Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ---- ile ibraz ettiğini, davacının ------ ibraz ettiği çekin sahte olduğunu, çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, davalı ---- çeki incelemeden ödeme yaptığını, mağduriyetin giderilmesi için ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu belirtmiş, -------sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesin
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/11/2014 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın sürücü ... sevk ve idaresinde iken ters şeritte gittiğini iddia ettiği ambulans şoförü ile ağız dalaşına girmesi neticesinde araç sürücüsü ... ve araçta yolcu konumunda olan arkadaşı ... ambulans şoförünü döverek yaraladıklarını, olayın büyümesi üzerine araca atlayıp kalabalığın arasından kaçmak isterken sürücü ... banketin üzerine çıkıp olay yerinde yaya konumunda olan davacı ... çarpması neticesinde davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının uğradığı 8.000,00 TL maluliyet tazminatın davalı şirketin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın 04/08/2014-2015 tarihleri arasında ZMMS ile sigortalı olduğunu, öncelikle kusuru, maluliyet ve aktüer bilirkişi incelemesi gerektiğini, bilinen ücret belirlenebilir ücret değilse asgari ücretin baz alınması gerektiğini, müvekkiline davadan önce başvuru yapılmadığını dolayısıyla sigorta şirketinin temerrüdünün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, "Davanın Kabulü ile; 24.233,51 TL'nin 21/05/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine " karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde: ... yaralanması ile sonuçlanan 19/11/2014 tarihli trafik kazası ile ilgili olarak, sigortalı araç sürücüsü ... söz konusu kazayı kasten gerçekleştirdiği belirlenmiş ise de hukuka aykırı olarak müvekkili şirketin aleyhine hüküm kurulmuş olduğunu, 6102 sayılı TTK.'nun "Kasten Neden Olma" başlıklı 1477. maddesinde sigortacının kasten gerçekleştirilen zararlardan sorumlu olmayacağının açıkça belirtildiğini, kusur bilirkişi raporundaki ifadeler ve olayın şekline göre davacının kasti bir hareket sonucu yaralandığını, kaza olmadığının belirtildiğini, bu nedenlerle verilen kararın hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava trafik kazasından kaynaklanan maluliyet tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartlarının "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı" başlıklı B.4-3-a maddesinde; "Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise", sigorta ettirene rücu edilebileceği düzenlenmiştir. TTK' nın 1477. maddesinde sigortacının, sigortalının sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmayacağı yine Genel Şartların A.3 maddesinde "Teminat Dışında Kalan Haller" düzenlenmiştir. Bu hükümlere göre, sigortalı araç sürücüsünün kasıtlı eylemi teminat dışı hallerde düzenlenmeyip, rücuya tabi hallerde düzenlenmiş olmakla 3.kişilere karşı ileri sürülemeyecektir. Bu nedenle kasten gerçekleştirilen zararların teminat kapsamında kalmadığından davanın reddi gerektiği yönündeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.HMK'nun 355/2.maddesinde bölge adliye mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözeteceği hüküm altına alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümde davanın kabulüne karar verilmesine rağmen, kabul edilen 24.233,51 TL üzerinden hesaplanan 1.655,39 TL harç alınmasına karar verilmesi gerekirken 82,76 TL alınmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, kararın HMK 355/2 maddesi delaletiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince harç yönünden hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir.