10. Hukuk Dairesi 2024/7315 E. , 2024/6831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/627 E., 2023/857 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/271 E., 2020/46 K. Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun e
**10. Hukuk Dairesi 2024/7315 E. , 2024/6831 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/627 E., 2023/857 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/271 E., 2020/46 K. Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; davacının içinde bulunduğu ve davalı şirkette çalışırken 21.07.1995 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, SGK kayıtları, ilgili mevzuat hükmü ve Gaziantep 5. İş Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli, 2016/238 Esas ve 2018/358 Karar sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde, Gaziantep 5. İş Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli, 2016/238 Esas ve 2018/358 Karar sayılı kesinleşmiş kararının, Mahkememiz açısından kesin delil niteliğini haiz olduğu ve davanın tarafları ile Mahkemeyi bağlayıcı nitelikte bulunduğu ve davacının, davalı ... Kalıp Plastik San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait 1004534 sicil numaralı iş yerinde geçirdiğini iddia ettiği kaza tarihi olan 21.07.1995 tarihinde sigortalı olmadığı, mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 nci maddesi gereği yasal şartların oluşmaması nedeni ile iddia olunan kaza olayının iş kazası olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usul ve yasaya aykırı verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve haklı davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Temyiz eden davacı vekili özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 3, 11 ve 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Hizmet tespit davası, sosyal güvenlik kurumuna hizmet süreleri eksik bildiri-len, sürekli çalışmasına rağmen işe giriş çıkış yaptırılan, SGK girişleri geç yaptırılan veya sigortasız çalıştırılan işçilerin işverene karşı açacağı ve Kurumunda önce 6552 sayılı Kanun, sonra ise 7036 sayılı İMK uyarınca fer'i müdahil kabul edildiği dava türüdür. Hizmet tespit davalarında, uzun vadeli sigorta kolları kapsamında sigortalı olarak bildirilmeyen süre, yeni prim ödeme gün sayısı, prime esas kazanç miktarı tespit edilir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda da hizmet akdine dayalı çalışanlar bakımından Kanunun 86 ncı maddesinde hizmet tespiti davası açılabileceği düzenlenmiş, kendi namına çalışanlar bakımından benzer bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle davayı sadece 4/a’lılar açabilecektir. Bu davayı açabilecek olanlar bakımından ayırıcı unsur hizmet akdi ile çalışmadır. Hizmet akdinin tespitinde ise ayrıcı unsur bağımlılık unsurudur. Bu nedenle kişisel bağımlılık ilişkisi var olan, hizmet akdi ile çalışan sigortalılar hizmet tespit davasını açabilecektir. İş kazası tespiti ise "işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen özre uğratan olayın sigortalı tarafından tespiti istemidir. İş kazası tespiti kısa vadeli sigorta kollarından yararlanan sigortalılar içinde öngörüldüğünden, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak hizmet akti ile çalışanlar yanında kendi nam ve hesabına çalışanların isteyebilecekleri gibi işyerinde çırak, mesleki eğitim gören veya staj yapanlar da isteyebilecektir. Davacının iş kazasını tespit istediği tarihte yürürlükte olan 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 3 üncü maddesinin bazı sigorta kolları uygulanmayacak olan sigortalılarla ilgili 2 nci fıkrasının (B) bendinde “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malulluk, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.” kuralına yer verilmiştir. Söz konusu kural uyarınca özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre için, iş kazaları ile meslek hastalıkları ve hastalık sigortaları uygulanmıştır. Madde de sözü edilen özel kanun (2089 sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu) 05.07.1977 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğundan, bu tarihten sonra anılan Kanun kapsamına alınan il ve meslek dallarında çalıştırılan çıraklar hakkında 506 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uygulanmıştır. Dolayısı ile kısa vadeli sigorta kollarına tabi sigortalı iş kazası tespiti isteyebilecekken, hizmet tespiti arada iş sözleşmesi ilişkisi (hizmet akti) bulunmadığı için isteyemeyecektir. Bu anlamda hizmet tespitinin reddine dair kesinleşmiş karar kısa vadeli sigorta kollarına tabi sigortalı açısından kesin delil niteliğinde olmayacaktır. Eldeki davada, 10.08.1983 doğumlu davacının 20.02.2004-27.07.2016 tarihleri arasında davalı şirkete ait iş yerinden tam bildirimi bulunmaktadır. Davacı öğrenim görürken 21.07.1995 tarihinde davalı iş yerinde çalışırken iş kazası geçirdiğinin tespitini istemiştir. Davacının Gaziantep 5. İş Mahkemesinin 2016/238 Esas ve 2018/358 Karar sayılı dosyasında hizmet tespiti istemi 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında sigortalı olmadığı gerekçesi ile reddedilmiş ve istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Oysa davacı bu tarihlerde öğrenci olup eğitimi 2003 yılına kadar devam etmiştir. Davalı işyerinde de yaz ayları öğrenim görürken çalıştığı, anılan iş kazası tarihinde 12 yaşında olduğu, eğitim gördüğü arada bu kapsamda hizmet akti olmadığı anlaşılmaktadır. 506 sayılı Kanun kapsamında öğrenim gören aday çırak, çırak, öğrenim gören veya stajyerler kısa vadeli sigorta kollarında yararlanmaktadırlar. Sonuç olarak hizmet tespiti isteminin reddi, iş kazası tespiti için kesin delil niteliğinde değildir. Davacının kısa vadeli sigorta kolları kapsamında değerlendirilerek, buna göre iş kazası tespiti isteminin deliller toplanarak değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.