T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1041 Esas KARAR NO : 2025/1737 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 08/05/2024 NUMARASI: 2023/243 E. - 2024/129 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1041 Esas KARAR NO : 2025/1737 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 08/05/2024 NUMARASI: 2023/243 E. - 2024/129 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." esas unsurlu pek çok markasının Türkiye'de ve yurt dışında tescilli olduğunu, "..." markasının T/00983 numarası ile tanınmış marka olarak da tescilli olduğunu, davalının işyerinden "..." markasını taşıyan kapüşonlu 1adet sweatshirt satın alındığını, davalının eyleminin müvekkilinin markasına tecavüz teşkil ettiğini belirterek, davalıya ait "Hasfırın Cad. Sinanpaşa İş Merkezi, .. Köstebek Yanı Beşiktaş/İstanbul" adresinde yer alan "... ... - ... ... TEKSTİL" ticaret unvanlı ve "..." tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, davalıya ait işletmede yapılacak keşifte, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitine, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise, işbu ürünlerin adetinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitine, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin keşif sonrasında düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesine, davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, 6769 sayılı SMK’nın 149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir. MAHKEME KARARI:İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 08/05/2024 tarihli 2023/243E. - 2024/129K. sayılı kararıyla; "...Yukarıda ifade edildiği gibi davacı yanca sunulan 1 adet taklit ürünün davalı işletmeden satın alındığı kabul edilse dahi, bu satış işleminin dava tarihi öncesi olması, dava tarihi ve devam eden süreçte marka hakkı ihlaline konu başkaca bir eylemin tespit edilememesi sebebiyle marka hakkına yapılan tecavüzün tespiti, durdurulması ve taklit ürünlere el konulması istemli dava yönünden dava açıldığı tarih ve sonraki süreç nazara alındığında davanın haklı olmadığı, dava tarihi öncesi gerçekleşen eyleme ilişkin şayet ürünün davalı yandan satın alındığı varsayımında, dava tarihi itibari ile marka ihlali kapsamında telakki edilecek bir eylemin bulunmaması hasebiyle davacının evvelce vuku bulunan marka hakkı ihlali olan bir adet taklit ürüne dayalı olarak ancak tazminat isteminde bulunabileceği somut dava yönünden tazminata ilişkin talebin mevcut olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, keşif tutanağı incelendiğinde görüleceği üzere davalı işyerinde mağaza sorumlusunun taklit nitelikte ürünleri sattığını ikrar ettiğini, tutanakta görüleceği üzere mağaza sorumlusu ''... logolu bir sweatshirt zamanında sattıklarını'' açıkça ifade ettiğini, bu ikrar karşısında mahkemenin bu beyanı dikkate almayarak davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, Her ne kadar ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında ''davalı yanın başkaca taklit ürün satışı yaptığına dair hiçbir delil bulunmadığı'' ifadelerine yer vermiş olsa da, tecavüz fiilinin oluşabilmesi için ürün adedi açısından alt bir sınırlama bulunmadığını,Ayrıca yerel mahkemenin ''... 1 adet taklit ürünün davalı işletmeden satın alındığı kabul edilse dahi, bu satış işleminin dava tarihi öncesi olması, dava tarihi ve devam eden süreçte marka hakkı ihlaline konu başkaca bir eylemin tespit edilememesi sebebiyle marka hakkına yapılan tecavüzün tespiti, durdurulması ve taklit ürünlere el konulması istemli dava yönünden dava açıldığı tarih ve sonraki süreç nazara alındığında davanın haklı olmadığı...'' yönündeki tespitlerinin de isabetsiz olduğunu, dosyaya sunulan alışveriş fişinin elbette dava tarihinden önce elde edildiğini, zaten davanın, bu satış işlemi neticesinde satılan ürünün marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu anlaşılarak açıldığını beyan ederek, açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle; istinaf incelemesi yapılarak istinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08.05.2024 tarih ve 2023/243 E. - 2024/129 K. sayılı davanın reddi kararının kaldırılmasına ve davanın tümü ile kabulüne, vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini, sair tüm haklarının saklı tutulmasını talep etmiştir. DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 2000 21760 tescil numaralı "... +Şekil" markasının ve "..." esas unsurlu pek çok markanın davacı adına 25. sınıfta iç ve dış giysi emtiası için tescilli oldukları, davacının markasının ayrıca TPMK'da T/00983 numarası ile tanınmış marka olarak da tescilli olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça dava dilekçesinin ekinde davalıya ait ... ... isimli işletmeye ait 09/11/2023 tarihli, 330,00 TL'lik satış fişi örneği ve bir adet önünde "..." yazısı buluna sweatshşrt ürünü dosyaya sunulmuştur. İlk derece mahkemesince davalıya ait işyerinde delil tespiti yapılmasına karar verildiği, tekstil mühendisi ..., mali müşavir...ve marka vekili ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan 28/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "….Mağaza içerisinde satışa sunulan kapşonlu sweatshirt ürünlerin satış fiyatının 300 TL olduğu, fiş içeriğinden % 10’luk KDV tutarı kesildiği göz önüne alındığında bir kapşonlu sweatshirt'ün fişe yansıyan fiyatının 330 TL olacağı anlaşılmaktadır.Keşif adresinde davacıya ait tescilli markaları içeren herhangi bir ürüne mahalde rastlanmamıştır.Davacı tarafından dosya kapsamına sunulan fişin dosyaya numune olarak sunulan ... ibareli swcatshirte ait olup olmadığı tarafımızca bilinememekle birlikte; dosya kapsamına sunulan fişin üzerinde yazan KDV dahil 330 TL'lik ürün bedelinin, tespit mahalinde görmüş olduğumuz stantlarda asılı olan kapşonlu sweatshirt fiyatları ile aynı olduğu görülmektedir.Ekte sunulan tutanaktan da anlaşılacağı üzere; tespit işlemi esnasında; keşif mahalinde mağaza temsilcisinin her ne kadar tutanak imzalanırken imzadan imtina etmiş olsa da; keşif adresine gidilen heyet olarak şahit olduğumuz, keşif esnasında sormuş olduğumuz “geçmişte ... ibareli ürün satıp satmadıkları” sorusuna, “Zamanında ... logolu bir sweatshirt sattıklarını” belirttikleri görülmüştür. Takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenize aittir. Eğer Sayın Mahkeme dosya kapsamına davacı tarafından sunulan fiş ve ürünün birbirlerine ait olduğu yönde kanaat geliştirir ise; Mağaza içerisinde yapmış olduğumuz incelemeler ve tutanakta da belirtildiği üzere mağaza yetkilisinin alımı yapılırken bir seriden alım yapılabilindiği göz önüne alındığında; söz konusu ürünlerin ortalama S-M-L-XL olmak üzere minimum 4 beden serisi üzerinden alım yapmış olabileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve tespitlerini bildirmişlerdir. G E R E K Ç E : Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davacı dosyaya davalıya ait işyerinden alındığını iddia ettiği bir adet ürün ve 330,00 TL’lik bir adet satış fişi sunmuşsa da, satış fişinin dosyaya sunulan ve göğüs kısmında "..." ibaresinin yer aldığı ürüne ait olduğuna ve bu ürünün davalı tarafından üretildiğine ya da satıldığına dair bir delil mevcut değildir. Davalının işyerinde habersizce yapılan delil tespitinde "..." markasını taşıyan benzer bir ürün tespit edilememiştir. Tespit sırasında davalının hazır olmaması nedeniyle bu konuda bir beyanda bulunmadığı, işyeri sorumlusu ve davalının kardeşi olan ... ...’in "..." markalı ürün sattıklarına dair imzalı bir beyanının da olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı tarafça davalının "..." markasına tecavüz teşkil eden ürünlerin satışını yaptığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, olaya uygun olmayan ''davalı yanın başkaca taklit ürün satışı yaptığına dair hiçbir delil bulunmadığı'' ve ''... 1 adet taklit ürünün davalı işletmeden satın alındığı kabul edilse dahi, bu satış işleminin dava tarihi öncesi olması, dava tarihi ve devam eden süreçte marka hakkı ihlaline konu başkaca bir eylemin tespit edilememesi sebebiyle marka hakkına yapılan tecavüzün tespiti, durdurulması ve taklit ürünlere el konulması istemli dava yönünden dava açıldığı tarih ve sonraki süreç nazara alındığında davanın haklı olmadığı...'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenlerle, davacı vekilinin gerekçeye ilişkin istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesi değiştirilerek, davacı tarafın davalının "..." markasına tecavüz ettiğini ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 08/05/2024 tarihli 2023/243 E. - 2024/129 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,Davanın REDDİNE,3-İlk derece yargılaması yönünden; -Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 345,55 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması yönünden; -Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine, -İstinaf yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan 1.165,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 344,50TL tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu işbu kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 25/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.