T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1108 - 2025/1478 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1108 KARAR NO : 2025/1478 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2024 NUMARASI : 2023/754 Esas 2024/408 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1108 - 2025/1478 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1108 KARAR NO : 2025/1478 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2024 NUMARASI : 2023/754 Esas 2024/408 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 27/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... plakalı aracın, 10.08.2023 tarihinde, saat 15:00 sıralarında ... İli ... İlçesinde seyir halinde iken dava dışı ...'ye ait, yine kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesinde hasarlandığını, söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait araç sürücüsünün kusursuz, davalıya ait araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin ... numaralı Kasko Poliçesi ile ... plakalı aracın kasko sigortacısı olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin aracında meydana gelen zararlardan poliçe kapsamında sorumlu olduğunu, dava konusu kaza sonrası oluşan zararların karşılanmasına ilişkin taraflarınca arabuluculuk başvurusu yapılmış olup başvuru neticesinde anlaşmaya varılamadığını, müvekkiline ait araçta bahsi geçen kaza neticesinde hasar meydana geldiğini ve aracın çok sayıda parçasının değiştirilmek ve onarılmak zorunda kalındığını, müvekkili tarafından bu hasarların tespiti amacıyla ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, aracın hasar miktarının toplamda KDV dahil 165.406,15 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek, şimdilik 1000,00 TL değer kaybı, 1000,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, Yargıtay kararları ve poliçe genel şartları uyarınca maddi tazminata ilişkin talepler bakımından ZMMS ile kasko poliçelerine başvuruda sıralı sorumluluk öngörülmüş olup, kasko sigortacısının ancak trafik sigortası limitini aşan ve karşılanmayan tazminat miktarlarından sorumlu olacağı, davacının vekil aracılığıyla davalıya yapmış olduğu iki ayrı başvuru ile 165.406,15-TL hasar bedeli ve 80.000,00-TL değer kaybı talebinde bulunduğu, sigorta bilgi ve gözetim merkezine yazılan müzekkere cevabında davalı aracının kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçesinin var olduğunun bildirildiği, somut olayın incelenmesinde, davacı doğrudan kasko poliçesine başvurup ZMMS poliçe limitinin üstünde kalan zararı talep etmesi mümkün ise de davacı dava dilekçesine ekli başvuru evraklarında ZMMS poliçesi yokmuş gibi tüm zararı davalıdan talep ettiği, ZMMS poliçesine davada delil olarak dayanmadığı, dava resen araştırma gerektiren davalardan da olmadığından ZMMS sigortacısından poliçe ve hasar dosyası celp edilmediği ve poliçedeki limitlerle ayrıca ZMMS poliçesinde bir İhtiyari Mali Mesuliyet Klozu bulunup bulunmadığı, fazla ödeme olup olmadığı da tespit edilemediği, eksik delillerle açılan dava kapsamında resen araştırmada yapılamayacağı gerekçesiyle; " Davanın REDDİNE" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme her ne kadar ret kararını kesin vermişse de belirsiz alacak davasında tümden ret kararı verilmesi durumunda kararın davacı yönünden kesin olamayacağını, bu nedenle işbu belirsiz alacak davasında talebin reddi halinde kesinlik sınırı uygulanmaksızın istinaf kanun yoluna başvuru hakkı bulunduğunu, öncelikle dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup tüm hasar bedelini davalıdan talep ettiklerine yönelik dosyada herhangi bir talep bulunmadığını, kazanın meydana geldiği tarihte trafik sigortası poliçe limiti 120.000,00-TL olup dosyaya sunulan ve taraflarınca harici alınan ekspertiz raporunda tespit edilen hasar bedeli 165.406,15-TL olduğunu, basit bir müzekkereyle dahi trafik sigorta şirketine müzekkere yazılarak söz konusu dosya üzerinden yapılan ödemenin öğrenilmesinin mümkün olduğunu, eksik araştırma neticesinde karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Her ne kadar yerel mahkemece, kararın kesin olduğu belirtilmiş ise de, HMK'nın 341. maddesi miktar itibarı ile kesinlik sınırına yönelik düzenlemeler içermekte olup, buna göre 6100 sayılı HMK'nın 341/3. maddesinde, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu anlaşılmakla, yerel mahkemece verilen karar 6100 sayılı HMK'nın 341/3. maddesindeki yasal düzenleme sebebiyle istinaf kanun yolu açık bir karar olup, yerel mahkemece verilen kararın miktar itibarı ile kesin olduğunun belirtilmesinin de bu anlamda sonuca bir etkisinin bulunmadığı görülmüş ve Dairemizce istinaf incelemesi yapılmıştır. Dosya kapsamına göre, davalı genişletilmiş kasko poliçesi ile aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısıdır. Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın, sigorta teminatının kapsamını belirleyen 1. maddesine göre, bu tür sorumluluk sigortasını yapan sigortacı, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı hadlere kadar temin etmekle yükümlüdür. Bahse konu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, uğranılan maddi zararlar yönünden trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla meydana gelen zarar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında ise ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak limit aşımında ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Somut olayda, davalı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle bu davalının, ZMSS limitini aşan kısımdan (poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak) sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağı açıktır. Hal böyle olunca; tespit edilen gerçek zararın öncelikle zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi limiti içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, kalıyorsa davanın reddine, gerçek zarar, ZMSS limitini aşıyorsa, o zaman ihtiyari mali sorumluluk sigortası poliçesi limitiyle sınırlı olarak davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin: 2019/6153 Esas, 2020/6923 Karar sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan eksikliklerin giderilmesi ile tüm deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine, davacının sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 23/05/2024 tarihli, 2023/754 Esas - 2024/408 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.