Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur.Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir.Aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile alacaklı ...’ın dosya borçluları olan ... ve ...a ve bu borçluya aval veren olarak senede imza atan müvekkili ... aleyhine icra takibi başlattığını, alacaklı tarafça icra takibi yürütüldüğü ve borçlulara ait çeşitli menkul ve gayrimenkullere haciz konulduğunu, senette aval olarak imzası olan müvekkili ...’ın toplamda 1.484.005,35 TL olan dosya borcunu harç ve masrafları ile beraber belli aralıklarla ödeyerek kapattığını ve rücü belgesi aldığını, müvekkili tarafından kapatılan dosyanın diğer borçlusu davalı ...'in borcun kendisine düşen kısmını ödemediğini, davalının kendi sorumluluk miktarını ödemeyi reddettiğini ve müvekkili bakımından telafisi güç zararın meydana gelmemesi için bu davanın açılması gerektiğini beyanla; davanın kabulünü ile müvekkili tarafından İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ödenen borç olan 1.484.005,35TL’nin ve tahsil harç - masraflarının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL' sinin asıl borçlu olan davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının eşi davadışı .. ... Kıymetli Madenler San. ve Tic. A.Ş.'nin kurucu ortakları olduğunu, davacının bu şirkette resmi hissedar olarak yer almamakla birlikte ticaretin tarafı ve şirketin çalışanı olduğunu, anılan şirketin davacı ve müvekkili ile birlikte ... adlı şahsın birlikte altın ticareti yapmalarına ilişkin olduğunu, bu kapsamda altınların kendisinden alındığı ... isimli şahsa alınan altınların karşılığı olarak dava konusu senedin verildiğini, bu dönemde 30.09.2009 vade tarihli ve 1.000.000 USD bedelli bononun müvekkili, davacı ve davacının eşi olan dava dışı ... tarafından tanzim edilerek dava dışı ...’a verildiğini, bahsi geçen senet vadesinde ödenmeyince alacaklı ... tarafından, İstanbul ... icra Müdürlüğünün .. E. dosyasından icra takibine konulduğunu ve müvekkili ile davacı ve davacının eşi hakkında yasal takip başlatıldığını, icra takibi esnasında müvekkiline ait araçlar ile taşınmazların tümü üzerine hacizler konulduğunu, ardından taraflar arasında varılan mutabakat gereğince bono bedelinin emtia karşılığı olan altınların bir miktarının müvekkili tarafından ödendiğini, bakiye senet bedelinin dava dışı ... tarafından 25.01.2010 tarihli protokol uyarınca ödenmiş olup bu ödeme karşılığında müvekkilinin ... hisselerinin tamamını ...ı'na devrettiğini, ibraname alındığını, anılan ibraname incelendiğinde, icra dosyasına konu borcun ... ve .. hissesine isabet eden kısmının ... adlı şahıs tarafından ödeneceği ve buna karşılık olarak da müvekkilinin bahsi geçen ...A.Ş. deki hisselerini ...a devredeceğinin yazılı olduğunun görüleceğini, davacı tarafından takip alacaklısına hiçbir ödeme yapılmadığını, davacının iddia ettiği ödemelerin dava dışı ... tarafından yapıldığını, davacı tarafından alacaklıya hiçbir ödeme yapılmadığı halde iş bu haksız dava açılmış ve müvekkil tarafından ödenmiş olan borca istinaden rücu talep edildiğini, davacının iddia ettiği ödemeleri yazılı ve geçerli kanıtlar ile ispat etmek zorunda olduğunu belirterek neticeten davacının taleplerini açıklaması ve dava değerini tam olarak bildirerek harcını ödemesi için ihtaratlı kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde karar gereğinin yerine getirilmesine, getirilmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, davanın esasa girmeden husumet yönünden reddine, huzurdaki davanın dava dışı .. ve ...ı'na HUMK 49 vd. gereğince ihbarına, davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/172 Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile dava dışı üçüncü şahıs ...’ın 30/09/2009 ödeme tarihli 1.000.000-USD meblağlı senette müştereken borçlu olduklarını, davacının ise aynı senette ...'a aval veren konumunda bulunduğunu , İstanbul .... İcra Müd'nün ... E. sayılı dosyası ile müvekkili, davalı ve dava dışı ... hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin aval veren sıfatıya İstanbul ... İcra Müd’nün... E. sayılı dosya alacaklısına 28/06/2010 tarihinde toplam 1.484.005,35-TL haricen ödeme yaptığını, icra dosya alacaklısının aval veren müvekkilinin yapmış olduğu ödemeyi icra dosyasına beyan ettiğini ve harçların müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin yaptığı ödeme neticesinde icra dosyasının infaz olduğunu, bu ödemeden dolayı müvekkilinin alacaklının haklarına halef olduğunu, icra dosyasına yapılan ödemenin 1/2’sine tekabül eden asıl alacak ve yasal faizin tahsili amacıyla davalı aleyhinde Kadıköy .... İcra Müd nün ... E sayılı icra dosyası ile takibe geçtiğini, davalının yetki itirazı üzerine Bakırköy ... İcra Müd. nün... E. sayılı takip dosyasından 747.675,00 TL'si asıl alacak olmak üzere; 795.608,14 TL'nin tahsili için ödeme emri tebliğ edildiğini, davalının borca ve faize itiraz ettiğini, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin İstanbul ... İcra müd ... E. sayılı icra dosyasında rücu belgesi alarak yapmış olduğu ödeme neticesinde aval verdiği diğer borçlunun halefi olduğunu, B.K’nın 496. maddesi uyarınca borcun tamamını ödeyen müvekkilinin İ/2 oranında diğer borçlu olan davalıya rücu etme hakkına sahip olduğunu, 20/01/2011 tarihinde İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/279 E. sayılı dava dosyası ile toplam rücu alacağının 10,000-TL lik kısmının tahsili için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak dava açtıklarını, davanın halen derdest olduğunu, alacağın belirlenebilir olduğunu ileri sürerek Bakırköy .... İcra müd’nün ... e sayılı takip dosyasına davalı tarafına yapılan itirazın iptaline, takibin devamını, ödeme tarihinden başlayarak değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmasına, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/172 Esas sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak İstanbul .. icra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından kaynaklanan borcun müvekkili tarafından takip alacaklısına devredilen taşınmaz dışında kalan bölümün icra dosyası alacaklısı ile dava dışı ...ı arasında imzalanan 25/01/2010 tarihli protokol gcrcğincc dava dışı ...tarafından ödendiğini, bu ödemeye karşılık olarak müvekkili ile ...ın ... A.Ş,'de bulunan %77,5 oranındaki hisselerin ödeme yapan ...ı adlı şahsa devredildiğini, ödeme makbuzları, ibraname, hisse devir sözleşmeleri, tapu kayıtları, genel kurul toplantılarına ilişkin hazurun cetvelleri, ticaret sicil kayıtları ile bu durumun sabit olduğunu, ödeme yapan dava dışı şahsın müvekkilini ibra ettiğini, davacı tarafından senet alacaklısına herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, İstanbul 21 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/279 e sayılı dosyası üzerinden yürütülen davanın halen derdest olduğunu ve her iki davanın tarafları, konusu, dava sebebinin aynı olduğunu, HMK 114/1-1 maddesi gereğince 2. dava bakımından derdest bir dava olduğundan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davanın diğer senet borçlusu ... ve ... adlı şahıslara ihbarı gerektiğini ileri sürerek öncelikle davanın husumet yönünden reddine, derdestlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına, davanın 3. kişilere ihbarına, haksız ve yersiz davanın esastan reddine, %40' tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.