8. Hukuk Dairesi 2014/17121 E. , 2016/2568 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı ve Katılma Alacağı ... ile Şükran Gök aralarındaki katkı payı alacağı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair .... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 20.03.2014 gün ve 20/377 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili
**8. Hukuk Dairesi 2014/17121 E. , 2016/2568 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı ve Katılma Alacağı ... ile Şükran Gök aralarındaki katkı payı alacağı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair .... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 20.03.2014 gün ve 20/377 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen dava dilekçesinde belirtmiş olduğu davalı adına kayıtlı iki adet taşınmaz, bir adet araç ve iki adet banka hesabındaki paraya ilişkin olarak malvarlığının taraflar arasında eşit olarak paylaştırılmasını, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 150.000,00 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ...vekili, davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar vermesi üzerine; hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacak isteğine ilişkindir. Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye edilir (4721 s.lı TMK’nun 235/1. m). Eşlere ait kişisel ve edinilmiş mallar, mal rejiminin sonra ermesi anındaki durumlarına (nitelik, seviye, aşama vs) göre değerlendirilir (TMK’nun 228/1. m). Bu malların, kural olarak tasfiye anındaki (TMK’nun 227/1 ve 235/1. m), sürüm (rayiç) değerleri (TMK’nun 232, 239/1. m) hesaba katılır. Yargıtay ve Dairemizin uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir. Mahkemece, tasfiye konusu malın karara en yakın tarihteki sürüm değeri belirlenmelidir. Tasfiyeye konu mal elden çıkarılmışsa, mahkemece hakkaniyete uygun olarak değer tespiti yaptırılmalıdır(TMK’nun 227/2. m). Artık değere katılma alacak isteği söz konusu olduğunda, davalı eş TMK'nun 229. maddesinde belirtilen amaç doğrultusunda malı elden çıkarmışsa, başkasına devredilen malvarlığı mevcutmuş gibi tasfiye hesabına dahil edilir ve devir tarihindeki değeri esas alınır (TMK'nun 235/2. m). Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde; eşler, 09.01.1995 tarihinde evlenmiş, 12.10.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 12.03.2013 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu edilenlerden davalı adına kayıtlı.... Bankası mevduat hesabının eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 01.10.2003 tarihinde açıldığı ve boşanma dava tarihi itibariyle hesapta 40.861,06 TL bulunduğu, dava konusu edilen diğer hesabın ise ...ta 05.01.2009 tarihinde açıldığı ve 11.09.2009 tarihi itibariyle 83.644,34 TL hesapta para bulunduğu ve paranın boşanma davasından önce çekildiğinin 14.06.2010 tarihli celse alınan beyanı ile davalının kabulünde olduğu anlaşılmıştır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m). Mahkemece, hükme esas alınan 17.01.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda her iki hesaptaki mevduat yönünden yukarıda belirtilen ilkeler gözetilmeksizin rapor tarihi itibariyle mevduatların ulaşacakları değerlerin tespiti ile katılma alacağının hesaplanması hatalıdır. Mahkemece yapılması gereken, mal rejiminin sona erdiği tarih olan boşanma dava tarihi sonrası dava konusu mevdutların davalının kişisel malı olduğu hususu göz önüne alınarak sadece boşanma dava tarihi itibariyle mevcut oldukları dosya kapsamından anlaşılan 40.861,06 TL ve 83.644,34 TL yönünden davacı lehine katılma alacağının hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi ile fazla alacağa hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ise 1. bentte gösterilen sebeple reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 2.090,00 TL peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine, 17.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.