T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1301 KARAR NO : 2025/1723 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.06.2025 NUMARASI : 2025/196 E. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 04.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 04.12.2025 İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06.2025 tarih 2025/196 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi i…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1301 KARAR NO : 2025/1723 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.06.2025 NUMARASI : 2025/196 E. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 04.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 04.12.2025 İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06.2025 tarih 2025/196 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, 13/06/2025 tarihli duruşmada sözlü olarak, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmeyen davalı şirketin 16.01.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların uygulamasının durdurulmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Yerel mahkemenin 13/06/2025 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararıyla söz konusu ihtiyati tedbir talebinin daha önce reddedildiği, buna dair yasal başvuru sürelerinin tükendiği, yeni bir delil ibraz edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Karara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, kanun ve esas sözleşme hükümlerine aykırı olarak azlık hakkını bertaraf etmek amacıyla özellikle dürüstlük kuralına ve sermayenin korunması ilkesine aykırı olarak, toplantı ve karar yeter sayısı sağlanmadan, usulüne uygun çağrı yapılmadan, yokluk ve butlanı gerektirecek ağır ihlaller içeren 16/01/2024 tarihli genel kurulun ve alınan kararlarının TTK 449 gereği yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Talep, genel kurul kararının iptaline ilişkin davada, ihtiyati tedbir yoluyla söz konusu genel kurulda alınan kararların yürürlüğünün dava süresince tedbiren durdurulması talebinin reddinin istinafı istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İhtiyati tedbir bir dava olmayıp, geçici hukuki korumadır.İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbir isteminde davanın esası açısından haklılığın yaklaşık olarak, ispat edilmesi ve tedbirin uyuşmazlık konusu hususa ilişkin olması gerekir. Geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbirin, davanın yerine ikâme edilmemesi ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette olmaması, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin ihtiyati tedbirle elde edilmemesi gerekir. Aksi halde ihtiyati tedbir hukuki kurumu ile getirilmesi amaçlanan hükümlerle bağdaşmayacaktır. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse veya yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Davacı vekili, müvekkili ile diğer ortak ...'nun davalı şirketin iki ortağı olup, 16/01/2024 tarihinde şirket genel kurul toplantısı yapılarak, davalı ...'nun aksi karar alınıncaya kadar münferiden şirketi temsile yetkili kılındığını, genel kurula çağrının usulüne uygun olarak müvekkiline bildirilmediğini, genel kurula çağrı kağıdı tebliğ edilmediğini, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini belirterek 16/01/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlarının yok veya batıl olduklarının tespiti ile iptaline karar verilmesini, ayrıca alınan kararlar sebebiyle davacı müvekkilinin ciddi bir hak kaybı tehditi altında bulunduğundan TTK madde 449 hükmü gereği 16/01/2024 tarihli genel kurul kararlarının tedbiren yürütmesinin durdurulmasına, şirketin mal varlığı üzerindeki aktif taşınmazları üzerinde takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhi işlenmesini talep etmiş, yerel mahkemenin 06.03.2025 tarihli ara kararıyla davanın konusunun genel kurul kararının iptali olup, alınan kararlar çerçevesinde davacının ya da şirketin menfaatine halel getirebilecek bir halin varlığına dair bu aşamada kanıt sunulmadığından tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekilince 13/06/2025 tarihli duruşmada aynı konuda yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olup, yerel mahkemece aynı celsenin 3 nolu ara kararıyla, söz konusu ihtiyati tedbir talebinin daha önce reddedildiği, buna dair yasal başvuru sürelerinin tüketildiği ve yeni bir delil ibraz edilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, davacı vekilinin istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 398,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yolu harç ve yargılama giderlerinin, istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.