4. Hukuk Dairesi 2016/11237 E. , 2018/8084 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalılar ... Gazete Dergi Basım AŞ ve ... aleyhine 12/05/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeni ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27/01/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabul…
**4. Hukuk Dairesi 2016/11237 E. , 2018/8084 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalılar ... Gazete Dergi Basım AŞ ve ... aleyhine 12/05/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeni ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27/01/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava; basın ve yayın yolu ile kişilik haklarının ihlali nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; ... gazetesinin 29/03/2014 tarihli nüshasında ''TRT'de Kara Propoganda'' başlıklı yazısında, yine aynı gazetenenin 19/04/2014 tarihli nüshasında ''İlgim Yok Diyor, Köstebek Arıyor'' başlıklı yazısında, 30/04/2014 tarihli nüshasının ''O Soruşturmayı Kim Engelledi'' başlıklı yazısında ve 11/05/2014 tarihli nüshasının TRT'de Soruşturma Başladı'' başlıklı yazısında müvekkilinin paralel yapı üyesi olduğu, kurum içinde ve dışında bu örgütün faaliyetlerini yürüttüğü belirtilerek kişilik haklarına zarar verildiğinden bahisle manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili; dava konusu edilen haberlerin basın özgürlüğü kapsamında kaldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; yapılan haberlerin görünür gerçeğe uygun olmadığı, düşünsel bağlılığın korunmadığı ve çatışan yararlar dengesinin davacı aleyhine bozulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 1 ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın; olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.