14. Hukuk Dairesi 2016/3537 E. , 2018/6500 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.09.2014 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi kal ve tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki…
**14. Hukuk Dairesi 2016/3537 E. , 2018/6500 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.09.2014 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi kal ve tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi, kal ve maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin 22 parsel sayılı, davalının ise 23 parsel sayılı taşınmaz maliki olduğunu, davalının komşuluk hukukuna aykırı olarak iki taşınmazın sınırına ceviz ağacı diktiğini, ceviz ağaçlarının köklerinin müvekkilinin evinin temeline zarar verdiğini, ağaçların yapraklarının müvekkiline ait evin çatısına düşerek yağmur oluklarını tıkadığını ve evinde bu nedenle rutubet oluştuğunu ve müvekkilinin bahçesine diktiği fidanların yetişmediğini beyan ederek davalıya ait ceviz ağaçlarının müvekkiline ait taşınmaza zarar veren kök, dal ve gövdelerinin kesilmesine, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 3.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nın "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir. Taşınmaz malikinin katlanma yükümlülüğü tamamen mülkiyetin içeriğinden doğmaktadır. Mülkiyet geniş haklar, buna bağlı yetkilerin yanında, söz konusu ödevlerle birlikte bir bütündür. Anayasanın 35. maddesinde de mülkiyet hakkının kamu yararına sınırlandırılabileceği ve mülkiyet hakkının toplum yararına aykırı kullanılamayacağı öngörülmüştür.