1. Hukuk Dairesi 2021/10627 E. , 2023/4871 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/71 E., 2021/529 K. HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki tescil istekli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30/01/2019 tarihli, 2016/4877 Esas, 2019/424 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında dav…
**1. Hukuk Dairesi 2021/10627 E. , 2023/4871 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/71 E., 2021/529 K. HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki tescil istekli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30/01/2019 tarihli, 2016/4877 Esas, 2019/424 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının ... ili, ... ilçesi, ... köyü, Çit mevkiinde bulunan 1545 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın güneyinde bulunan ve tespit harici bırakılan dava konusu alanda davacının 30 yıldan fazla bir süredir nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatı ile zilyetliği bulunduğunu ileri sürerek dava konusu yerin davacı adına tescilini talep etmiş, davacının aşamada ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil olmuşlardır. II. CEVAP Davalı Hazine vekili, davaya konu taşınmazın dere vasıflı olarak belirlendiğini, taşınmazın üzerinde yaklaşık 6-7 yıllık badem, kavak ve iğde ağaçlarının olduğunun DSİ 9. Bölge Müdürlüğünce 31.12.2012 tarihinde yapılan incelemeler neticesinde söz konusu taşınmazın dere vasıflı olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafından dere yatağının kapatılarak tarımsal amaçlı kullanıldığını ve dere akışının taşınmazın güneybatı kenarında bulunan mera sahasından geçirildiğini, taşınmaz üzerindeki zirai faaliyetlerin 10-12 yıllık bir süredir devam ettiğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, yaklaşık 1400 m2’lik bir alanın doldurularak kullanıldığını, geriye kalan kısmının ise boş olduğunu ve herhangi bir tarımsal kullanımın mevcut olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 18.02.2016 tarihli ve 2012/611 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararı ile, zilyetlikle iktisap koşullarının davasız ve aralıksız olarak oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, krokide A harfi ile işaretli 1500 m²’lik alanın davacı adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.01.2019 tarihli, 2016/4877 Esas, 2019/424 Karar sayılı kararı ile; noksan araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar