(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/1231 E. , 2007/2231 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.01.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar i…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/1231 E. , 2007/2231 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.01.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacı, dava konusu 45 parsel sayılı taşınmaz maliki olan dedesinin tapu kaydında ... oğlu ... yazılı isminin nüfus kaydına uygun olarak ve ... olan ikinci adı eklenerek ... ..., murisi dayası ...'in soyadının ... ve ... olan baba adının ... ... şeklinde ve yine murisi dayası ...'in adının ... ..., baba adının ... ... şeklinde düzeltilmesini, ... soyadının eklenmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2-Dava Türk Medeni Kanunun 1023. maddesi gereğince tapuda isim soy isim ve baba adı tashihi istemine ilişkindir. Davacı, dava konusu taşınmaz maliki olan murislerinin isim, soyisim ve baba adlarının düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece 45 parsel sayılı taşınmazın 1942 tarihli komisyon kararı ile tapu kaydının çelişkili olduğu, bu parselde kayıtlı ... oğlu ... ile ... ... oğlu ... ... ...'nin aynı kişi olduğu iddiasının kanıtlanamadığı, nüfus kaydı, ile tapulama tutanağı arasında bağlantı kurulamadığı, aynı taşınmazda ... ... oğlu ... ... ...'nin hissedar olduğu, eğer bu iki şahıs aynı kişi ise hisse oranında farklılık meydana geleceği, bu durumun tapuda isim tashihi yoluyla değil, tapu iptali ve tescil davası ile mümkün olabileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Tapuda isim tashihi davaları tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların kadastro tespitleri ya da tapuya tescilleri sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyisim, baba adı bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi kayıt düzeltilmesi davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken taşınmaz malikinin değişmemesi şartı ile tapu kayıtları nüfus kayıtları ile uyumlu hale getirilmelidir. Tapuda hak sahibi olduğu belirlenen kişilerin mülkiyet haklarını kullanabilmeleri için tapu kaydının nüfus kaydına uyumla hale getirilmesi zorunludur. Bu durumda mahkemece yapılan inceleme ve toplanan deliller ile dava konusu taşınmaz maliki davacının murisi ... oğlu ...'nin ikinci adının "..." olduğu, tapulama tespitine yapılan itirazda ...'ın adının ... olduğu iddiasının komisyon tarafından isim tashihi konusunda karar ibraz edilmediğinden reddedildiği, 1941 yılında yapılan tapulama tespitine göre hissadardan ... oğlu ...'in taşınmazda hisse sahibi olan annesi ...'nin ölümünden sonra yapılan 03.10.1989 tarihli intikal işleminde nüfus kaydına uygun olarak ... ... oğlu ... ... ... olarak gösterildiği, tapudaki bu kişilerin aynı kişi olduğu ve ...'in baba adının ... ... soyadının ... olduğu ispatlandığına göre taşınmazın tapu kaydında gerekli düzeltim yapılmak üzere davanın kabulüne karar vermek gerekir. Yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 06.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.