T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1412 KARAR NO : 2025/1889 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.04.2025 NUMARASI : 2025/589 D.iş E. - 2025/589 D.iş K. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Hacze İtiraz KARAR TARİHİ : 30.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05.01.2026 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.04.2025 tarih 2025/589 D.iş 2025/58…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1412 KARAR NO : 2025/1889 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.04.2025 NUMARASI : 2025/589 D.iş E. - 2025/589 D.iş K. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Hacze İtiraz KARAR TARİHİ : 30.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05.01.2026 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.04.2025 tarih 2025/589 D.iş 2025/589 D.iş K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : İhtiyati tedbir isteyen vekili, talep eden banka tarafından davalının ortağı ve yetkilisi olduğu ....Şirketi arasında Kredi Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını, karşı tarafın kredi sözleşmesine müşterek borçlu müşterek-müteselsil kefi olarak imza attığını, karşı tarafın şirket yetkilisi olması nedeniyle eş muvafakati gerekmediğini, kredi borcunun ve faizlerinin ödenmesini için Ankara 62.Noterliği'nin 25.09.224 tarih 74052 yevmiye nolu ihtarnamesinin borçlulara tebliğ edildiği ancak talep tarihine kadar ödeme yapılmadığından borçluların temerrüde düştüklerini ve talep eden bankanın 16.281.130,40-TL alacaklı olduğunu, karşı taraf borçlunun ve ortağı olduğu asıl borçlu şirketin mal kaçırma eğiliminde olduklarını ileri sürerek karşı tarafın taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz uygulanmasını talep etmiştir. İTİRAZ : Karşı taraf borçlu vekili itiraz dilekçesinde, kredi borcu için sözleşmede imzası bulunan ....'in kredi borcunu teminen talep eden bankaya ipotek verdiğini, talep eden tarafın şirket ve karşı taraf ....'in yüksek miktarda borçlu olduğu ve mal varlığını kaçırmaya yönelik hareketleri olduğuna dair iddialarının somut bir delile dayanmadığını, talep eden banka alacağının 24.01.2023 tarihli 1.derecede ipotek ve 16.12.2024 tarihli 2.dereceden ipotek ile garanti altına olmasına rağmen kefil olan karşı taraf aleyhinde ihtiyati haciz uygulanmasının hatalı olduğunu, alacağın rehinle temin edilmesi halinde ihtiyati haciz uygulanamayacağını, uygulanan ihtiyati haciz nedeniyle karşı taraf borçlunun ticari hayatının sürdürülemez hale geldiği ve telafisi çok güç zararlarının doğduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, ipotek konusu ... ili ....ilçesi ... Mahallesi ...ada.... parsel ....blok .... nolu bağımsız bölümdeki taşınmaz üzerinde 24.01.2023 tar,h 1225 yevmiye nolu resmi senet ile hisse maliki ....ve .... Şirketi lehine 25.000.000,00-TL 1.derece ipotek verildiği ve 16.12.2024 tarihli 22220 yevmiye nolu resmi senet ile de ..... Şirketi ve ipotek veren lehine 50.000.000,00-TL üzerinden 2.derece ipotek tesis edildiği,..... ili.... ilçesi .... Mahallesi ... ada ... parsel ... bağımsız bölüm nolu taşınmazda herhangi bir ipotek kaydı bulunmadığı, karşı tarafın kredi kullanan şirketin borçlarından müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, ipotek ile kredi lehtarı şirket ve ipotek veren....'in bankaya ait tüm borçlarının teminat altına alındığı ancak itiraz eden karşı taraf .....'in kefaleti lehine teminat verilmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf borçlu vekili, talep eden bankanın ihtiyati hacze konu alacağının ipotek ile teminat altına alındığını, ayrıca kredi borcuna istinaden ödeme de yapıldığını, hem ipoteklerin varlığı hem de ödeme nedeniyle kefil olan karşı taraf aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, karşı taraf borçlunun talep eden bankaya 4.800.000,00-TL ödeme yaptığını ancak bu hususun ilk derece mahkemesince dikkate alınmadığını, ipotek konusu taşınmazın güncel değerinin 40.000.000,00-TL'den fazla olduğu halde talep eden bankanın salt karşı taraf borçluyu sıkıntıya sokmak amacıyla ihtiyati haciz isteminde bulunduğunu, talep eden banka tarafından ayrıca diğer kefil ... hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, ipoteğin asıl borçla birlikte kefaletin de teminatını oluşturduğunu ve bu nedenle teminat altına alınan borçla ilgili ihtiyati haciz kararı verilmesinin yerinde olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat yeterlidir. İİK'nın 265. maddesinde de ihtiyati hacze itiraz sebepleri tahdidi olarak belirtilmiş olup bunlar; ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkindir. Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. (Uygur, Turgut; 6098 Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II. s. 2541). madde metninden de anlaşılacağı üzere, TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmamaktadır. Bu itibarla, müteselsil kefil yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya kat ihtarının tebliği gerekmektedir. (Yargıtay 11. H.D'nin 2016/11919 E, 2016/8568 K). Asıl borçluya kat ihtarının tebliği yeterli olup kefil için kat ihtarının tebliği aranmaz. İİK 68/b maddesine göre "Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/18 md.) Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır." hükmüne yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta talep eden banka ile asıl borçlu .... Şirketi arasında 09.01.2023 ve 09.02.2024 tarihli çerçeve kredi sözleşmeleri imzalandığı, karşı taraf .... ve diğer kefil ....'in sözleşmelerde 15.000.000,00-TL ve 30.000.000,00-TL üst limitle müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla borçtan sorumlu oldukları, kefillerden....'e ait.... ili .... ilçesi ....Mahallesi ... ada .... parsel ... blok ... nolu bağımsız bölüm üzerinde 24.01.2023 tarihli 25.000.000,00-TL üst sınırlı ve 16.12.2024 tarihli 50.000.000,00-TL üst sınırlı ipoteklerin yalnızca ipotek veren ve kredi lehtarı asıl borçlu şirket lehine verildiği, ipotek senetlerinde borcun müteselsil kefillerin tümü yönünden teminat altına alındığına dair bir ibarenin bulunmadığı, alacaklı banka tarafından hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin kredi lehdarı borçlu şirket dahil tüm sorumlulardan istenmesine rağmen bir ödeme yapılmadığı, ihtiyati haciz isteminin müşterek borçlu ve müteselsil kefile yönelik bulunduğu hususları uyuşmazlık konusu olmadığının sabit olduğu, çekişmenin, müşterek borçlu ve müteselsil kefil bakımından ihtiyati haczin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. İİK'nun 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusunun iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, ancak, rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklının kalan alacağının iflas veya haciz yoluyla takip edebileceği, aynı Yasa'nın 257. maddesi uyarınca da, ihtiyati hacze karar verilebilmesi için diğer koşulların yanında alacağın rehinle temin edilmemiş olmasının zorunlu olduğu, ayrıca, TBK'nun 586/1. maddesine göre kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını üstlenmiş ise alacaklının asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirmeden evvel kefil aleyhinde takip yapabileceği, bu durum karşısında ilk derece mahkemesince tapudan getirtilen ipotek akit tablosunda ipoteğin aleyhine haciz istenen kefilin kefalet borcu için değil, asıl borçlunun ve diğer kefil.... .'in borcu için verildiğinin tespit edilmesi karşısında, bu durumun TBK'nun 586/1. maddesi gereğince diğer kefil ...'e başvuruyu engellemeyeceği(aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.10.2015 tarih 2015/9618 Esas 2015/9909 Karar sayılı ilamı), diğer taraftan itiraz eden vekili tarafından karşı tarafça talep eden bankaya 4.800.000,00-TL ödeme yapıldığı ileri sürülmüş ise de ödemelerin 3.kişi ....'e ait hesap üzerinden "...A.Ş. ... ada .... parsel ... blok ... BB İpotek Fek için gönderilen" açıklamasıyla yapıldığı, bu haliyle ödeme açıklaması ve hesap kat ihtar tarihiyle ödeme tarihi arasında geçen zaman nazara alındığında ödemenin sorumluluğu sona erdirip erdirmediğinin esas hakkında görülecek yargılama sırasında dikkate alınabileceği gözetilerek ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 398,50 TL harcın ihtiyati hacze itiraz edenden alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 30.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.