4. Hukuk Dairesi 2021/27098 E. , 2024/1417 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/184 E., 2021/704 K. DAVACILAR : 1.... vekili Avukat ... 2.... vekili Avukat ... 3.... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 10.04.2013 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen hayat sigortasından doğan teminat bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
**4. Hukuk Dairesi 2021/27098 E. , 2024/1417 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/184 E., 2021/704 K. DAVACILAR : 1.... vekili Avukat ... 2.... vekili Avukat ... 3.... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 10.04.2013 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen hayat sigortasından doğan teminat bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...ın Halk Bankası A.Ş. ...Şubesinden konut kredisi kullandığı, kredinin güvence altına alınması için Halk Hayat ve Emeklilik şirketine ait sigorta poliçesinin de imzalatılarak prim tahsil edildiği, poliçe imzalatılırken, murise hastalıklarının ne olduğunun sorulmadığından, murisin mevcut hastalıklarını gizlediğinden söz edilemeyeceğini belirterek davacıların annelerinin vefatı sebebi ile poliçede öngörülen 67.500,00 TL sigorta teminat bedelinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 25.10.2012 tarihinde vefat eden ...ın ölümüne sebep olan hastalığın kolon kanseri olarak tespit edildiği, ...ın kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Davanın açıldığı İstanbul 38. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/103 Esas ve 31.01.2014 tarihli kararıyla davada tüketici mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul 5. Tüketici Mahkemesinin 08.09.2014 tarih ve 2014/863 Esas, 2014/1446 Karar sayılı kararıyla; Kredi Sözleşmesi tarihinde düzenlenen soru formunda davacının tedavisinin devam ettiği, hastalıkla ilgili herhangi bir bilgi vermeden formu imzaladığı, hastalık geçirdiğine ilişkin sorulara hayır cevabının verildiği ve formun muris tarafından imzalandığı sabit olup, davalı şirket tarafından Sigorta Genel Şartlarının C2.2. maddeleri hükmü gereğince davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.12.2018 tarih ve 2018/5286 esas ve 2018/12678 karar sayılı ilamı ile; ''...10.04.2013 dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Ancak somut olayda; 10.04.2013 dava tarihinde 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un ilgili maddeleri yürürlükte değildir. Taraflar arasında sigorta sözleşmesi vardır, sigorta sözleşmeleri de TTK’da düzenlenmiş olup mutlak ticari dava söz konusudur. Davacılar murisinin dava dışı Banka’dan kredi kullanması bu davanın konusu değildir. O halde dava tarihi itibari ile yürürlükte olmayan kanunun uygulanmayacağı, davanın mutlak ticari dava olması gözetildiğinde somut olayda davanın görülmesinde ticaret mahkemeleri görevlidir. Bu nedenle 10.04.2013 tarihinde davacının açtığı sigorta sözleşmesinden doğan tazminat davasında Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle HMK'nun 114-115 maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İstanbul 5. Tüketici Mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği 2019/203 Esas, 2019/568 karar sayılı ve 15.10.2019 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların, annelerinin davalı sigorta şirketinden yapılma hayat sigortası poliçesi teminatı olan 67.500,00 TL nın, annelerinin vefatı nedeniyle ödenmesini talep ettikleri, davalının davacıların murisinin hayat sigortası yapılması aşamasında yanıltıcı beyanda bulunup hastalığını saklandığını ve vefatının da bu hastalığından kaynaklandığından bahisle davanın reddi gerektiğini savunduğu, davacıların murisi ...ın Halkbankası A.Ş. ...Şubesinden 11.08.2011 tarihinde 67.500,00 TL tutarında 120 ay vadeli konut kredisi kullandığı, bununla birlikte davalı Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş. den 5029505 poliçe numaralı 67.500,00 TL teminatlı 11.08.2011 başlangıç 11.08.2021 bitiş tarihli olan Bireysel Kredi Grup Hayat Sigortası poliçesi düzenlendiği, davacıların murisinin hastane ve ölüm kayıtlarının incelenmesinde, müteveffanın 23.07.2011 tarihinde sağlık problemleri nedeni ile hastaneye başvurduğu, 25.07.2011 tarihinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından Onkoloji Epikriz Formuna göre Kolon Malign Neoplazmı (Metastatik Kolon Ca) tanısı konduğu ve campto-altuzan tedavisine başlandığı, davacıların desteğinin konut kredisinin ve davaya konu hayat sigortası poliçelerinin hastalık teşhisi konulduktan 2-3 hafta kadar sonra 11.08.2011 tarihinde yapılmış olduğu, ihtilaf konusu poliçenin sağlık bildirimi bölümünde davacıların murisinin “bugüne kadar önemli bir hastalık geçirip geçirmediğine, ameliyat veya şua tedavisi olup olmadığına, herhangi bir sakatlığı olup olmadığına, kalp, kanser veya AİDS tedavisi görüp görmediğine” ilişkin sorulara “Hayır” yanıtını vermiş olduğu, Hayat Sigortası Genel Şartları'na göre sigortalının sözleşmesinin yapılması sırasında kendisince bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri bildirmekle yükümlü olduğunun düzenlendiği, davacıların desteğinin doğru beyan yükümlülüğünü yerine getirmediği ve murisin ölümü ile önceki hastalıkları arasında illiyet bağı olduğu 'gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; murisin soru formu ile ilgili kısma imza atıp atmadığı hususunun netlik kazanması amacıyla söz konusu poliçede yer alan soru formundaki imzaya ilişkin araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, konut kredisi işlemleri gerçekleştirilirken, sigorta sözleşmesi bir yığın şeklindeki evraklar arasında sigorta şirketinin bir çalışanı olmadan yani sigortacı olmaksızın, banka çalışanı tarafından içeriği açıklanmaksızın, sorular açıkça sorulmaksızın ve gerçek onay alınmaksızın işleme konulabildiğini, murisin böyle bir belgeye imza atmadığını, ...ın sözleşme ve içeriği hakkında bilgisi olsa bulunduğu durumu beyan etmiş olacağını, muris ...ın gerçek anlamda hayat sigortası yaptırma iradesinin bulunmadığını, banka kredi işlemi gerçekleştirirken şayet aynı zamanda sigorta yapılacaksa personelin sigortalanacak kişinin sağlığı ve hastalıkları hakkında gerekli araştırma ve inceleme yapma yetkisi olup bu yönde sağlık taraması ya da sağlık durumuna ilişkin belge istenmesi yönünde bir istekte bulunulması gerektiği, fakat sigorta poliçesi yapılırken muris bu konuda bilgilendirilmediğini, kendisine soru listesi verilmediğini, doktor muayenesi de yaptırılmadığını, murise mevcut hastalıklarının ne olduğunun dahi sorulmadığını, dolayısıyla murisin, mevcut hastalığını gizlediğinden söz edilemeyeceğini, müteveffaca beyan yükümlülüğünün kasıtlı ihlali durumunun söz konusu olmadığını, sigorta şirketinin basiretli bir tacir gibi davranmadığını, krediye konu evin sigortalı hasta olmadan önce Mayıs 2011'de alındığını, murisin hastalık teşhisinden önce krediye başvurduğunu, fakat kredi tutarını belirlemek için gelen eksper, ev hala yapım aşamasında olduğu için yeterli miktarda krediye onay vermediğinden evin bitirilmesinin beklendiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından hayat sigorta poliçesi ile teminat altına alınan sigortalının hayatını kaybetmesi nedeni ile poliçe teminatının davalıdan tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435, 1436,1437 ve 1439 uncu maddeleri, Hayat Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.