1. Hukuk Dairesi 2013/9160 E. , 2014/4955 K. "" ESAS NO : 2013/9160 KARAR NO : 2014/4955 MAHKEMESİ : BULDAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2013 NUMARASI : 2012/184-2013/79 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereğ…
**1. Hukuk Dairesi 2013/9160 E. , 2014/4955 K.** **"İçtihat Metni"** ESAS NO : 2013/9160 KARAR NO : 2014/4955 MAHKEMESİ : BULDAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2013 NUMARASI : 2012/184-2013/79 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davacı Ayşe'nin davasının feragat nedeniyle reddine, diğer davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir. Miras bırakanın 27.4.2010 tarihli resmi akit ile maliki olduğu tarla niteliğinde ve11022 m2 yüzölçümündeki 18 parsel sayılı taşınmazını kızı olan davalı Arife'ye satış suretiyle temlik ettiği, Arife'nin de10.11.2011 tarihinde kendi oğlu diğer davalı Ahmet'e satış yaparak tapuda devrettiği kayden sabittir. Davacılar, murisin yaptığı temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.