Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/7928 E. , 2024/16676 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7928 Karar No : 2024/16676 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu gö
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/7928 E. , 2024/16676 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7928 Karar No : 2024/16676 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden, davacının kamu görevine atanmasında FETÖ/PDY terör örgütüyle bağı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan amcası ile yengesinin etkili olduğunun belirtildiği ancak davacının bahsi geçen örgüt ile doğrudan ilişkisini ortaya koyacak herhangi bir bilgi ve belgeye yer verilmediği, evlerinde yapılan aramada örgüte müzahir yayın organına ait dökümanların (Sızıntı adlı derginin) bulunduğu tespit edilmiş ise de söz konusu dokümanın örgütün kriminalize olduğu tarihten önceki bir döneme 2012 yılına ait olduğu anlaşıldığı, dava konusu işlemde tanık beyanlarından bahsedilmiş ise de, dosyaya bulunan tanık ifadelerinin görgü ve bilgiye dayalı olmayan nitelikte, davacının soyisminden veya duyumlardan yola çıkılarak ulaşılan varsayımlar olduğu, nitekim yukarıda anılan savcılık kararında da tanık beyanlarından bahsedilmediği anlaşılmış, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının evinde yapılan aramada, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yayın organı olan 3 adet Sızıntı ve 7 adet Yeni Bahar isimli dergilerin ele geçirildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında 02/08/2016 tarihinde ifadesine başvurulan davacı tarafından, bu konu ile ilgili hukuki sorumluluktan kurtulmaya yönelik çelişkili açıklamalarda bulunulduğunun değerlendirildiği, kamu görevine girmesinde referans olduğunu ikrar ettiği, amcası H.E.'nin Anayasa Mahkemesinde Raportör olarak görev yaptığı, yengesi N.E.'nin ise, Adalet Bakanlığında Personel Daire Başkanı ve daha sonra FETÖ/PDY terör örgütünün etkin olduğu dönemde Hakimler Savcılar Yüksek Kurulunda Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yaptığı, adı geçen şahısların FETÖ/PDY ile irtibatlı ya da iltisaklı olduğu gerekçesiyle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca... tarih ve ... sayılı kararı ile meslekten çıkarılmalarına karar verildiği, davacının sosyal medya hesabını 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsünden kısa bir süre sonra kapatmasının da şüpheli bir hareket olarak dikkat çekici bulunduğu, 31/07/2016 tarihinde ifadesine başvurulan tanık A.A. tarafından, "..., yukarıda bahsettiğim N.E.'nin akrabalarındandır. Bu nedenle örgüt ile bağlantılı olduğunu düşünüyorum." şeklinde kanaat bildirildiği, ... Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı tarafından, davacının FETÖ/PDY ile irtibatlı ya da iltisaklı olduğu yönünde kanaat notu bulunduğunun görüldüğü, adli soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyaller ile ilgili düzenlenen inceleme raporuna göre, davacının örgüte müzahir "samanyoluhaber.com" ve "zaman.com" isimli internet sitelerini takip ettiği değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen arama ve el koyma tutanakları incelendiğinde, sözü edilen dergilerin bayiden çıktığı haliyle yani poşetinden hiç çıkartılmamış vaziyette olduğunun görüleceği, söz konusu dergiyi 2012 ya da 2013 yılında bir akraba ziyaretinde apartman önüne bırakılmış eski kitaplar arasında gördüğü, diğer bir kısım kitap ve dergilerle birlikte inceleyip ardından da köyde evlerinde soba tutuşturmak amacıyla kullanmak üzere evlerine getirdiği, diğerleriyle birlikte onu da kitaplığına koyduğu, inceleme fırsatı bulamadığı ve dergi poşetinden dahi çıkartılmadan konulduğu yerde unutulduğu, bahsi geçen tarihte henüz bu yayının basım ya da dağıtımını yapan yayınevinin yasaklı olmadığı ve derginin yasal olarak yayımına izin verildiği, derginin etiketinde gönderilen kişinin adının açıkça Y.D. olarak yazıldığı, adresinin de müvekkilin kayın pederinin adresi olduğu, ... Adli Yargı Adalet Komisyonunca iki aşamalı olarak yapılan sınavda mülakat sınavına yalnızca yedi kişinin katılmaya hak kazandığı, kendisi dahil altı kişinin mülakat sınavında başarılı bulunduğu ve katip olarak atandığı, 2004 yılında girdiği katiplik sınavını amcasının referansıyla kazandığı iddiasının iftiradan ibaret olduğu, Facebook hesabını 20-22 Temmuz 2016 yılında kapatmış olmasının dikkat çekici bulunduğu iddiasının ise kabul edilemez olduğu, hesabını kapattığı ancak hiçbir paylaşımını silmediği, sonrasında tekrar aynı sosyal medya hesabını kullandığı, sosyal medya paylaşımlarında hukuka aykırı bir paylaşım bulunmadığı, hakkındaki kurum kanaatinin somut tespitlere dayanmadığı, örgüte müzahir haber sitelerine girmiş olmasının irtibat ve iltisaklı olduğu hususunda yeterli delil olmayacağı, irtibat ve iltisak kelimelerinin soyut olduğu ve keyfi yorumlandığı iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, zabıt katibi olarak görev yapmakta iken, 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ... tarih ve... sayılı işlemi ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve soruşturma No:... sayılı dosyasında "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair" ek karar ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No... sayılı kararıyla "Kovuşturmaya Yer Olmadığına" dair karar verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile yasalaşan 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin, yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin 31/05/2023 tarih ve E:2018/77, K:2022/105 sayılı kararıyla, 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında; - Silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ...sayılı soruşturma sonucunda ... tarihli kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, - Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; başvurucunun evinde yapılan arama esnasında örgüte müzahir yayınların bulunduğu, tanıklar S.B. ve B.A.'in beyanları ile kendi ikrarında belirttiği üzere katip olmasında referans olan amcasının Anayasa Mahkemesinde Raportörlük yapan H.E., yengesinin ise Adalet Bakanlığı Merkez Teşkilatında görev yapan N.E. olduğu, bu kişilerin FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında görevden uzaklaştırılan herkesçe bilinen kişilerden olmaları ve başvurucunun onların referansı ile işe girmesi, bu nedenlerle başvurucunun FETÖ/PDY terör örgütüne mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğunun değerlendirildiği tespitlerine yer verilmiştir. Davacı tarafından, evinde yapılan arama sonucunda çıkan dokümanların (Sızıntı ve Yeni Bahar dergileri) 2012 yılına ait olduğu ve etiketinde kayın pederi Y.D. isminin bulunduğu, bu tarihte örgütün kriminalize olmadığı ve bu dergilere herhangi bir aboneliği bulunmadığı, 2004 yılında ... Adliyesinde zabit katipliği sınavını kazanarak 2.aşamaya yedi kişi ile birlikte kaldığı ve altı kişinin sınavı kazanarak zabıt katibi olduğu, kamu görevine başladığı tarihte bahsi geçen H.E. isimli amcasının Anayasa Mahkemesi raportörü olmadığı, mülakat heyeti üzerinde nüfuz kullanacak bir pozisyonda bulunmadığı, hakkında beyanda bulunan A.A.'nın ... Adalet Komisyonunda çalıştığı, beyanının bilgi ve görgüye dayalı olmadığı, yengesi N.E. 'nin HSK Genel Sekreter Yardımcısı ve amcası H.E.'nin Anayasa Mahkemesi raportörü olarak görev yapmakta iken FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğundan bahisle kamu görevinden çıkarıldığı ve bu durum herkes tarafından bilindiğinden çıkarım yaparak beyanda bulunduğu, Facebook isimli sosyal medya hesabını 20-22 Temmuz 2016 tarihinde kapattığı ancak hiçbir paylaşımını kaldırmadığı, sonrasında tekrar açtığı ve şuan kullandığı, dijital materyal incelenmesinde samanyoluhaber.com ve zaman.com isimli internet sitelerinde herhangi bir aboneliği bulunmadığı sadece haber manşetlerine girdiği ve söz konusu tarih itibarıyla bu sitelerin kriminalize olmadığı, farklı yayın organlarının da haberlerini okuduğu ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesince davacının irtibat ve iltisakına ilişkin tespitlerin yer alabileceği bir çok kurumdan da ara karar yapılmak suretiyle bilgi belge istenildiği, ara karara cevaben sunulan bilgi ve belgelerden davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı bulunup bulunmadığına ilişkin yapılan araştırmalar neticesinde anılan terör örgütü ile irtibat ve iltisakına başkaca somut bilgi ve belge ortaya konulamadığı gerekçesiyle varsayıma dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesince ise, dosyadaki bilgi ve belgeler doğrultusunda davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Yukarıda yer verilen tespitler ile davacının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı yolundaki karar incelendiğinde, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve/veya iltisakını gösterir tespitler bulunup bulunmadığı hususunda yapılan araştırmalar neticesinde, ByLock kaydının bulunmadığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir herhangi bir vakıf, şirket ya da iş yerinde çalışma kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY'ye müzahir sendika ya da derneklerde üyelik kaydının bulunmadığı, Bank Asya'da 31/12/2013 ile 24/12/2014 tarihleri arasında para artışı olan/yeni hesap açan şahısların listesini gösterir tabloda kaydının olmadığının anlaşıldığı, evinde yapılan aramada örgüte müzahir yayın organına ait doküman (Sızıntı adlı dergi) bulunsa da, söz konusu dokümanın örgütün kriminalize olduğu tarihten önceki bir döneme 2012 yılına ait olduğunun anlaşıldığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bağlantısına dair somut herhangi bir bilgiye yer verilmediği, sosyal medya hesabını 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden kısa bir süre sonra kapatması şüpheli olarak değerlendirilse de, anılan platform üzerinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütünü destekleyici ve över mahiyette bir paylaşımının söz konusu olmadığından aleyhe esas alınamayacağı, davacı tarafından, örgütle iltisaklı "samanyoluhaber.com., zaman.com" isimli sitelere sadece giriş yapılmış olmasının davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği tanık ifadelerinin görgü ve bilgiye dayalı olmayan nitelikte, davacının soyisminden veya duyumlardan yola çıkılarak ulaşılan varsayımlar olduğunun anlaşıldığı, davacının kamu görevine atanmasında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan amcası ve yengesinin etkili olduğu iddia edilmiş ise de, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin herhangi bir veri içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek olan aile üyeleriyle ilgili tespitlerin, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı noktasında aleyhine bir tespit olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılarak davanın reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.