10. Hukuk Dairesi 2023/9990 E. , 2024/2733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/970 E., 2023/1507 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/471 E., 2020/281 K. Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunu
**10. Hukuk Dairesi 2023/9990 E. , 2024/2733 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/970 E., 2023/1507 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/471 E., 2020/281 K. Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından nakit olarak çalışanlarına ödenen eğitim, yemek ve yakacak yardımı adı altındaki ayni yardımlara ilişkin olarak, 2006 yılı içinde Kurumca yersiz tahsil edilen sigorta primi işveren hissesi tutarı olan toplam 1.419.153,37.-TL.nin müvekkili şirketçe yapılan her bir ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte geri verilmesinin talep edildiğini, ancak, bu taleplerine davalı Kurumca verilen 9.2.2015 tarihli, 17.003.252 sayılı yanıtta; çeşitli mevzuat hükümleri ve SGK Genelgelerinde bahisle, prim iadesi taleplerinin yerinde görülmediği belirtilmek suretiyle, yersiz alınan primlerin iadesi talebinin reddedildiğini, bu nedenlerle davacı şirket işçilerine 2006 yılında ödenen eğitim, yakacak ve yemek yardımı ödemelerinin ayni yardım niteliğinde olduğunun ve prime esas kazançların hesabına dahil edilmemesi gerektiğinin tespiti ile anılan yardımlara ilişkin olarak davalı Kurumca tahakkuk ve tahsil edilen primlerin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, işveren hissesine isabet eden 1.419.153,37.-TL tutarındaki prim ödemelerinin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davada zamanaşımının söz konusu olduğunu, gerek mülga 506 sayılı Kanun'da, gerekse yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'da ayni yardımların yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemelerin prime esas kazanca tabi tutulacağının öngörüldüğünü ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ... yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte diğerlendirildiğinde; davacı şirketin sigortalılarına 01.01.2006 – 31.12.2006 döneminde “yakacak” ve “eğitim” parası adı altında yaptığı ve sigorta primlerini ödediği bu ödemelerden dolayı sadece işveren hissesi ile sınırlı olarak alacak hakkı bulunduğu kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi uyarınca ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında da işçilere belli bir sosyal amaca yönelik ve belli bir ihtiyaca özgülenmiş olarak ödenen eğitim, yol, yemek ve yakacak gibi yardımların nakden ödenmeleri halinde dahi ayni yardım niteliği taşıdıklarından prime esas kazanca dahil edilmemeleri gerektiğini, yemek yardımı da bir ayni yardım olup prime esas kazanca dahil edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili tarafından işçiye yapılan yemek yardımı özgülendiği amaca hizmet edilecek tutarda belirlenmiş olup bu yardımın da tümden prime esas kazancın dışında bırakılması gerekirken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 2006 yılı için belirlenen 1,06.-TL istisna haddi dışında sigortalı çalışanları için tahakkuk ettirilen primlerin geri verilmesine mahal bulunmadığına dair kararın Kanun'un amacına aykırılık teşkil ettiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, Kurum işlemlerinin usul ve Kanun'a uygun olduğunu, bilirkişi raporlarının davanın esasını çözecek nitelikte açık ve net olmadığını, ödenen primlerin ve ödeme tarihlerinin bilirkişi marifetiyle açık ve net olarak tespitinin yapılarak, davacı şirketin uyuşmazlık konusu dönemler için Kuruma yatırdığı prim miktarlarının karşılaştırmalı ve iadesi gereken tutarlar usulünce belirlenerek karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dava konusu prim kesintilerinin iade edilecek kısmının tespitinde esas alınacak 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesinden kaynaklı uyuşmazlıklar konusundaki yerleşik Yargıtay içtihatlarında; "...uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan mülga 506 sayılı Kanun'un 29.07.2003 tarih ve 4958 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi ile değişik 77/2 nci maddesinde “Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, ayni yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur.” hükmü yer almaktadır. 506 sayılı Kanun’un 77 nci madde 1 inci fıkrasında prim hesabında göz önünde tutulacak kazançlar belirtilmiş, 2. fıkrasında ise bunun istisnaları gösterilmiştir. Fıkrada ifade edildiği biçimde sosyal amaçlı olarak veya işverenin yasa ve sözleşme dışında sigortalısına yaptığı yardım ve ödemeler prim hesabında nazara alınmazlar ve prime tabi tutulmazlar. Bu ödeme veya yardımlar ücret ve benzeri ödemelerden tamamen farklı nedenlere dayanırlar. İşin karşılığı olmaktan ziyade insani değer yargıları sonucu verilirler. Yasa bunları sayarak belirtmiştir. Bu yardımlar ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, ayni yardımlar, yemek, çocuk ve aile zamlarıdır. Burada ayni yardımlar özellik gösterir. Ayni yardımdan amaç, sosyal veya kişisel bir ihtiyacın karşılanması yolunda yapılan bir yardımdır. Yardımın ayni veya para olarak yapılmasının önemi bulunmamaktadır. Örneğin; işverenin sigortalılarına dağıttığı elbise, ayakkabı, sigortalı çocukları için, kitap, kırtasiye gibi yardımlar, doğrudan ayni nitelik taşımasına karşın bu yardımlar yemek bedeli, taşıt gideri, yakacak bedeli, dikiş ücreti mesken veya sağlık yardımı, öğrenim yardımı türünden nakitte olabilir. Bu tür somut biçimde belli edilmiş bir ihtiyaca yönelik yardımlar ayni yardım olarak kabul edilir ve prim hesabında dikkate alınmazlar. 506 sayılı Kanun'un 77/2 nci maddesinde prim hesabında göz önünde tutulmayacak kazançlar tahdidi olarak belirtilmiştir. 506 sayılı Kanun'un 77/2 nci maddesinin son cümlesinde ise, sayılanların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemelerin prime tabi tutulacağı belirtilmiştir. Yapılacak iş... yol yardımları ile yemek yardımlarından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek yardımlarının prim matrahına dahil olmadığını gözönünde bulundurmak, yemek yardımlarından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek miktarın üzerindeki miktarı prime esas kazanca dahil etmek..." (Yargıtay 21. H.D. 15.03.2016 tarih, 2015/11903 E., 2016/4297 K.; ayrıca prime esas kazanç konusunda Y.10. H.D. 02.03.2017 tarih, 2016/14855 E., 2016/1696 K) irdelemesine yer verilmiş olup; iadesi gereken prim tutarının tespiti konusunda, mevzuat ve yerleşik yargıtay içtihatlarına uygun mahkeme yaklaşımına yönelik istinaf itirazları sıralanan gerekçeler ışığında yerinde bulunmamış olup; ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık ve yargılama eksikliği tespit edilmediğinden; tarafların istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yemek, yakacak ve eğitim yardımlarının prime esas kazanca dâhil olmadığının tespiti ile Kurumca haksız olarak tahsil edilen primlerin yasal faizi ile tahsiline ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Davacıya ait taleplerin, 2006/1-12 dönemine yönelmesi karşısında, davanın yasal dayanağı, sigortalı ve işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri primlerin matrahını teşkil eden sigortalı kazançlarının nelerden ibaret olduğu ve istisnalarını gösteren (mülga) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77/I nci maddesidir. Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 4958 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi ile değişik 77 nci maddesi olup, anılan maddede; “Sigortalılarla işverenlerin bir ay için ödeyecekleri primlerin hesabında: a)Sigortalıların o ay için hakettikleri ücretlerin, b)Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin, c)İdare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarında yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır. Şu kadar ki, ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kasa tazminatları, aynî yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmaz. Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur…” denilmektedir. “Bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemeler prime tabi tutulur” bölümü, 4958 sayılı Kanun ile anılan maddenin ikinci fıkrasına son cümle olarak eklenmiştir. Görüldüğü gibi, anılan madde hükmünde hangi kazançların prim hesabına esas alınamayacağı sayma yöntemiyle belirlenmiş olup, Türk pozitif hukukunda egemen olan kurala göre, ayrık hükümler genişletici değil, daraltıcı yoruma tabidirler ve anılan kural, 23.05.1960 tarihli 11/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır. Bu kararda sigortalılara ödenen yemek paralarının ayni yardım niteliğinde bulunduğu sonucuna varılmış ve prime esas kazancın belirlenmesinde dikkate alınamayacağı görüşü benimsenmiştir. Bunun dışında Yargıtay uygulamasında bazı kararlarda, teknik personele ödenen şantiye ve arazi zammını, hasta sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen araç ücreti, çiğden verilen erzak, elbise dikiş ücreti, yakacak ve yakıt parası ve toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalıya ödenen yemek parası aynî yardım niteliğinde görülmüştür. Somut bir biçimde belli bir ihtiyaca yönelik, ayni yardım niteliğinde olan giyim yardımı sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançlardan değildir. İkramiye adı atındaki ödemeler yönünden ise; 11.07.1956 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6772 sayılı Kanun'un 1 nci maddesi ile “… belediyeler ve bunlara bağlı teşekküler, 3460 ve 3659 sayılı kanunların şümulüne giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve diğer bilcümle kurum, banka, ortaklık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan İş Kanununun şümulüne giren veya girmeyen yerlerde çalışmakta olan ve İş Kanununun muaddel birinci maddesindeki tarife göre işçi vasfında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılır.” hükmü getirilmiş, anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında ise “… bu tediyelerden çeşitli işçi sigortalarının icabettirdiği primler kesilmez ve bu paralar borç için haczedilemez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Kanun gereğince, maddenin 2 nci fıkrasındaki istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen her türlü gelirden sigorta primi kesilmesi söz konusu olmaktadır. 506 sayılı Kanunda ücretin tanımı yapılmamıştır. Fakat m.77/I-a’da sözü edilen “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri gibi ücretlerinde girdiği kabul olunmaktadır. Bu ücretlerin sigortalıya fiilen ödenmesi şart olmayıp, onun adına o ay için tahakkuk ettirilmiş olması prime esas kazanca dahil edilmesi için yeterlidir. Asıl ücretin eki niteliğinde bulunan prim ve ikramiyeler, prime esas kazançlar olarak brüt tutarları üzerinden ödendikleri aylar itibariyle prime esas tutulur. Bunların tahakkuk etmiş olması prime esas tutulmaları için yeterli olmamakta, ödenmiş olması da aranmaktadır (m.77/I-b). İdare veya kaza mercileri tarafından verilen karar uyarınca sigortalılara yapılan ödemeler (a) ve (b) bentlerinde öngörülen ücret türlerinden ayrımsızdır. Fark, bunların yönetim ve yargı mercilerince verilmiş kararlardan kaynaklanmalarıdır. İşveren ile sigortalı işçi arasında “fazla çalışma ücreti” veya “prim, ikramiye” gibi konularda uyuşmazlık çıkar ve mahkemece, bu işçilik haklarının ödenmesine karar verilir ve sigorta primlerinin ödeneceği ay içinde bu paralar sigortalıya verilirse, bu ödemelerde prim matrahına dahil edilerek, prim hesabında göz önünde tutulur. Bu tür kazançlara salt hak kazanmak, bu kazançların prime esas alınması için yeterli bulunmamaktadır (Mustafa Çemberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, Olgaç Matbaası, 1985 Baskı, s.439). 3. Değerlendirme Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan yemek muafiyet listesi celbi ile işçi ve işveren paylarının bildirilmesi ve işveren hissesi ayrıştırılmak suretiyle Kurumca tutarları yıllar itibariyle belirlenecek yemek ücretinin prime esas kazanca tabi tutulmayacağı, bu miktarı aşan yemek ücretinin dahi prime esas kazanca tabi tutulacağının gözetilmesi ve buna göre miktarlar tespit edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Somut olayda, yemek muafiyet oranı belirlenirken 1,06 TL tutarı esas alınmış ise de söz konusu meblağa hangi yol izlenilerek ulaşıldığı belirtilmediğinden, yasal tarifeye göre muaf olunan yemek ücretinin belirlenmesi, yemek muafiyet oranlarının nasıl belirlendiği belirtilerek ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak alacak tutarının belirlenmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.