4. Hukuk Dairesi 2016/14585 E. , 2018/8163 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 28/09/2015 gününde verilen dilekçe ile basın ve internet yayını nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/01/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle …
**4. Hukuk Dairesi 2016/14585 E. , 2018/8163 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 28/09/2015 gününde verilen dilekçe ile basın ve internet yayını nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/01/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın ve internet yayını yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, Cumhuriyet Gazetesinin 04/06/2015 tarihli nüshasının 12. sayfasında "Validen Bomba İtirafı" başlıklı bir haber yayınlandığını, söz konusu haberin aynı gazetenin internet sayfasında da yer aldığını, dava konusu haberin içeriğinin çarpıtıldığını, haber içeriğinde, davacı tarafından HSYK'ya gönderilen yazıda MİT tırları içerisinde bomba bulunduğuna dair itirafta bulunduğunun iddia edildiğini, oysa davacı tarafından HSYK'ya gönderilen bilgi yazısında böyle bir durumun söz konusu olmadığını gazete tarafından davacının beyanlarının çarpıtıldığını, davacının kişilik haklarını zedelemeye yönelik gerçeğe aykırı haber yapılarak davacının hedef gösterildiğini, dava konusu haberler nedeniyle mahkemelerce erişimin engellenmesi ile düzeltme ve cevap metninin yayınlanmasına dair kararlar verildiğini belirterek oluşan manevi zararın tazminini talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yazı içeriğinde manşette geçen şekilde bir söylem ya da itirafın varlığının açıkça belirtilmediği, bir kamu görevlisi olan valinin, manşette belirtilen şekilde beyanı bulunduğu hususu haber içeriğinde bile ortaya konulmamışken haberin içeriği ve veriliş şekli itibarıyla sanki böyle bir beyanatı varmış gibi haber yapılmasının davacının itibarını zedelediği ve kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür