Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/7025 E. , 2024/3876 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/7025 Karar No : 2024/3876 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : D
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/7025 E. , 2024/3876 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/7025 Karar No : 2024/3876 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile anılan karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 23/06/2021 tarih ve E:2021/1410, K:2021/4158 sayılı bozma kararına uyularak; davacının re'sen emekliye sevk edilebilmesi için bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulunun getirildiği, 2015 yılı sözlü sınavında başarısız sayılması işlemine karşı açtığı davada verilen iptal kararı neticesinde, davacının, 2015 yılı rütbe-terfi için yeniden değerlendirmeye alınması gerektiğinden, bulunduğu rütbede beş yıl terfi edememe durumu oluşmayan davacı hakkında 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca tesis edilen dava konusu emekliye sevk işleminde hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline; öte yandan, hukuka aykırı olduğu tespit edilen işlem nedeniyle, davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının da Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca ödenmesi gerektiğinden, parasal haklarının dava tarihi olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının ise iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ: İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçe değiştirerek onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 30/06/2010 tarihinde emniyet amiri rütbesine terfi ettirildiği, 2014 ve 2015 yıllarında hakkında terfi etmez kararları verildiği; 2014 yılında kadrosuzluk sebebiyle terfi ettirilmemesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararı hakkında, yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi üzerine, 2017 yılında 2014 yılı için liyakaten değerlendirildiği ve hakkında yeniden "terfi etmez" kararı verildiği, 2015 yılı için sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işleme karşı açtığı davada verilen iptal kararının da kesinleşmesi üzerine davalı idarenin yeniden sözlü sınava ve 2015 yılı için terfi değerlendirmesine alması gerektiği, ancak idarenin davacının re'sen emekli edildiği için değerlendirmeye alamadığının beyan edildiği ve gelinen süreçte davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin on dokuzuncu fıkrası uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile re'sen emekliye sevk edilmesi üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Yasa'nın 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış; ikinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş; üçüncü fıkrasında, her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş; dördüncü fıkrasında, bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş; beşinci fıkrasında, kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş ve onbirinci fıkrasında, rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullara yer verilmiştir. Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması belirlenerek ondokuzuncu fıkrasında; "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler" denildikten sonra yirmibirinci fıkrasında; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110'u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır. 3201 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur. Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibarıyla terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir. Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince yapılan ara kararda; davacının 2015 yılı sözlü sınavında başarısız sayılması işlemine karşı açtığı davada verilen iptal kararı neticesinde yeniden değerlendirmeye alınıp alınmadığının sorulduğu, davalı idarenin verdiği cevapta, davacının re'sen emekli edildiğinden, 2015 yılı rütbe-terfi değerlendirmesi için yeniden değerlendirmeye alınmadığını beyan ettiği görülmüştür. Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, davacının açtığı davalar neticesinde, 2015 yılı için davalı idarece yeniden değerlendirilme yapmasından sonra re'sen emeklilik için şartlarını taşıyıp taşımadığı konusunda yeniden değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda; dava konusu işlemin iptaline, davacının işlemden kaynaklanan parasal haklarının dava açma tarihi olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararının, gerekçesi yerinde bulunmamış ise de, bu husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Kararın, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin kısmı incelendiğinde; Davalı idarece, davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağından, doğrudan görevine başlatılması söz konusu olmayan davacının, bu aşamada parasal ve özlük hak kaybının varlığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi, özlük haklarının iadesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, özlük haklarının ise iadesi yönünde hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine; dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararının, iptale ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu İdare Mahkemesi kararının; davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının ise iadesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere anılan mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.