1. Hukuk Dairesi 2011/5360 E. , 2011/9293 K. "" MAHKEMESİ : KAYSERİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/09/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları M. A.'un maliki olduğu 1 parseldeki 4 nolu bağımsız bölüm ile 2267 parseldeki 12 nolu bağımsız bölümü mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla davalı ikinci eşi F.'ya satış suretiyle muvazaalı temlik ettiğini 4 nolu bağımsız bölümün F. tarafından damadı olan diğer davalıya danışıklı olarak devredildiğini ileri…
**1. Hukuk Dairesi 2011/5360 E. , 2011/9293 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KAYSERİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 30/09/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları M. A.'un maliki olduğu 1 parseldeki 4 nolu bağımsız bölüm ile 2267 parseldeki 12 nolu bağımsız bölümü mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla davalı ikinci eşi F.'ya satış suretiyle muvazaalı temlik ettiğini 4 nolu bağımsız bölümün F. tarafından damadı olan diğer davalıya danışıklı olarak devredildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, iddiaların yersiz olduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili ve davalı F.. vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, miras bırakan M.A.’un 1 parsel sayılı taşınmazdaki 4 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini 12.7.2002 tarihli akitle davalı F.’ya satış göstermek suretiyle temlik ettiği, F.’nın da damadı olduğu anlaşılan diğer davalı T.’e 19.11.2003 tarihli akitle devrettiği, 2267 parseldeki 12 olu bağımsız bölümün ise davalı F.tarafından muris ile ilgisi bulunmayan İ.isimli kişiden satın aldığı görülmektedir. Davacılar, temliki işlemlerin kendilerinden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı yapıldığını ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Her ne kadar, mahkemece her iki parsel açısından olayda uygulama yeri olmayan 05.2.1947 tarih 20/6 sayılı İ.B.K. kararı uyarınca yazılı bir belge ibraz edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, 2267 parseldeki 12 nolu bağımsız bölüm yönünden taşınmazın 3.kişiden satın alınarak davalı F. adına tescilinin sağlandığı, diğer bir deyişle gizli bağış niteliğinde olduğu, 01.4.1974 tarih ½ sayılı İ.B.K.’nın uygulama yerinin olmadığı, ancak tenkis isteğinde bulunulabileceği, davacılarında bu yönde bir isteklerin bulunmadığı, gözetilerek bu gerekçelerle anılan taşınmaz yönünden ret kararı verilmiş olması sonucu itibariyle doğrudur. Davacıların bu taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir reddine; 2495 ada 1 parsel 4 nolu bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece yapılan araştırmanın hükme yeterli ve elverişli olduğu söylenemez.