8. Hukuk Dairesi 2023/3237 E. , 2025/1058 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2820 E., 2023/802 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/29 E., 2021/68 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, mülkiyete yönelik talep hakkında mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilme
**8. Hukuk Dairesi 2023/3237 E. , 2025/1058 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2820 E., 2023/802 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/29 E., 2021/68 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, mülkiyete yönelik talep hakkında mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama kadastrosu sırasında, Tekirdağ ili ... Paşa ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 113 ada 34 parsel sayılı 11.700 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 113 ada 34 parsel numarasıyla ve 11.708,02 metrekare yüzölçümlü olarak, tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan 113 ada 33 parsel sayılı 32.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 113 ada 33 parsel numarasıyla ve 32.712,68 metrekare yüzölçümü ile tespit edilmiştir. Davacı vekili; vekil edeninin 113 ada 34 parsel sayılı 18.000 m2lik taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazı uzun yıllardır kullandığını, yenileme kadastro çalışmasından sonra taşınmazda yaklaşık 7000 m2 azalma olduğunu, öncesinde, tapu kayıt malikleri arasında yapılan taksim ile 4 parçaya bölündüğünü, 113 ada 31 ve 33 parselin ..., 32 parselin ... Altın ve 34 parselin ... Altın adına tescil edildiğini, müvekkili adına tapu kaydı ve fiili kullanımdan daha az yer tespit edildiğini, belirterek yenileme kadastro tespitinin iptaline, müvekkilinin kullanımında olan 18.000 m2 olarak alanın yargılama sırasında tespit edilmesi ile müvekkil adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazların ilk tesis kadastrosunun 1989 yılında yapıldığı, 113 ada 31, 32, 33 ve 34 parsellerin aynı tapu kaydından geldiği ve 1980 yılında yapılan harici ve rızai taksim ile 4 kısma ayrıldığı, yapılan tespitlere itiraz edilmediği ve taşınmazların tapuya tespit gibi tescil edildikleri, taşınmazların yapılan ölçümün fotogrametrik yöntemle ölçülüp sınırlandırılarak 1/5000 ölçekli kadastro paftasına tersim edilen alanlar planimetrik yöntemlerle hesaplandığı, alınan bilirkişi raporu bilirkişiler tarafından seçenekli olarak sunulduğu, yapılan değerlendirmede dava konusu taşınmazların sınırlarının her hangi bir ölçü, sınırlandırma ve tersimat hatası bulunmayan kesinleşmiş tesis kadastro paftası esas alınarak belirlenmesi gerektiği yönünde olduğu, uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı bu sebeple de bilirkişi raporunda belirtilen kesinleşmiş tesis kadastro paftasına göre yapılan hesaplamanın dikkate alındığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22-a madde uygulaması çalışmaları sırasında oluşturulan sınırın kadastro paftası ile birebir örtüşmekte olduğu, ada raporu ile kadastro tutanağının birbirine uyumlu olduğu, paftasında her hangi bir ölçü, tersimat ve sınırlandırma hatası olmadığı, kesinleşmiş paftaya göre davacının talep ettiği ve keşifte gösterilen sınır ve bölüm (A) harfli kısım olduğu ve bu kısmın dava konusu 113 ada 33 parsel sınırları içerisinde yer aldığı, tüm bunların dışında alanlarda meydana gelen değişikliklerin 1989 yılında ilk tesis kadastrosu esnasında kullanılan ölçü tekniği ile alan hesaplama yönteminin teknik yönden yetersiz oluşundan kaynaklandığı, mülkiyete yönelik talebi hakkında ise, mahkemenin görevli olmadığı gerekçeleri ile davacı tarafından davalılar aleyhine açılan uygulama kadastro tespitinin iptaline yönelik davanın reddine, dava konusu Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesi ... mahallesinde bulunan (Eski 113 ada 33 ve 34 ) Yeni 113 ada 33 ve 34 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastro tutanağında belirtilen nitelik ve yüzölçümü ile tespit gibi tesciline, davacı tarafından davalılar aleyhine dava konusu Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesi ... Mahallesinde bulunan (Eski 113 ada 33) Yeni 113 ada 33 parsel sayılı taşınmaza ilişkin bilirkişi raporundaki krokilerde (A) harfi ile gösterilen 4.406,35 m2'lik kısımdaki taksime bağlı mülkiyet iddialı talebi yönünden açılan kadastro tespitine itiraz davasının görev yönünden usulden reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.