3. Hukuk Dairesi 2020/3077 E. , 2020/5741 K. "" Davacı ... ile davalı ... vd. aralarındaki kişisel eşyanın iadesi davasına dair ... 17. Aile Mahkemesi’nden verilen 28/02/2019 günlü ve 2017/183 E.-2019/201 K. sayılı hükmün bozulması hakkında dairece verilen 24/12/2019 günlü ve 2019/3543 E.-2019/10480 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği d…
**3. Hukuk Dairesi 2020/3077 E. , 2020/5741 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı ... ile davalı ... vd. aralarındaki kişisel eşyanın iadesi davasına dair ... 17. Aile Mahkemesi’nden verilen 28/02/2019 günlü ve 2017/183 E.-2019/201 K. sayılı hükmün bozulması hakkında dairece verilen 24/12/2019 günlü ve 2019/3543 E.-2019/10480 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalılar ile evlilik öncesinde 25.09.2003 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmede yazılı olan çeyiz eşyalarının müşterek eve getirildiğini, ziynet eşyalarının ise kayınpederi ve kayınvalidesi olan davalılar ... ve ... tarafından saklanmak amacıyla alındığını, eşi olan davalı ... tarafından evden kovulması nedeni ile çeyiz eşyalarını alma fırsatını bulamadığını, sözleşme uyarınca davalıların boşanma halinde belirtilen ziynet ve çeyiz eşyalarının o günkü rayiç değerlerinin ödenmesini taahhüt ettiklerini ileri sürerek; ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesini, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla, ziynet ve çeyiz eşyalarının dava tarihindeki rayiç bedelinin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını zira tarafların imzaladıkları sözleşmede yetkili mahkemenin ...mahkemeleri olarak belirlendiğini, sözleşmede yazılı çeyiz ve ziynet eşyalarının 2003 yılında davacıya teslim edildiğini ve bu hususun sözleşme içeriği ile sabit olduğunu, davacı ve eski eşi olan davalılardan Hacı'nın çalışmaması nedeniyle giderlerini ziynet eşyalarını satarak karşıladıklarını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davaya konu sözleşmenin 25.09.2003 tarihinde düzenlendiği, davacı ile davalılardan ...'ın 21.09.2005 tarihinde evlendiği, sözleşmenin niteliği ve içeriği göz önüne alındığında Türk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilebileceği, bu haliyle davanın değeri göz önüne alındığında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle; davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 27.12.2016 T. 2016/22470 E. 2016/16674 K. sayılı ilamı ile, “...Hal böyle olunca, mahkemece; kişisel eşyaların iadesi istemine ilişkin davanın, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun İkinci Kitabından (md. l18 ila 395) kaynaklanması nedeniyle Aile Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin gözetilmesi ve uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesi ile bozmuştur.