12. Ceza Dairesi 2014/2268 E. , 2014/25115 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : Beraat Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan ... ile katılan adına hükmü temyiz eden Av. ... arasında ... Noterliği'nce tanzim edilen 09.04.2012 tarihli vekaletname gözetildiğinde…
**12. Ceza Dairesi 2014/2268 E. , 2014/25115 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Hüküm : Beraat Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan ... ile katılan adına hükmü temyiz eden Av. ... arasında ... Noterliği'nce tanzim edilen 09.04.2012 tarihli vekaletname gözetildiğinde Av. ...'in hükmü temyiz etme yetkisi bulunduğu ve sanık hakkında verilen beraat kararının Tebligat Kanununun 11.maddesi gereğince katılan ... vekili Av....'e tebliği gerekirken, 20.06.2013 tarihinde Katılan ...'a tebliğ edilmiş ise de vekil ile takip edilen işlerde asile yapılan tebliğe sonuç yüklenemeyeceği, katılan ... vekili Av.... tarafından 14.08.2013 tarihinde yapılan temyiz itirazlarının öğrenme üzerine ve yasal süre içerisinde yapılmış olduğu anlaşılmakla, Sincan 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin temyiz isteğinin reddine ilişkin 19.08.2013 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sübuta ilişkin diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanık hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 1. bendindeki, “BERAATİNE,” ibaresinden önce gelmek üzere “CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince" ibarelerinin hüküm fıkrasına ilave edilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan beraate ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.12.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ: Yerel mahkemenin, temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararının kaldırılarak, asıl kararın düzeltilerek onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki; Müşteki ... ile birlikte 10.04.2012 tarihli celseye katılan Av. ...'in daha sonraki celselere katılmayıp, mazeret teli çektiği, yerel mahkemenin 08.03.2013 tarihinde katılan vekili avukatın mazeret teline cevap vererek, vekaletname olmadığından mazeret talebinin reddedildiğini bildirdiği halde, katılan vekilinin dosyaya vekaletname ibraz etmediği, 16.05.2013 tarihli son celsede katılanın yokluğunda verilen kararın 20.06.2013 tarihinde katılan ...'ın bizzat kendisine tebliğ edildiği, Av. ...'ın 14.08.2013 tarihinde süresinden sonra kararı temyiz ettiği, bu dilekçenin ekinde de vekaletname bulunmadığı, yerel mahkemenin de 19.08.2013 tarihli ek kararla temyiz talebini reddettiği, ret kararının tebliği üzerine katılan vekilinin bu kararı temyiz ettiği ve vekaletname eklediği anlaşılmakla; yargılama sırasında usulünce vekaletname sunmayan katılan vekilinin temyiz talebinin reddi ile yerel mahkemenin ret kararının onanması gerektiği görüşündeyim.