Başvuru, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı bir iddianın karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kararın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı bir iddianın karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, 1977 doğumlu olup Şanlıurfa'ya bağlı bir köyde yaşamaktadır. Başvurucunun beyanına göre okuma yazması yoktur. Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü, sosyal medya hesapları aracılığıyla terör örgütü propagandası yapan şahıslara yönelik araştırma başlatmıştır. Bu araştırmalar sonucunda 2015 yılında çeşitli tarihlerde başvurucunun adıyla açılan, fotoğrafının bulunduğu bir sosyal medya hesabından terör örgütü propagandası içeren paylaşımlar yapıldığı tespit edilmiştir. Başvurucu, terör örgütü propagandası yapma suçundan 19/10/2017 tarihinde gözaltına alınmış; 25/10/2017 tarihinde ise tutuklanmıştır. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı başvurucu hakkında anılan suçtan kamu davası açmıştır. Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) yaptığı yargılama sonucunda 22/12/2017 tarihinde başvurucunun terör örgütü propagandası yapma suçundan 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Başvurucu; soruşturma ve yargılamanın her aşamasında suça konu paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının kendisine ait olmadığını, başkaları tarafından adının ve fotoğrafının kullanılarak açılan bu sosyal medya hesabının kullanıldığını ileri sürmüştür. Mahkeme, başvurucunun bu savunmasına itibar etmeyerek mahkûmiyetle birlikte tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Mahkemenin gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Sanık mahkememizde alınan savunmasında paylaşımların kendisine ait olmadığını, profil sayfasına fotoğrafının nasıl girdiğini kendisininde bilmediğini, facebook hesabı kullanmadığını, Whatsapp hesabının olduğunu belirtmiş, sanık müdafisi de müvekkilinin üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığını, müvekkilinin beraatine karar verilmesini talep etmiş ise de, sanığın mahkememiz kabulünde belirtilen paylaşımları kendisine ait facebook adresinde yayınladığı, facebook hesabının profil sayfasında sanığın fotoğrafının bulunduğu, yapılan paylaşımların sayısı ve içeriği dikkate alındığında sanığın savunmasının cezalandırılmaktan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın açık kaynak araştırma tutanağında belirtildiği üzere silahlı terör örgütü mensubu silahlı kişilerin bulunduğu fotoğrafların paylaşıldığı, sanığın silahlı terör örgütü PKK'nın propagandasını yaptığı, söz konusu paylaşımların bir kısmında cebir ve şiddeti teşvik edecek silahlı paylaşımların bulunması dikkate alınarak sanığın sabit olan basın ve yayın yoluyla ve zincirleme suç hükümleri gereğince silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan dolayı 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/2, birinci cümle, 7/2, ikinci cümle gereğince cezalandırılmasına, yine sanık 15/07/2014-28/08/2015 tarihleri arasında değişik zamanlarda paylaşımlarda bulunduğundan sanığa verilen cezada zincirleme suç hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 43/1 fıkrası gereğince yapılan 50'ye yakın paylaşım dikkate alınarak takdiren 1/2 oranında artırım yoluna gidilerek sanığın cezalandırılması yoluna gidilmiştir.Dosya içerisinde bulunan 19/10/2017 tarihli tutanakta belirtildiği üzere, arama sonucunda sanığın cep telefonuna ve sim kartına el konulduğu, sanığın mahkememizdeki savunmasında facebook hesabının kendisine ait olduğunu beyan ettiği dikkate alınarak mahkememizce dijital verilerin beklenmesi esasa etkili olmadığından beklenmesine yönelik ara karardan vazgeçilmesine karar verilmiştir.Sanığın sabit olan basın ve yayın yoluyla zincirleme suç hükümleri gereğince silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçundan dolayı sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, eylemine devam etmekteki ısrarı, yapılan paylaşımların içeriği dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle sanığın takdiren ve teşdiden neticeten hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının süresi dikkate alınarak sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına ve sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanığın gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürenin sanığa verilen cezadan 5237 sayılı TCK'nın Maddesi gereğince mahsubuna, sanıktan ele geçirilen ve dijital incelemeye esas olmak üzere el konulan dijital materyalların sanıkla ilgili rapor geldikten sonra sanığa iadesine, sanığa verilen ceza miktarı dikkate alınarak hükmen tutukluluk halinin devamına dair mütalaaya uygun olarak oybirliğiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." Başvurucu, daha önceki savunmalarında olduğu gibi paylaşımların yapıldığı sosyal medya hesabının kendisine ait olmadığını belirterek karara karşı istinaf talebinde bulunmuştur. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi, Mahkeme tarafından hapis cezasına ilişkin yapılan hesap hatasını 3 yıl 20 ay 7 gün hapis cezası olarak düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Başvurucu, daha önceki itirazlarını yineleyerek kararı temyiz etmiştir. Yargıtay Ceza Dairesi, Mahkemenin ikrara yönelik kabulünün hatalı olduğu tespitinde bulunmasına karşın bunun sonuca etkili olmadığını belirterek 29/6/2021 tarihinde kararı onamıştır. Başvurucu, nihai kararı 23/9/2021 tarihinde öğrendikten sonra 21/10/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.