Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/701 E. , 2024/1855 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/701 Karar No : 2024/1855 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:..sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tar
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/701 E. , 2024/1855 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/701 Karar No : 2024/1855 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:..sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, sahipliğinde bulunan İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde faaliyet gösteren "... Tıp Merkezi"nin ... tarih ve ... sayılı C tipi uygunluk belgesinin iptal edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E.... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda Dr. ...'un davacı şirkette hissesinin bulunduğu, anılan hekimin vefat etmesi üzerine şirket ortaklığına oğlu ...'un dahil olduğu, İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı üzerine davacı şirket tarafından genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiği, genel kurul toplantısında ortak ...'un ortaklıktan çıkarılması için işlemlere başlanılması yönünde karar alındığı, anılan karar doğrultusunda 28/08/2022 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanması üzerine davacı şirket tarafından ...'un şirket ortaklığından çıkarılması için ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde dava açıldığı, söz konusu Mahkemece verilen ... tarih ve E:..., K: ... sayılı karar ile ...'un şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiği, bu durumda davacı şirket yetkililerince davalı idarenin bildirimi üzerine şirket ortaklık yapısının düzeltilmesi hususunda gerekli işlemlerin başlatıldığı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi kararıyla ...'un şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiği, dolayısıyla ortaklık yapısı nihai olarak düzeltildiğinden kamu hizmeti niteliği taşıyan sağlık hizmeti yürüten davacı şirketin faaliyette bulunmasını imkansız hale getiren dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesince; uyuşmazlıkta, davacı şirketin doktor ortaklarından ...'un vefatı sonrasında şirket ortaklık yapısının değişmesi nedeniyle 5 yıllık süre içerisinde şirket ortaklık yapısının eski hale getirilmesi gerektiği halde bu hususun yerine getirilmediği, yeni ortak ... adının yer aldığı uygunluk belgesinde 5 yıl süreli olduğuna yönelik şerh bulunduğu halde ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin davanın, 5 yıllık sürenin dolmasından sonra açıldığı, ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile ...'un şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiği, anılan kararın karşı tarafça istinaf edildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne, ... Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği, bu durumda, 5 yıllık süre içerisinde şirket ortaklık yapısının eski hale getirilmesi gerektiği halde davacı şirket tarafından bu hususun yerine getirilmediği, yeni ortak ... adının yer aldığı uygunluk belgesinde 5 yıl süreli olduğuna yönelik şerh bulunduğu halde ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin davanın, 5 yıllık sürenin dolmasından sonra açıldığı, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...'un şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin kararı ile kaldırılarak dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verdiği görüldüğünden uygunluk belgesinin iptaline yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, doktor ...'un mirasçısı olan şirket ortağı ...'un ortaklık yapısına eklenmesi nedeniyle tıp merkezinin işletilmesi için 5 yıl süre verilmesine yönelik herhangi bir bildirim yapılmadığı, durumun İstanbul Valiliğinin 11/04/2022 tarihli yazısı üzerine öğrenildiği, ortaklık yapısının düzeltilmesi için ortak ...'un şirket ortaklığından çıkarılması istemiyle adli yargıda dava açıldığı ve hukuki sürecin devam ettiği, halihazırda bir tüzel kişilik olan şirket tarafından tıp merkezi açılması halinde ortaklık yapısının en az %51 hissesinin tabibe ait olmasının yeterli görüldüğü, bu nedenle şirketlerinin ortaklık yapısının mevzuata uygun olduğu, doktor olmayan ortak ...'un ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin davanın geç açılmasının iradeleri dışındaki sebeplerden kaynaklandığı ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, hukuki dayanağı bulunmayan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı şirket, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde yer alan, ... tarih ve ... sayılı uygunluk belgesine istinaden faaliyette bulunan C tipi niteliğindeki "... Tıp Merkezi"nin sahibi olup tüm ortakları tabiplerden oluşmaktadır. Davacı şirketin ortağı ve aynı zamanda "... Tıp Merkezi"nin de mesul müdürü olan Dr. ...'un 02/01/2017 tarihinde vefat etmesi sonucu şirket hissesinin varisi ...'e intikal etmesi üzerine durum İl Sağlık Müdürlüğüne bildirilmiş, ... tarih ve ... sayılı Makam Oluru ile tabip olmayan mirasçı ...'un ortak olması nedeniyle tıp merkezinin 5 yıl süreyle işletilebileceğine ilişkin şerh düşülen uygunluk belgesi şirket yetkilisine teslim edilmiştir. İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile C tipi tıp merkezinin tabip veya birden fazla tabip ve diş tabibi ortaklığında açılabileceğinden şirket ortaklarının tamamının tabip olması gerektiği, ...'un şirket ortaklığı süresinin 13/04/2022 tarihinde dolacağı belirtilerek şirketin ortaklık yapısının mevzuata uygun duruma getirilmesi istenmiştir. Söz konu yazının tebliği üzerine davacı şirket yetkilisi tarafından şirket ortaklık yapısının düzeltilmesine yönelik 10/06/2022 tarihinde genel kurul yapılmasına ilişkin karar alınmış, anılan tarihte yapılan genel kurulda ...'un şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin davacı şirkete yetki verilmiştir. Yukarıda bahsedilen süreç devam ederken, davalı idare tarafından, tabip olmayan ortak ...'un şirket ortaklığından halen çıkarılmadığının tespiti üzerine 11/08/2022 tarih ve 1109 sayılı yazı ile eksikliğin giderilmesi için yedi (7) günlük süre verilmiş, mevzuata aykırılığın devam etmesi halinde verilen sürenin bitiminde uygunluk belgesinin iptal edileceği davacı şirkete bildirilmiştir. Akabinde, 7 (yedi) günlük süre içerisinde ortaklık yapısının mevzuata uygun hale getirilmediğinden bahisle uygunluk belgesi dava konusu işlem ile iptal edilmiş, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa’nın 56. maddesinde, Devletin; herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği düzenlenmiştir. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları düzenlemek olduğu; 2. maddesinde, Kanunun Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişilerini ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımının ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (g) bendinde, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapılacağı; 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir. Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak; kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hazırlanmış ve 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Yönetmeliğin -dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle- "Sağlık kuruluşu açmaya ve işletmeye yetkili kişiler" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, tıp merkezinin, mesleğini serbest icra etmek hak ve yetkisi olan tabip veya birden fazla tabip ve diş tabibi ortaklığı veya en az % 51 hissesi tabip ve diş tabibi ortaklığı bulunan tüzel kişiler tarafından açılabileceği; aynı maddenin 3. fıkrasında, tıp merkezi işleteni tabibin veya işleten şirket ise şirket ortağı olan tabibin/diş tabibinin ölümü halinde, eşi veya çocukları varsa bunlar hesabına en fazla beş yıl; varisler arasında eş veya çocuk yok ise, diğer mirasçılar hesabına en fazla bir yıl süreyle, mesul müdür sorumluluğu altında tıp merkezinin işletilmesine izin verileceği; "Açılmış sağlık kuruluşlarının uyumu" başlıklı Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, bu maddede geçen C tipi tıp merkezinin, 09/03/2000 tarihli ve 23988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan mülga Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp merkezlerini ifade ettiği; aynı maddenin 2. fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlıkça ruhsatlandırılmış A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki mevcut halleriyle faaliyetlerine devam edecekleri, bu kuruluşlara mevcut halleriyle devam ettikleri müddetçe yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmeyeceği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Öncelikle, tıp merkezlerinin sınıflandırılması ve tıp merkezlerini açmaya ve işletmeye yetkili kişiler yönünden mevzuat süreci incelenmiştir: a- 09/03/2000 tarih ve 23988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin -uygunluk belgesinin verildiği 22/11/2007 tarihindeki haliyle- 9. maddesinin 1. fıkrasında, sağlık kuruluşlarının mesleğini serbest olarak icra etmek yetkisine sahip serbest çalışan hekimler ile ortaklarının tamamı hekim veya uzman hekimlerden oluşan şirketler tarafından açılarak işletilebileceği düzenlenmiştir. b- 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin ilk halinde, tıp merkezleri açısından A tipi, B tipi, C tipi tıp merkezi sınıflandırması bulunmamakta olup; tıp merkezinin, mesleğini serbest icra etmek hak ve yetkisi olan tabip veya birden fazla tabip ve diş tabibi ortaklığında açılabileceği düzenlenmiştir. c- 11/07/2013 tarih ve 28704 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile tıp merkezlerinde A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezi sınıflandırmasına gidilmiş; A ve B tipi tıp merkezlerinin, mesleğini serbest icra etmek hak ve yetkisi olan tabip veya birden fazla tabip ve diş tabibi ortaklığı veya en az % 51 hissesi tabip ve diş tabibi ortaklığı bulunan tüzel kişiler tarafından açılabileceği, C tipi tıp merkezlerinin ise mesleğini serbest icra etmek hak ve yetkisi olan tabip veya birden fazla tabip ve diş tabibi ortaklığı tarafından işletilebileceği düzenlenmiş, 09/03/2000 tarih ve 23988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp/dal merkezleri C tipi tıp merkezi olarak kabul edilmiş, geçiş hükümleri ile bu tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerini sürdürmelerine izin verilmiştir. d- Devam eden süreçte, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile A, B ve C tipi tıp merkezi sınıflandırması sona erdirilmiş; tıp merkezlerinin kadro, bina, hizmet ve personel standartlarında bir takım değişikliğe gidilerek tek tip "tıp merkezi" uygulamasına geçilmiş, yine geçiş hükmü ile A tipi, B tipi ve C tipi tıp merkezlerinin mevcut halleri ile faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmiş, mevcut halleriyle faaliyetlerine devam ettikleri müddetçe de yeni ünite, birim ve uzman hekim kadrosu ilavesine izin verilmeyeceği öngörülmüş, bu tıp merkezlerine belli şartları sağlamaları halinde "tıp merkezi"ne dönüşebilme imkanı verilmiştir. Yukarıda aktarılan sürece göre, tıp merkezinin, mesleğini serbest icra etmek hak ve yetkisi olan tabip veya birden fazla tabip ve diş tabibi ortaklığı ile ortaklarının tamamı hekim olan şirketler tarafından açılabileceği düzenlenmiş ve bu düzenleme belli bir süreye kadar korunmuş ise de, daha sonraki değişiklikler sonucunda en az % 51 hissesi tabip ve diş tabibi ortaklığı bulunan tüzel kişiler tarafından da tıp merkezinin açılabileceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca, tıp merkezi işleteni tabibin veya işleten şirket ise şirket ortağı olan tabibin / diş tabibinin ölümü halinde, eşi veya çocukları varsa bunlar hesabına en fazla beş yıl süreyle mesul müdür sorumluluğu altında tıp merkezinin işletilmesine izin verileceği de mezkur Yönetmelikte düzenlenmiştir. Öte yandan, mevcut halleriyle faaliyetlerine devam etmelerine izin verilen C tipi tıp merkezinin sahibinin şirket olması halinde, şirket ortaklarının tamamının tabip veya diş tabibi olması gerektiğinde de şüphe bulunmamaktadır. Dava konusu işlemin, davacı şirketin sahipliğindeki "... Tıp Merkezi"nin C tipi niteliğinde tıp merkezi olması nedeniyle şirketin tüm ortaklarının tabip olması gerektiğinden ve tabip olmayan ...'un şirket ortaklığına dahil olması üzerine şirketin ortaklık yapısının mevzuatta öngörülen beş yıllık süre içerisinde uygun duruma getirilmediğinden bahisle tesis edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar yukarıda bahsedilen sebep ile dava konusu işlem tesis edilmiş ise de; ticaret sicil kayıtlarına göre davacı şirketin iki ortağının bulunduğu, dava konusu işlem tarihi itibarıyla şirket hisselerinin %82,55 'inin hekim olan ...'ye; %17,45'inin ise hekim olmayan ve veraseten ortaklığa dahil olan ...'a ait olduğu, dolayısıyla şirketin hakim ortağının hekim olan dava dışı ... olduğu, hali hazırda C tipi tıp merkezinden, mahiyeti itibarıyla teknik donanım, bina şartları, zorunlu hizmet birimleri ve personel şartları bakımından daha kapsamlı sağlık hizmetlerinin yürütülebildiği bir tıp merkezinin en az % 51 hissesi tabip ve diş tabibi ortaklığı bulunan tüzel kişiler tarafından açılabileceği de gözetildiğinde, C tipi tıp merkezinin işleteninin şirket olması halinde tüm ortaklarının tabip olması gerektiğine ilişkin Yönetmelik hükmünün, somut olay bakımından çalışma hak ve özgürlüğünü orantısız bir şekilde sınırlandırdığı ve kişilerin sağlık yönünden takip ve tedavisini yürüten sağlık kuruluşuna erişimini engellediği, bir başka ifadeyle telafisi güç ve imkansız zararlara sebep olacak şekilde hakkaniyete aykırı sonuçlara yol açabileceği kanaatine ulaşıldığından davacı şirketin sahibi olduğu C tipi tıp merkezinin uygunluk belgesinin iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, hekim olmayan ...'un, şirket ortağı olan babası Dr. ...'un vefatı üzerine ortaklığa dahil olduğu, C tipi tıp merkezi için aranan şirket ortaklarının tümünün hekim olması şartının şirket iradesi dışında korunamadığı, idare tarafından tanınan süre içerisinde ortaklık yapısının mevzuata uygun hale getirilmesine ilişkin girişimlerin de sonuçsuz kalması üzerine adli yargı mercileri nezdinde ortaklık yapısına ilişkin davaların açıldığı ve devam ettiği, bununla birlikte, konunun sağlık hizmetine ilişkin olması ve sağlık kuruluşlarının faaliyetlerine devam etmelerinin sağlanması suretiyle kişilere ihtiyaç duyulan sağlık hizmetinin kesintisiz bir şekilde sunulabileceği gözetildiğinde, dava konusu işlemin davacı şirket açısından ağır bir sonuç doğurduğu, bu yönüyle de ölçülü olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki .... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin .... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.