Başvuru, savunma için yeterli süre verilmemesi, yargılamada hukuka aykırı deliller kullanılması, delillerin eksik toplanması ve hatalı değerlendirilmesi ile delil toplatma taleplerinin gerekçesiz biçimde reddedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası hakkındadır.
Başvuru, savunma için yeterli süre verilmemesi, yargılamada hukuka aykırı deliller kullanılması, delillerin eksik toplanması ve hatalı değerlendirilmesi ile delil toplatma taleplerinin gerekçesiz biçimde reddedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası hakkındadır. Başvuru, 8/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 29/12/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun işyerinde esrar ve uyuşturucu hap sattığına ilişkin ihbarlar üzerine, Karataş Sulh Ceza Mahkemesinin 17/9/2007 tarihli ve 2007/142 Müt. sayılı kararıyla iş yerinde arama yapılmasına izin verilmiştir. Ayrıca uyuşturucu madde bulunduğu ihbarı üzerine Karataş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen yazılı izne istinaden başvurucunun yönetimindeki araçta da arama yapılmıştır. Aramalar sonucunda, hint keneviri ihtiva eden sigaralarla bir miktar esrar ele geçirilmiştir. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun işlendiği konusunda yeterli şüphe bulunduğu kanısına varan Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, başvurucunun cezalandırılması talebiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesine hitaben 19/3/2009 tarihli iddianameyi düzenlemiştir. Adana Ağır Ceza Mahkemesi, 6/7/2009 tarihli ve E.2009/187, K.2009/312 sayılı kararıyla başvurucuyu uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 480,00 TL adli para cezasına mahkûm etmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir: “…Yargılama sırasında; Sanık Hüseyin Özkıral; uyuşturucu kullanmadığını, uyuşturucu ticaretini yapmadığını ve el konulan madde ile ilgisi(nin) bulunmadığını savunmuş, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklardan; Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlar Büro Amirliğine 17/09/2007 tarihinde ihbar yapıldığı, Karataş Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesinden arama kararı alındığı, K… ilçesi K… Karataş Köyü A… dalyanı kenarında bulunan D… Restorantta arama yapıldığı, yapılan aramada 14 adet esrarlı sigara ve sanığa ait 34 YM 5029 plaka sayılı araçta yapılan aramada 9 adet esrarlı sigara ele geçirildiği, 09/10/2007 tarihli ekspertiz raporundan, emanete alınan maddeden net 0,7 gram esrar yapıldığı, 29/01/2008 tarihli Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan raporda sanığın uyuşturucu kullanmadığı tespit olunmuştur. Yargılama sonunda; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Quaranta v. – Switzerland davasında; “ Dava karmaşık, isnat edilen suç ciddi ve cezası ağır ise sanığa zorunlu müdafi atanmalıdır.” şeklinde karar vermiştir. Keza Chichlian et Ekindjian – Fransa davasında; “ Kovuşturma sırasında yapılan suçlama ile ilgili bilgilendirme daha ayrıntılı olmalıdır.” şeklinde karar vermiştir. Bu kararlar ışığında sanığa; müdafi huzurunda isnat edilen suçu ayrıntılı anlatılarak ve yeniden hakları hatırlatılarak savunması tespit edilmiştir. Sanığın uyuşturucu ticareti yaptığına dair ihbar bulunduğundan, sanığın birçok yerde uyuşturucu saklandığı tespit edildiğinden, savunmanın reddine karar verilmiş(tir). Sanık hakkında 17/09/2007 tarihinde D… Restorant isimli iş yerinde uyuşturucu sattığına dair ihbar yapılmış(tır). Bunun üzerine Karataş Sulh Ceza Mahkemesinden arama kararı alınmış, sanığın çalıştırdığı D… Restorant ve 34 YM 5029 plaka sayılı otomobilinde arama yapılmış(tır). Sanığın restorantının olduğu yerde 14 adet esrarlı sigara ile jelatine sarılı bir miktar kubar esrar maddesini bulundurduğu ayrıca 34 YM 5029 plaka sayılı aracın sol ön tekerlek davlumbazı ile çamurluk arasına sıkıştırılmış 9 adet esrarlı sigara olmak üzere toplam 23 adet esrarlı sigara ve jelatine sarılı kubar esrar maddesi bulundurduğu anlaşılmış. El konulan maddeden net 0,7 gram esrar yapılacağı tespit olunmuş. Sanığın eylemi uyuşturucu ticareti suçu olarak vasıflandırılmış. Sanığın satmak için esrar niteliğinde uyuşturucu maddeyi bulundurduğu ve uyuşturucu ticareti yaptığı kanaatine varıldığından mahkûmiyetine karar verilmiş(tir)…” Başvurucunun temyizi üzerine karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 5/6/2014 tarihli ve E.2011/4176, K.2014/4420 sayılı ilamıyla onanmıştır. Başvurucunun 15/7/2014 tarihinde yaptığı yargılamanın yenilenmesi talebi, Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 15/7/2014 tarihli ve E.2009/187, K.2009/312 sayılı ek kararıyla reddedilmiştir. Ancak anılan karara karşı itiraz yoluna gidilip gidilmediği ve gidilmiş olması durumunda verilen kararın ne olduğu dava dosyasından anlaşılamamaktadır. Başvurucu, onama ilamından 12/7/2014 tarihinde haberdar olmuştur. Bireysel başvuru 8/8/2014 tarihinde yapılmıştır.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun, hüküm tarihinde yürürlükte olan maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir: “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”