konusu edilen ve bilirkişi krokisinde (A), (B), (C), (D), (E), (F) ve (G) ile bölümlerinin eski tarihli resmi belgelerde ve eylemli olarak orman olmadıklarınn ve davacı gerçek kişiler yararına 3402 ... Yasanın 14-17 inci maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı açıklanarak, davacılar ve birleşen dosya davacıları gerçek kişilerin davalarının kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur. 3. Davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından bozma kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine, ayn Dairenin 25/12/2014 tarih ve 2013/8777 Esas, 2014/10804 Karar ... ilamıyla, karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir. B. Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2015 tarih ve 2015/185 Esas, 2015/400 Karar ... kararı ile önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir. C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı 1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.06.2017 tarihl ve 2017/(20)1589 Esas ve 2017/1197 Karar ... ilamı ile, "dava konusu taşınmazın güneybatı sınırında gerçek kişiler adına tespit ve tescil edilen 134 parsel ... taşınmazdan ifraz edilen 1101 parsel ve 97 parsel ... taşınmazdan ifraz edilen 1095 parsel ... taşınmazların bulunması nedeniyle çekişmeli taşınmazın orman içi açıklık olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve 6831 ... Orman Kanunu’nun 17 inci maddesinin 2 inci fıkrasında düzenlenen nitelikte orman içi açıklık olmadığından bu tür yerlerin koşulların bulunması halinde zilyetlikle kazanılmasının mümkün olduğu, ancak İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte bilgisine başvurulan bilirkişi ve tanıkların sözlerinin soyut nitelikte olduğu gibi, taşınmaz bölümlerinin niteliği ile ilgili alınan zirai bilirkişi raporunun da teknik ve bilimsel verilerden uzak ve soyut olarak hazırlandığı, ayrıca çekişmeli taşınmazda idari yoldan tapu kaydının oluştuğu tarihten geriye doğru hava fotoğrafı uygulaması da yaptırılmadığı açıklanarak, usulünce hava fotoğraflarının incelenmesi ve zilyetlik araştırılması yapılması" gereğine değinilerek, davacılar ve birleşen dosya davacılarının temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları ile bozmadan önce eldeki davayla birleşen davanın davacıları ... ve arkadaşları vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin Hukuk Genel Kurulu Kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurmaları üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2017 tarih ve 2017/(20)2873 Esas ve 2017/1149 Karar ... kararı ile, karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl ve birleşen dosyalardaki davanın kısmen kabulüne, ... ili, ... ilçesinde bulunan, 3170 parsel ... taşınmazın, bilirkişiler ... ... ... ile ... ...'un 09/09/2020 tarihli raporlarına ekledikleri ek-2 krokide a1 harfi ile gösterilen 850,00 m2 alanlı kısmının tapusunun iptaline, başka bir parsel numarası verilmek suretiyle bu parselden ifrazı ile davacı ... adına tesciline, aynı tarihli raporlarına ekledikleri ek-2 krokide b1 harfi ile gösterilen 1732,08 m2 alanlı kısmın tapusunun iptaline, başka bir parsel numarası verilmek suretiyle bu parselden ifrazı ile davacı ... adına tesciline, aynı tarihli raporlarına ekledikleri ek-2 krokide c1 harfi ile gösterilen 935,83 m2 alanlı kısmın tapusunun iptaline, başka bir parsel numarası verilmek suretiyle bu parselden ifrazı ile davacı ... adına tesciline, aynı tarihli raporlarına ekledikleri ek-2 krokide d1 harfi ile gösterilen 865,80 m2 alanlı kısmın tapusunun iptaline, başka bir parsel numarası verilmek suretiyle bu parselden ifrazı ile davacı ... ... mirasçıları adına tesciline, aynı tarihli raporlarına ekledikleri ek-2 krokide e1 harfi ile gösterilen 655,08 m2 alanlı kısmın tapusunun iptaline, başka bir parsel numarası verilmek suretiyle bu parselden ifrazı ile davacı ... Ülger adına tesciline, aynı tarihli raporlarına ekledikleri ek-2 krokide f1 harfi ile gösterilen 904,59 m2 alanlı kısmın tapusunun iptaline, başka bir parsel numarası verilmek suretiyle bu parselden ifrazı ile davacı ... adına tesciline, aynı tarihli raporlarına ekledikleri ek-2 krokide g1 harfi ile gösterilen 947,43 m2 alanlı kısmın tapusunun iptaline, başka bir parsel numarası verilmek suretiyle bu parselden ifrazı ile davacı ... adına tesciline, aynı tarihli raporlarına ekledikleri ek-2 krokide i1 harfi ile gösterilen 531,34 m2 alanlı kısmın tapusunun iptaline, başka bir parsel numarası verilmek suretiyle bu parselden ifrazı ile davacı ... adına tesciline, aynı tarihli raporlarına ekledikleri ek-2 krokide j1 harfi ile gösterilen 748,22 m2 alanlı kısmın tapusunun iptaline, başka bir parsel numarası verilmek suretiyle bu parselden ifrazı ile davacı ... adına tesciline, diğer hususlara ve taşınmazın diğer bölümlerine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı birleşen davada asli müdahil ... vekili, davacı ... ve arkadaşları ile bozmadan önce eldeki davayla birleşen davanın davacıları ... ve arkadaşları vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı - birleşen davada asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... ve arkadaşları ile bozmadan önce eldeki davayla birleşen davanın davacıları ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; önceki Yargıtay ilamı ve Hukuk Genel Kurulu kararı ile müvekkilleri olan davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, bilirkişi krokisinde a2, b2, c2, d2, e2, f2, g2 ile gösterilen bölümler üzerinde müvekkilleri lehine zilyetlikle iktisap şartları oluştuğu halde reddedildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının a2, b2, c2, d2, e2, f2, g2 ile gösterilip reddedilen kısma yönelik olarak bozulmasını istemiştir. 2. Birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/20-1589 Esas, Karar ... ana dosyaya ilişkin kararıyla, çekişmeli taşınmazın 2010/346 Esas ... birleşen dosyada davaya konu ettikleri bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, birleşen dosyada davaya konu ettikleri A (9.837 m2), B (5.512 m2) miktarlı kısımlarında davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu hususunun bilirkişi raporuyla sabit olduğunu ileri sürerek, bilirkişi raporunda b1 ve j1 harfleri ile gösterilen ve davacı adına tesciline karar verilen bölümleri yönünden ilk derece mahkemesi kararının onanmasını, 09/09/2021 tarihli bilirkişi raporu eki krokide A, C, D, E, F, G, H harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden, davacı adına tescil edilmesi talebinin reddine, asıl ve birleşen davanın davacıları ile temlik alanlar adına tescili kararı yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3. Birleşen davada asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen 2010/346 Esas ... dosyada asli müdahale taleplerinin kabul edilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporunda mülkiyet hakkı ve tescil iddialarının değerlendirilmediğini, söz konusu taşınmazın uzun yıllardır belediyeninin fen işleri müdürlüğünün makine ikmal ve depo alanı olarak kullanıldığını, üzerinde binalarının bulunduğunu, onaylama aşamasında bulunan 2022 tarihli imar planında kısmen konut, kısmen belediye hizmet alanı, kısmen park, kısmen dere bandı ve kısmen de park olarak planlandığını, ilk derece mahkemesince hatalı karar verildiğini ileri sürerek, kararının bozulmasını istemiştir. 4. Davalı - birleşen davada asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; 3170 parselin 7.076,779 m2 sinin orman vasfında olduğunu, asli müdahale talepleri birleşen dosyada kabul edilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince talepleri hakkında olumlu yada olumsuz hüküm kurulmadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 5. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın 2/B arazisi olmadığını, 6292 ... Kanunun uygulama alanı bulmadığını, davanın kadastro tespit tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması nedeniyle reddinin gerektiğini, eksik inceleme ile çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verildiğini, davanın kısmen kabul kısmen reddedilmiş olmasına rağmen reddedilen kısmı bakımından lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı oludğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olup olmadıkları, değilse zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadıkları, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı ve oluştuysa kimin lehine oluştuğu noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Orman Kanunu (6831 ... Kanun ) 1 inci maddesi, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesi, 3. Değerlendirme 1. Davacı ... ve arkadaşları ile bozmadan önce eldeki davayla birleştirilen davanın davacıları ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; hükme esas alınan bilirkişiler ... ... ... ile ... ...'un 09/09/2020 tarihli bilirkişi raporlarına ekledikleri ek-2 krokide a2, b2, c2, d2, e2, f2 ve g2 rumuzlarıyla gösterilen taşınmaz bölümlerinin 1982 hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden oldukları ve bu yerlerde zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının davacılar oluşmadığı anlaşıldığından, adı geçen davacıların temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Birleşen davanın davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, birleşen davanın davacısı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b) Ancak; bilirkişi ... ...'in 28.11.2019 tarihli raporu ekindeki krokide C rumuzlu bölüm içinde taralı olarak gösterilen kısım ile hükme esas alınan bilirkişiler ... ... ... ile ... ...'un 09/09/2020 tarihli raporlarına ekledikleri ek-2 krokide a1 ve b1 rumuzlu kısımlar yönünden İlk Derece Mahkemesince, bu bölümlerin zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olup olmadıkları, zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa davacılardan kimin yararına oluştuğu hususları yöntemine uygun şekilde ve yeterince araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, 1 jeoloji mühendisi bilirkişisi, 3 ziraat mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmeli ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan; dava konusu taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulundukları, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandıkları, kime ait oldukları, kimden ve ne şekilde intikal ettikleri, taşınmaz bölümlerinin dere yatağı vasfında olup olmadıkları ve derenin yatak değiştirip değiştirmediği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeye çalışılmalı; hava fotoğraflarının uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi tarafından streoskopik yöntemle incelenmesi suretiyle, taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunun, o tarihteki kullanım durumlarının ve kullanım sınırlarınn oluşup oluşmadığının, dere yatağı niteliğinde olup olmadıklarının, dere yatağından kazanılıp kazanılmadıklarının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; jeoloji mühendisi bilirkişisinden incelenen hava fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle, taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, dere yatağı niteliğinde olup olmadıkları, dere yatağından kazanılıp kazanılmadıkları, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadıkları, aktif dere yatağında kalmıyorlarsa derenin aktif etkisi altındaki yerlerden olup olmadıkları hususlarını bildirir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin eğimlerini, niteliklerini, toprak yapılarını, bitki örtülerini, üzerilerindeki ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, imar - ihya gerektiren yerlerden olup olmadıklarını, bu tür yerlerden iseler ima- ihyalarının hangi tarihte tamamlandığını ve kullanım durumlarını kesin olarak belirleyen, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeleyen ve sınırındaki taşınmazlarla mukayeseli değerlendirmeyi içeren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, dava konusu taşınmaz bölümlerinin her birinin ayrı ayrı fotoğrafları çektirilerek bilirkişi raporlarında hangi harfle belirtilen kısma tekabül ettiğinin fotoğraf üzerinde açıkça belirtilmesi istenilmeli: fen bilirkişisine, keşfi takibe ve yerel bilirkişi ile tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmeli; böylelikle taşınmaz bölümlerinin zilyetlik yoluyla kazanılabilecek yerlerden olup olmadıkları, bu yerlerden iseler kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı ve oluştuysa kimin lehine oluştuğu kesin olarak belirlenmeli ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 3. Davalı - birleşen davada asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; hükme esas alınan bilirkişiler ... ... ... ile ... ...'un 09/09/2020 tarihli raporlarına ekledikleri ek-2 krokide a2, b2, c2, d2, e2, f2, g2 ve h ile gösterilen bölümler ile ifrazen oluşan 3961 parsel ... taşınmaz içinde kalıp da harflendirilmeyen kısımların 1982 hava fotoğrafında ve güncel durumda orman sayılan yerlerden oldukları anlaşıldığından, bu kısımlar bakımdan davalı - birleşen davada asli müdahil Orman İdaresi'nin davasının kabulüne ve bu kısımların tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 4. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; a) Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacılar ... ve arkadaşlarının, dava dilekçelerinde taşınmazın değerini 4.000 TL (4.000.000.000 eski TL), bozmadan önce eldeki davayla birleştirilen davanın davacıları ... ve arkadaşlarının, dava dilekçelerinde taşınmazın değerini 2.000 TL (2.000.000.000 eski TL) olarak belirtip bu tutar üzerinden harç yatırdıkları, bozmadan sonra eldeki davayla birleşen davacı ...'ın ise, dava dilekçesinde taşınmazın değerini 300.000 TL olarak gösterip bu tutar üzerinden nispi harç yatırdığı ve İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın harca esas değerinin tespiti hususunda yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda belirlenen değer üzerinden harcın tamamlattırılmadığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, 492 ... Harçlar Kanunu' nun 30 uncu maddesinin, "Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz." yönündeki hükmü göz arı edilerek, tespit edilen dava değerine göre tamamlanması gereken nispi harç tamamlanmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesi doğru değildir. b) Ayrıca; İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişiler ... ... ... ile ... ...'un 09.09.2020 tarihli raporlarına ekledikleri ek-2 krokide a1, b1, c1, d1, e1, f1, g1 ve i1 ile gösterilen bölümler bakımından zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Hukuk Genel Kurulunun bozma ilamında belirttiği şekilde usulünce zilyetlik araştırması yapılmamış; harita mühendisi bilirkişisi raporunda, söz konusu taşınmaz bölümlerinin açık göründüğü belirtilmiş ise de, taşınmaz bölümlerinin kullanım durumları ile kullanım sınırı oluşup oluşmadığı ve hava fotoğraflarının çekildiği yıllarda tarım arazisi olarak kullanılıp kullanılmadıkları hususları açıklığa kavuşturulmamış, tapu kaydının idari yoldan oluştuğu 1996 yılına kadar çekişmeli taşınmazlarda zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı ve oluştuysa kimin lehine oluştuğu hususları duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiş ve bununla birlikte çekişmeli taşınmaz bölümlerinde dere geçmesine rağmen jeoloji mühendisinden de rapor alınmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez. Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi, 1 jeoloji mühendisi bilirkişisi, 3 ziraat mühendisi bilirkişisi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmeli ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan; dava konusu taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulundukları, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandıkları, kime ait oldukları, kimden ve ne şekilde intikal ettikleri, taşınmaz bölümlerinin dere yatağı vasfında olup olmadıkları ve derenin yatak değiştirip değiştirmediği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeye çalışılmalı; hava fotoğraflarının uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi tarafından streoskopik yöntemle incelenmesi suretiyle, taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunun, o tarihteki kullanım durumlarının ve kullanım sınırlarınn oluşup oluşmadığının, dere yatağı niteliğinde olup olmadıklarının, dere yatağından kazanılıp kazanılmadıklarının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; jeoloji mühendisi bilirkişisinden incelenen hava fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle, taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, dere yatağı niteliğinde olup olmadıkları, dere yatağından kazanılıp kazanılmadıkları, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadıkları, aktif dere yatağında kalmıyorlarsa derenin aktif etkisi altındaki yerlerden olup olmadıkları hususlarını bildirir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin eğimlerini, niteliklerini, toprak yapılarını, bitki örtülerini, üzerilerindeki ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, imar - ihya gerektiren yerlerden olup olmadıklarını, bu tür yerlerden iseler ima- ihyalarının hangi tarihte tamamlandığını ve kullanım durumlarını kesin olarak belirleyen, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeleyen ve sınırındaki taşınmazlarla mukayeseli değerlendirmeyi içeren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, dava konusu taşınmaz bölümlerinin her birinin ayrı ayrı fotoğrafları çektirilerek bilirkişi raporlarında hangi harfle belirtilen kısma tekabül ettiğinin fotoğraf üzerinde açıkça belirtilmesi istenilmeli: fen bilirkişisine, keşfi takibe ve yerel bilirkişi ile tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmeli; böylelikle taşınmaz bölümlerinin zilyetlik yoluyla kazanılabilecek yerlerden olup olmadıkları, bu yerlerden iseler kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı ve oluştuysa kimin lehine oluştuğu kesin olarak belirlenmeli ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. c) Ve yine, İlk Derece Mahkemesi tarafından, hükme esas alınan bilirkişiler ... ... ... ile ... ...'un 09/09/2020 tarihli raporlarına ekledikleri ek-2 krokide j1 ile gösterilen bölüm hakkında da hüküm kurulmuş ise de, birleşen dosyada bulunan bilirkişi raporlarına göre, birleşen dosya davacısı ...'ın bu bölümü davaya konu etmediği, kaldı ki bu bölümün dava konusu 3170 parselin çapı içerisinde bulunmayıp dava dışı parsele isabet ettiği anlaşıldığından, talep aşılarak dava dışı taşınmaza ilişkin hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 5. Birleşen davada asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya kapsamından, asli müdahil Belediye Başkanlığı tarafından davaya konu edilen taşınmaz bölümü üzerinde, anılan Belediye Başkanlığı lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. VI. KARAR Davacı ... ve arkadaşları ile bozmadan önce eldeki davayla birleştirilen davanın davacıları ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, Birleşen dosya davacısı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2.a.) no.lu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, Birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2.b.) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Davalı - birleşen davada asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.3.) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.4.a.), (V.C.3.4.b.) ve (V.C.3.4.c.) no.lu bentlerde yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Birleşen davada asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.5.) no.lu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.