(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/6520 E. , 2008/6540 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Davacı, davalıya ait inşaatın alüminyum doğramalarını, ısıcam vesair imalâtlarını yaptığını bedelin ödenmediğini ileri sürerek, davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/6520 E. , 2008/6540 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Davacı, davalıya ait inşaatın alüminyum doğramalarını, ısıcam vesair imalâtlarını yaptığını bedelin ödenmediğini ileri sürerek, davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı cevabında davacı ile akdî ilişkilerinin bulunmadığını, işi başkasına yaptırdığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere, şahitlerin ifadeleri ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davada talep edilen alacak miktarına göre yanlar arasındaki akdî ilişkinin HUMK’nın 288 ve devamı maddeleri gereğince senetle ispat edilmesi gerekir. Aynı Kanunun 289. maddesi uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda karşı tarafın açık muvafakatı ile tanık dinlenebilir. Dava konusu olayda yanlar arasında yazılı bir sözleşme imzalanmamış olup, şahitlerin dinlenmesine de davalı yanca karşı çıkılmıştır. Davalının ticari defterlerinde de alacağın varlığını gösteren bir kayda rastlanmamıştır. Bu nedenle akdî ilişkinin ispatlandığı kabul edilemeyeceğinden ve delil listesinde davacı “her türlü delil” demek suretiyle yemin kanıtına dayanmış sayılacağından mahkemece davacının davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılıp, inkâr edilmesi halinde dava reddedilmelidir. Öte yandan, davacı tarafından davalıya gönderilen 19.06.2006 tarihli ihtarnamede tanınan süre sonunda temerrüt oluştuğu halde faizin işin teslim tarihinden başlatılması da BK’nın 101. maddesine aykırı bulunmuştur. Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.