10. Hukuk Dairesi 2023/11083 E. , 2023/11212 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/116 E., 2023/585 K. KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayı…
**10. Hukuk Dairesi 2023/11083 E. , 2023/11212 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/116 E., 2023/585 K. KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin Rusya'daki işyerinde 16.07.2007-30.01.2015 tarihlerinde kesintisiz ve aylık net 2.000 USD ücretle çalıştığını, ancak 09.10.2012 tarihinde çıkış bildirildiğini ileri sürerek, Kuruma bildirilmeyen 09.10.2012-30.01.2015 tarihleri arasındaki hizmetleri ile 16.07.2007-30.01.2015 tarihleri arasındaki sigorta prime esas kazançlarının tespitini istemiştir. II.CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 16.07.2007-09.10.2012 tarihleri arasında tercüman olarak çalıştığını, işyerinin 31.03.2013 tarihi itibarıyle gayri faal olduğundan Kuruma bildirimi yapılan sigortalı bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil SGK vekili, fiili çalışmanın yöntemince ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2021 tarihli ve 2019/140-2021/312 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davacının yurt dışı bağlantılı çalıştığı için senede 1-2 gün şirkete geldiğini, çalışanlar tarafından tanınmamasının doğal olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, anılan kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve 2021/114 - 2022/1511 E.K. sayılı kararı ile ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli, 2018/171 Esas - 2020/163 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; dosyadaki kayıt ve belgelerden; 10.05.1976 doğumlu davacı adına 16.07.2007 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı işyerince düzenlenerek Kuruma verildiği, davacının büro memuru olarak çalışacağına dair davacı ile davalı şirket arasında imzalanan 16.07.2007 tarihli belirsiz iş sözleşmesinin bulunduğu, hizmet döküm cetvelinde 16.07.2007-09.10.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının ayda 30 gün üzerinden eksiksiz bildiriminin yapıldığı, 2008/3.-2012/9. aylar arası davacı imzalı ücret bordrolarının dosyaya sunulduğu, davalı şirket işyerinin 1.11.1995-31.3.2013 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, son dönem bordrosunun 2013/3. ayında verildiği, Türkiye İş Kurumunun yazısı ile yurt dışı iş sözleşmelerinin 10 yıl süre ile saklandığı, Kurum portalında yapılan incelemede sadece ... iline ait kayıtların görüntülendiği, davacının yurt dışına çıkışına ilişkin herhangi bir bilgiye rastlanılmadığının bildirildiği, pol-net kayıtlarının getirtildiği, tanıkların dinlendiği, somut olayda, davacı davalı şirketin Rusya’da bulunan işyerinde 9.10.2012-30.1.2015 tarihleri arasındaki Kuruma bildirilmeyen yurt dışı çalışmalarının tespitini istemiş; Mahkemece bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de; hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu belirtilerek, Mahkemece yapılması gereken işin, öncelikle davacıya davası açıklattırılmalı, davalı şirket bünyesinde tam olarak ne iş yaptığı, kimlerle çalıştığı, yurt dışı çıkış işlemlerinin kim tarafından yapıldığı, turist vizesi ile mi çalışma vizesi ile mi yurt dışına çıktığı, yurt dışındaki işyerinin kime ait olduğu yönlerinden beyanı alınmalı, bu kişilerin tespiti ile davacının çalışmasına ilişkin yöntemince beyanları alınmalı, yurda giriş çıkış kayıtlarına göre; en son Türkiye’ye 13.4.2013 tarihinde giriş yaptığı ve 9.10.2012-13.4.2013 tarihleri arasındaki giriş çıkış tarihleri gözetildiğinde, çalışma olgusunun varlığının tespiti açısından varsa davacının gösterdiği deliller değerlendirilmeli, 13.4.2013 sonrası dönem yönünden Türkiye’de çalışmasının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davacının yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) maddesi kapsamında sigortalı olup olamayacağı, davalı şirketin yabancı ülkede üstlendiği işin niteliği de yöntemince araştırılarak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2023 tarihli ve 2023/116 - 2023/585 E.K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada, 27.11.2018 tarihli celsede davacı tarafın celseye katılmadığı anlaşılmakla taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK.'nın 150 maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilince 28.11.2018 tarihli yenileme dilekçesi ile davanın yenilenmesinin talep edildiği, 30.11.2018 tarihli yenileme tensip zaptı ile davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği, duruşma gün ve saatini bildirir davetiyelerin taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği, 13.07.2023 tarihli celsede davacı tarafın duruşma gün ve saatini bildiği halde celseye katılmadığı ve herhangi bir mazeret dilekçesi de sunmadığı, işbu davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmakla; taraflarca ikinci kez takip edilmeyen dava dosyasının ...nın 320/4 gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, aynı tarihte başka bir duruşmaları olduğundan bahisle mazeret dilekçesi verdiklerini, muhtemelen dilekçenin göz ardı edildiğini belirterek, kararın temyizen bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme İnceleme konusu eldeki davada, davacı, davalı şirkete ait işyerinde 09.10.2012–30.01.2015 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetleri ile 16.07.2007–30.01.2015 tarihleri arasındaki sigorta prime esas kazançlarının tespitini istemiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacı vekilinin 13.07.2023 tarihli celse için aynı tarihli dilekçeyle mazeretli sayılmasını ve yeni duruşma gün ve saatini UYAP sistemi üzerinden öğrenmesine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, 13.07.2023 tarihli celsede davacı vekilinin hazır olmadığı herhangi bir mazeret dilekçesi de sunmadığı, dosya kapsamından, 27.11.2018 tarihli celsede davacı tarafın celseye katılmadığı ve taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK 150 maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilince 28.11.2018 tarihli yenileme dilekçesi ile davanın yenilenmesinin talep edildiği, 30.11.2018 tarihli yenileme tensip zaptı ile davanın kaldığı yerden devamına karar verildiği, duruşma gün ve saatini bildirir davetiyelerin taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği, 13.07.2023 tarihli celsede davacı tarafın duruşma gün ve saatini bildiği halde celseye katılmadığı ve herhangi bir mazeret dilekçesi de sunmadığı gerekesiyle, eldeki davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmakla; taraflarca ikinci kez takip edilmeyen dava dosyasının HMK 320/4 gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/4 bendi; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “hukuki dinlenilme” başlıklı 27 nci maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36 ncı maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6 ncı maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek, bildirim giderlerini de yatırarak duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O halde, HMK’nın 150 nci maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği, gerekli masrafın karşılanıp karşılanmadığı incelenerek; gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilecektir. Anılan hususların uygulanabilmesi için, her şeyden önce tarafların usulüne uygun davet edilmiş olmaları gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nın uygulama alanını, adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 52. maddesi gereğince tebligat işlemleri 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dahil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri incelendiğinde; duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. Somut olayda; Mahkemece davacı vekilinin mazereti kabul edilerek duruşmanın 13.07.2023 tarihine bırakılmasına ve duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesine karar verildiği anlaşılmakta ise de; duruşma gününün tebliğ edilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin duruşma gününden haberdar edilemediğinin kabulüyle; yeniden duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken aksinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Öte yandan, 13.07.2023 tarihli celsede, davalı vekili ve fer'i müdahil SGK vekilinin mazeret dilekçeleri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de isabetsiz bulunmuştur. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.