Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3343 E. , 2024/2824 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/3343 Karar No:2024/2824 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : .. İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3343 E. , 2024/2824 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/3343 Karar No:2024/2824 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : .. İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının uygulanması için yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 07/10/2021 tarih ve 31621 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Şanlıurfa Sarayönü (Kızılay) Meydanı ve Kentsel Tasarım Fikir Yarışması" ihalesine ilişkin ilanın 9. maddesi uyarınca davalı idarenin web sayfasında yayınlanan Yarışma Teknik Şartnamesi'nin "Yarışma Jüri Üyeleri ve Raportörleri" başlıklı 9. maddesinin "Yarışmacılardan İstenenler Başlıklı" 11. maddesinin "E. Kimlik Zarfı" bölümünün (a) ve (d) bendinin ve Şartname ekindeki "Yarışma Şartları Kabul Belgesi"nin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davanın, Yarışma Teknik Şartnamesi'nin "Yarışma Jüri Üyeleri ve Raportörleri" başlıklı 9. maddesinin iptaline, Yarışma Teknik Şartnamesi'nin "Yarışmacılardan İstenenler" başlıklı 11. maddesinin "E. Kimlik Zarfı" bölümünün (a) ve (d) bentleri ile Şartname ekindeki "Yarışma Şartları Kabul Belgesi" yönünden davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından, söz konusu Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının uygulanması için davalı idareye yapılan başvurunun dava konusu işlem ile reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı; mevzuat uyarınca bir yargı kararını aynen ve gecikmeksizin uygulamaktan başka bir seçeneği olmayan idarelerin yargı kararlarına uymaması, karar gereklerine göre işlem ve eylemde bulunmaması ya da biçimsel nitelikte uygulamalarla yargı kararlarını etkisiz ve geçersiz kılmasının söz konusu olamayacağı, aksine anlayış ve tutumun, Anayasa'ya ve hukukun temel ilkelerine aykırılık oluşturacağı anlaşıldığından, davacının Mahkeme kararının uygulanması için yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, katılımcılara ait fikir projelerinin satın alınmadığı, yarışmaya konu Kızılay Meydanı yapıldığı ve tamamlandığı için bu meydana ilişkin yeniden yarışma yapılması konusunda kamu yararı bulunmadığı, Mahkeme kararının uygulanmasında fiili yönden ve hukuki yönden imkânsızlık söz konusu olduğu, davacı tarafından açılan "iptal" davasında Mahkeme tarafından "yürütmenin durdurulması" talebi reddedildiğinden işlemlere devam edildiği, "iptal" kararı verildikten sonra ise sürecin sona erdiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davalı idare tarafından Mahkeme kararı doğrultusunda işlem tesis edilmesi gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : 07/10/2021 tarih ve 31621 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Şanlıurfa Sarayönü (Kızılay) Meydanı ve Kentsel Tasarım Fikir Yarışması" ihalesine ilişkin ilanın 9. maddesi uyarınca davalı idarenin web sayfasında yayınlanan Yarışma Teknik Şartnamesi'nin "Yarışma Jüri Üyeleri ve Raportörleri" başlıklı 9. maddesinin, "Yarışmacılardan İstenenler Başlıklı" 11. maddesinin "E. Kimlik Zarfı" bölümünün (a) ve (d) bendinin ve Şartname ekindeki "Yarışma Şartları Kabul Belgesi"nin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davanın, Yarışma Teknik Şartnamesi'nin "Yarışma Jüri Üyeleri ve Raportörleri" başlıklı 9. maddesinin iptaline, Yarışma Teknik Şartnamesi'nin "Yarışmacılardan İstenenler Başlıklı" 11. maddesinin "E. Kimlik Zarfı" bölümünün (a) ve (d) bentleri ile Şartname ekindeki "Yarışma Şartları Kabul Belgesi" yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, söz konusu Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının uygulanması için davalı idareye yapılan başvurunun, dava konusu işlem ile, "....söz konusu kararın icrası mümkün olmadığından, kararın icrasının mümkün olması halinde dahi temyiz talebimizin kabulü halinde kararın icrası sebebiyle kamu zararı oluşacağından bu aşamada kararın uygulanması mümkün değildir...." gerekçesiyle reddi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 138. maddesinin 4. fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez."; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan mevzuat uyarınca, idareler iptal kararının amaç ve kapsamına göre yeni bir işlem yapmak ve iptal edilen işlemden doğan sonuçları ortadan kaldırmak ve önceki hukukî durumun geçerliliğini sağlamakla görevlidir. Bu nedenle, idarelerin, idarî yargı yerlerince verilen kararların uygulanıp uygulanmaması konusunda "takdir yetkisi"ne sahip olmadığı, bu kararların doğruluğunu tartışma ve buna göre uygulama yetkisinin bulunmadığı, idarelerin bu alandaki yetkilerinin "bağlı yetki" niteliğinde olduğu açıktır. İptal kararları, bir idarî işlemin hukuka uygun olup olmadığını denetleyen idarî yargı yerinin işlemin geçerliğini etkileyen bir sakatlık tespit etmesi hâlinde, işlemin geriye yürür biçimde tesis edildiği tarih itibarıyla hukuk düzeninden kalkmasını sağlayan yargı kararlarıdır. Hukuk devletinde, idarenin, uyuşmazlıkları sonuçlandıran yargı kararlarının maksadına uygun şekilde işlem tesis etmesinin zorunlu olduğu kuşkusuzdur. Nitekim Anayasa'nın 138. maddesinde, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadırlar; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." kuralına yer verilmiştir. Anayasa'nın 138. maddesinde belirtilen yargı kararlarının uygulanması zorunluluğunu, kararların hiç uygulanmaması hâline özgü olarak değerlendirmekten ziyade, kararların tam olarak yerine getirilmesini sağlamaya yönelik olarak değerlendirmek gerekir. Zira bir hukuk devletinde yargı kararlarının uygulanmamasından söz edilmesi mümkün olmadığı gibi, yargı kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunun belirtilmesine de gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, Anayasa hükmünde yer alan kararların "değiştirilemeyeceği" ifadesi, kararın şeklen değil içeriğine uygun olarak yerine getirilmesini, "geciktirilemeyeceği" yolundaki ifade ise, uygulamanın belirli bir süre içinde yapılması gerektiğini belirtme amacını taşımaktadır. Her türlü işlem ve eylemi yargı denetimine tâbi olan idarenin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre işlem ya da eylemde bulunmak zorunda olması aynı zamanda Anayasa'nın 2. maddesinde kabul edilmiş olan "hukuk devleti" ilkesinin de bir gereği olup, idarenin yargı kararlarını aynen ve gecikmeksizin uygulamasının anayasal bir zorunluluk olduğu kuşkusuzdur. İdarenin yargı kararlarını uygulamasının, çoğu zaman yeni bir idari işlemin tesis edilmesini gerektirdiği dikkate alındığında idari işlemin uygulanmasının hukuken ya da fiilen imkânsız olması mümkündür. Bu durumda, yargı kararından sonra ortaya çıkan ve yargı kararının hukuki veya fiili imkânsızlık nedeniyle uygulanmamasına ilişkin bir idari işlem vardır. Genel olarak “hukuki imkânsızlık”, pozitif hukuk kurallarının bir idari işlemin tesisini ya da uygulanmasını imkânsız hâle getirmesidir. İptal kararlarından bağımsız olarak fiili imkânsızlık, hukuk kuralları cevaz vermekle birlikte maddi alemde meydana gelen olaylar nedeniyle idari işlemin tesis edilememesi ya da uygulanamaması biçiminde tanımlanabilir. Öğretide ve yargı içtihatlarında, idari yargı yerlerince verilen kararların infaz zorunluluğunun infazın imkân dâhilinde olması hâlinde söz konusu olacağı, kararın gereklerine göre işlem tesis edilmesi veya eylemde bulunulmasını imkânsız kılan bir engelin bulunması hâlinde idarenin işlem tesis etmemesinin veya eylemde bulunmamasının infaz etmeme olarak nitelendirilemeyeceği kabul edilmektedir. (Turgut Candan, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 8. Baskı, Ankara, Yetkin Yayınları, 2020, s. 815) Elbette, kararının infazını engelleyecek nitelikte imkânsızlık hâlinin bulunup bulunmadığı idari yargı yerlerinin denetimindedir. Dosyanın incelenmesinden, 07/10/2021 tarih ve 31621 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Şanlıurfa Sarayönü (Kızılay) Meydanı ve Kentsel Tasarım Fikir Yarışması" ihalesine ilişkin Yarışma Teknik Şartnamesi'nin "Yarışma Jüri Üyeleri ve Raportörleri" başlıklı 9. maddesi ile 11. maddesinin (a) ve (d) bentlerinin ve Şartnamenin ekinde yer alan "Yarışma Şartları Kabul Belgesi"nin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla Şartnamenin 9. maddesinin iptaline diğer kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verildiği, bu kararın Dairemizin 11/07/2023 tarih ve E:2023/1830, K:2023/3449 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, davacı tarafından, söz konusu Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının uygulanması istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun 11/05/2023 tarihinde yapıldığı, yarışmanın ise 20/12/2021 tarihinde sonuçlandığı, yarışmayı kazananların belirlenerek ödüllerin dağıtıldığı, Şanlıurfa Sarayönü (Kızılay) Meydanı'nın ise yarışma neticesinde elde edilen fikir projelerinden bağımsız olarak davalı idarenin teknik elemanlarınca yapılan projeler kapsamında inşa edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı tarafından söz konusu Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının uygulanması istemiyle davalı idareye başvurunun yapıldığı 11/05/2023 tarihinden çok önce yarışmanın 20/12/2021 tarihinde sonuçlandığı, yarışmayı kazananların belirlenerek ödüllerin dağıtıldığı, Şanlıurfa Sarayönü (Kızılay) Meydanı'nın ise yarışma neticesinde elde edilen fikir projelerinden bağımsız olarak davalı idarenin teknik elemanlarınca yapılan projeler kapsamında inşa edildiği dikkate alındığında, yargı kararından sonra ortaya çıkan ve yargı kararının fiili imkânsızlık nedeniyle uygulanamamasına ilişkin bir durumun bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davacı tarafından yapılan başvurunun reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptaline yönelik temyize konu Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. DAVANIN REDDİNE, 4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL ilk derece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5. ...-TL temyiz yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 6. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi hâlinde kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davalı idareye iadesine, 7. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 8. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 13/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.