T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/598 - 2026/120 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/598 KARAR NO : 2026/120 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2023 NUMARASI : 2020/529 Esas 2023/948 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 30.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.02.2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/598 - 2026/120 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/598 KARAR NO : 2026/120 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2023 NUMARASI : 2020/529 Esas 2023/948 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 30.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.02.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 16.06.2018 tarihinde davalı ...’ın sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davacı ...'ün idaresinde bulunan ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ... ...'ün vefat ettiğini, müteveffanın davacıların eşi ve annesi olduğunu, araçta yolcu olarak bulunan davacı küçük ...'in ise yaralandığını, kusurun karşı araç sürücüsü ...’da olduğunu, davalı sigorta şirketleri tarafında yapılan ödemenin zararı karşılamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... ... için 250.000,00-TL manevi tazminat, 50,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 50,00-TL iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 100,00-TL maddi tazminatın, ... için 150.000,00-TL manevi tazminat, 50,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 50,00-TL iş göremezlik, 50,00-TL cenaze defin tazminatı olmak üzere toplam 150,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketlerinin poliçe limitleriyle sınırlı sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında değer artırım dilekçesi ile dava değerini ... ... için 299.515,59-TL destekten yoksun kalma tazminatı, ... için 2.267,84-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 479,52-TL geçici iş görmezlik tazminatı, 550,00-TL cenaze gideri olacak şekilde artırmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacı ...’ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 16.06.2018 tarihinde karıştığı kaza neticesinde davacıların eşi ve annesi ... ...'ün vefat ettiğini, davalının kazanın meydana geldiği kavşağa girişi sırasında hızını yavaşlattığını, ... yönetimindeki aracın tali yoldan ana yola çıkarken dur ikazına uymaksızın doğrudan yola çıkmış olması nedeniyle davalının kazayı engelleme şansı olmadığını, ...’ün kullandığı aracın kapasitesi 5 kişi olmasına rağmen araca 7 kişi binildiğini, aracın muayenesinin olmadığını, davalının aracını kullanırken gereken tüm özen ve dikkat yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış bulunan ... plakalı aracın ... plakalı araçla çarpışması sonucu oluşan kaza neticesinde ... plakalı araç içerisinde bulunan ... ...'ün vefat ettiğini, davaya konu kazaya karışan ve davalı şirketçe sigortalı bulunan ... plakalı aracın işleteni ve kaza anında da sürücüsünün davacı ... olduğunu, kusurlu araç işletenin üçüncü kişi sıfatına haiz olmayıp destekten yoksun kalma ve manevi tazminat adı altında her hangi bir talepte bulunma hakkı ve sıfatı bulunmadığını, bu nedenle davacı ... açısından dava bu sebeple reddedilmesi gerektiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Sigorta AŞ vekili; davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ ; Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 16.06.2018 günü saat 21:00 sıralarında sürücü ..., yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile D-140 karayolu üzerinde Ankara istikametinden Çankırı istikametine seyrederek olay yeri kavşağa geldiğinde, sağından Kalecik istikametinden seyirle kavşağa giriş yapan davacı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobilin sol yan arka kısmına çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği, kazada davacı ...'ün eşi, ... ...'ün annesi ... ...'ün vefat ettiği, davacıların ise yaralandığı, davalı ... Sigorta AŞ'nin davalı sürücü ...'ın kullandığı ... plakalı kamyonetin, davalı ... Sigorta AŞ'nin ise davacı sürücü ...'ün kullandığı ... plakalı otomobilin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu, Ankara 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2019 tarih ve 2019/114 Esas, 2019/412 K sayılı ilamı ile ... ve ... hakkında TCK'nın 85/2 maddesi gereğince iki kişinin ölümü ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği, neticede hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 19.04.2021 tarih 3453 sayılı raporu ile otomobil sürücüsü ...’ün % 85, kamyonet sürücüsü ...’ın % 15 oranında kusurlu olduğu, davacıların kaza sebebiyle desteğini kaybettikleri, bu nedenle maddi tazminat talepli davanın sübut bulduğu, hükme esas alınan 23.09.2023 tarihli aktüer ek raporunda; dava dışı anne ve babaya poliçeden pay ayrılması gerektiği değerlendirilerek poliçe limitinin hak sahiplerine garameten dağıtılması sonrasında davacı ... lehine hesap edilen 2.267,84-TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... Sigorta AŞ'den talep edebileceği ve ... ...’ün davalı ... Sigorta şirketinden 87.470,46-TL ve davalı ... sigorta şirketinden 44.927,34-TL olmak üzere toplam 132.397,80-TL tazminat talep edebileceği, belirtilerek; davacı ... ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 299.515,59-TL destekten yoksun kalma tazminatının, 87.470,46-TL'sının davalı ... Sigorta AŞ'den, 44.927,34-TL'sının davalı ... Sigorta AŞ'den olmak üzere, sigorta şirketleri ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa ... yönünden olay tarihi olan 16.06.2018 tarihinden, sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 21.12.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, olay tarihinde 2021 yılında bir cenazenin defin giderinin toplam 550,00-TL olduğunun bildirildiği, cenaze giderinin davalılardan tahsiline, davacının ve davalının sigortalısı aracın karıştığı trafik kazasında davacının ve oğlu ...'in yaralandığı, davacıların sürekli maluliyetine ilişkin maddi zararının bulunmadığı, davacı ... lehine 479,52-TL geçici iş göremezlik zararı hesaplandığı, diğer davacı ...'in kaza tarihinde, 2 yaşında olduğu, gelir getirici bir işte çalışmaya başlamadığı, dolayısıyla üretici konuma geçmediği için geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmadığı, belirterek; davanın davacı ... yönünden bilirkişi raporunda hesaplanan 479,52-TL geçici iş göremezlik tazminatı yönünden kısmen kabulüne diğer davacı ... yönünden reddine, davaya konu kazanın davacıların manevi acı ve ızdırap duymasına neden olduğu, bu hali ile davacıların manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, davacılar ...'ün eşi, diğer davacı ... ...'ün annesi ... ...'ün trafik kazasında vefatı sebebiyle, olayın tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik ve sosyal olgular ile olaydaki kusur durumu, dikkate alındığında davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen yerinde olduğu, belirtilerek; davacı ...'ün maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 479,52-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 2.267,84-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... Sigorta A.Ş ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 550,00-TL cenaze masrafının 467,50-TL'sının davalı ... Sigorta A.Ş 'den, 82,80-TL'sının davalı ... Sigorta AŞ'den olmak üzere, sigorta şirketleri ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, alacaklara ... yönünden olay tarihi olan 16.06.2018 tarihinden, sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 21.12.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı ... ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne; 299.515,59-TL destekten yoksun kalma tazminatının, 87.470,46 TL'sının davalı ... Sigorta AŞ'den, 44.927,34-TL'sının davalı ... Sigorta AŞ'den olmak üzere, sigorta şirketleri ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa ... yönünden olay tarihi olan 16.06.2018 tarihinden, sigorta şirketleri yönünden temerrüt tarihi olan 21.12.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı ... yönünden 30.000,00-TL davacı ... ... yönünden 70.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili, davalılar ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ... ... için 50,00-TL olarak talep edilen işgöremezlik tazminatı yönünden davanın red edilmiş olması nedeniyle reddedilen tutar olan 50,00-TL üzerinden red vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken mahkemece 21.711,23-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine şeklinde hatalı hüküm tesis edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... ...'ün 299.515,59-TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı olduğunun tespit edildiğini, mahkemece sigorta poliçeleri kapsamında davalı sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu tutarlar belirtilerek, 299.515,59-TL destekten yoksun kalma tazminatının, 87.470,46-TL'sının davalı ... Sigorta AŞ'den, 44.927,34-TL'sının davalı ... Sigorta AŞ'den olmak üzere sigorta şirketleri ve davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, destekten yoksun kalma tazminatının tamamından davalı sigorta şirketlerinin poliçedeki sorumluluk tutarları ile sınırlı olarak davalı araç sürücüsü ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, maddi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 21.711,23-TL vekalet ücretinin kabul ve redde göre yapılan oranlamada takdirden 14.474,15 TL sinin davalı ... Sigorta AŞ'den, 7.237,08-TL sinin diğer davalılar ... Sigorta ve ... Sigorta AŞ'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine şeklinde hatalı hüküm tesis edildiğini, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 47.421,94-TL olması gerektiğini, hükmedilen vekalet ücretlerinin de hatalı olarak hesaplandığını, davalı araç sürücüsü ...'ın ismi yerine hatalı olarak ... Sigorta yazıldığını, kararda davacı ...'ün % 85 oranında kusurlu olduğu yönündeki tespitlere göre hatalı hesaplamalar yapılarak hüküm tesis edildiğini, Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/280 Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda davacının kusuru % 75 olarak olarak tespit edildiğini, bu nedenle araç sürücüsü olan ...'ün % 85 kusurlu olduğu yönündeki tespit ve buna göre yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde ...'e atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacılar ... ... ve ... için hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok düşük kaldığını, belirterek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; işleten sorumluluğunu üstlenmiş olan sigorta şirketlerinin poliçe limitleri dahilinde toplamda 720.000,00-TL. limit ile sorumlu olacağını, sigorta şirketlerinin sürücülerin kusuru oranında sorumlu tutularak karar verildiğini, ... ...’ün hak sahibi eşi ...’ün yeniden evlenmesi sebebiyle bu hak sahibine destekten pay ayrılmasına son verilerek bu payın belli bir kısmını hak sahibi çocuğa dağıtılmasının hatalı olduğunu, hak sahibi anne ve babaya da pay ayrılarak yapılan garame hesabı gereği anne ve babanın da sigorta poliçelerinden pay alacağı yönündeki hesaplamaların hatalı olduğunu, davada, ev hanımı olan ve gelir getiren bir işte çalışmayan ... ...’ün adeta çalışan bir kişiymiş gibi AGİ ve vergi muafiyetinden yararlandırılarak işlemiş ve iskontolu aktif dönem ücreti tespit edildiğini, Güneş Sigorta tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle hak sahibi davacı ...’in gerçek zararını nerdeyse yarı oranında karşıladığını, güncel verilere istinaden yapılan ödemeden bu karşılama oranına istinaden indirim yapılması gerektiğini, bu mümkün değil ise indirilecek meblağ yasal faiz ile hesaplanması yerine günümüz enflasyonist ortamı da nazara alınarak döviz ya da altın verilerine göre güncellenmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, ...’ün kullandığı aracın kapasitesi 5 kişi iken, araca 7 kişi binildiğini, emniyet kemerinin takılı olmadığını, aracın trafiğe çıkma şartlarını dahi oluşturmadığını, aracın muayenesinin olmadığını, kazada davalıya atfı kabil bir kusur bulunmadığını, ... yönetimindeki aracın tali yoldan ana yola çıkarken dur ikazına uymaksızın doğrudan yola çıkmış olması nedenleriyle davalının kazayı engelleme şansı olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bariz hesaplama hataları bulunduğunu, rapora itirazların karşılanmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesin talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Hükme esas alınan 19.04.2021 tarihli ATK kusur raporu ile Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/280 Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu arasında çelişki mevcut olup kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir rapor alınması gerektiğini, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı tespit edilirken ödeme tarihindeki Yargıtay içtihadı uyarınca PMF-1931 yaşam tablosunun ve ödeme tarihinde geçerli olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlenen %1.8 teknik faiz oranının da dikkate alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda ödeme tarihindeki hesaplamada davacı ... ... adına 40.161,10-TL destekten yoksun kalma zararı belirlendiğini, bu bedelin %75 kusur oranı ve emniyet kemerinin takılmaması nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında ise 24.096,66-TL tazminat bedeline ulaşılacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte ödenmesi gereken 24.096,66-TL ile davacı ... ... için ödenen 20.860,32-TL arasında fahiş bir fark olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda davacı eş ...'ün 30.09.2020 tarihinde evlendiği tespit edildiğinden, evlenme tarihine kadar destek alacağı kabul edilerek hesaplama yapılmış iken bu evlilik birliği içinde büyüyecek olan 18 yaşından küçük davacı destekten yoksun kalan çocuk ... ... için yapılan hesaplamanın evlilik tarihine kadar yapılmamış olmasının hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketince yapılan ödemelerin güncellenmiş bedeli düşüldükten sonra garame hesabı yapıldığını, oysa ki önce garame hesabı yapılması ve yapılan garame hesabı sonucundan sigorta şirketince yapılan ödemenin güncellenmiş bedelinin düşülmesi gerektiğini, ... plaka sayılı sigortalı araçta istiap haddi aşılarak seyahat yapılması nedeniyle müteveffanın emniyet kemeri takmasının söz konusu olamayacağını, tazminattan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davaya konu kazaya karışan ve davalı şirketçe sigortalı bulunan ... plakalı aracın işleteni ve kaza anında sürücüsü davacı ... olup adı geçen bu davacının araç işleteni sıfatı nedeniyle davacı şirketten tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, asgari ücret üzerinden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken kaza tarihi nazara alınarak 01.06.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda düzenlenmiş olan %1.8 iskonto oranının (teknik faiz) dikkate alınması gerektiğini, manevi tazminata ilişkin olarak davalı ... ile sigorta şirketleri açısından ret sebebi farklı olup Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ret sebebi ayrı olan davalı sigorta şirketleri vekilleri lehine ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm ve cismani zarar nedeniyle işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş görmezlik, destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir. 1-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 92 inci maddesinin (g) bendinde, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamı dışında kaldığının hüküm altına alındığı, yine benzer şekilde düzenlemenin kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.6/b maddesinde de yer aldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu kazaya karışan ve davalı ... Sigorta AŞ'ne sigortalı bulunan ... plakalı aracın işleteni ve kaza anında da sürücüsü davacı ... olduğu dikkate alındığında anılan yasal düzenleme gereğince davalı ... Sigorta AŞ yönünden davacının kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri teminat kapsamı dışında bulunduğundan bu davalı yönünden davacının kendi kusuruna denk gelen oranda maddi tazminattan (cismani zarar ve cenaze giderleri) davalı ... Sigorta AŞ'den talepte bulunmayacağı, diğer davalıların ise davalı ...'ın kusuru oranında sorumlu olacağı gözetilmeksizin bu davacının zararları yönünden davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlulukları cihetine gidilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. 2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. Yolcunun istiap haddi aşılarak seyahat etmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır. Kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın ruhsat kaydına göre araçta sürücü dahil en fazla 5 kişi olması gerekirken, meydana gelen kaza anında sürücü dahil 6 kişinin bulunduğu ve koltuk adedine göre her bir yolcu için yeterli emniyet kemeri bulunmayacağının anlaşılması karşısında istiap haddinin aşıldığı göz önüne alınarak meydana gelen yaralanma ve ölüm ile istiap hadinin aşılması arasında illiyet bağı kurulması halinde hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeni ile yerleşik uygulama doğrultusunda % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılabileceği gözetilerek, illiyet bağının bulunup bulunmadığının usulünce ilk derece mahkemesi tarafından araştırmaması ve kararda da tartışılmamış olması yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. HD'nın 19.10.2021 tarih ve 2021/4128 E. - 2021/7104 K. ) 3-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup bu hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında poliçe limitini de aşmayacak şekilde paylaştırmanın sağlanmasıdır. Davaya konu kazada zarar görenlerin talep edebileceği tazminatlardan, davalı sigorta şirketleri teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olup davalıların sorulumluluk limitinin tüketilip, tüketilmediği, tespiti için davacı olsun olmasın tüm hak sahipleri arasında garameten paylaştırma yapılması gerekir.(Yargıtay 17. HD'nin 24/12/2020 tarih ve 2019/4525 E. - 2020/9051 K. 11.11.2020 tarih ve 2019/6656 E. - 2020/6920 K., Yargıtay 4. HD'nin 11.10.2021 tarih ve 2021/5604 E. - 2021/6493 K. ) Davalı sigorta şirketinin ödemede bulunmasına rağmen davacı tarafın tazminat talep etmesi nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu Sigorta Şirketi tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminat belirlenmelidir. ( Yargıtyay 17. HD'nın 25.11.2020 tarih ve 2019/3548 E. - 2020/7605 K.) Somut olayda, istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Sigorta AŞ tarafından düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde ölüm halinde kişi başına teminat limitinin 360.000,00-TL olduğu sabittir. İşbu dava açılmadan önce ... ...'un vefatı nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ tarafından 21.12.2018 tarihinde müteveffanın oğlu davacı ... ... için 20.860,32-TL ve dava dışı annesi ... için 16.332 98-TL, destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığı görülmektedir. Davaya konu kazada vefat eden davacılar desteği ... ...'ün tüm yakınlarının talep edeceği tazminatlar bakımından davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumludur. Ancak mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda; davalı sigorta şirketince her bir destek alacaklısı için belirlenecek tazminattan davalı sigorta şirketince yapılan ödeme güncellenerek davacıların zararından mahsup edildikten sonra davalı ... Sigorta AŞ yönünden davacı ...'ün kusur oranına isabet eden miktarlar 360.000,00TL poliçe limitine göre garame hesabı yapılarak davacı ... ve müteveffanın annesi ve babası arasında paylaştırıldığı ancak davalı sigorta şirketinin dava tarihinden önce sigorta şirketi tarafından ödeme yapması nedeniyle bakiye poliçe limitini aşmayacak şekilde sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken poliçe teminat limitine göre yapılan garame hesabında davacı ... ... için yapılan ödeme limitten mahsup edilmeden karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Kabule göre de; 6100 sayılı HMK'nın 323/1-ğ. maddesi gereğince vekille takip edilen davalarda hükmedilecek vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamında kaldığı, aynı kanunun 326. maddesi gereğince de yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi çerçevesinde birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden kabul ve red edilen tazminat talebi yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmelidir.(Yargıtay 4. HD'nın 29.09.2022 tarih ve 2021/22327 E. - 2022/11247 K. 20.06.2022 tarih ve 2022/3776 E. - 2022/9079 K.) Somut olayda, davacılar yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş olup, her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti hesaplanması gerekirken davacılar lehine hükmedilen toplam tazminat miktarı üzerinden vekalet ücreti takdir edilmiştir. Bu hususta davacılar tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmadığından davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Ancak, davacılar lehine hükmedilen toplam tazminat miktarı olan 302.812,95-TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13. maddesi gereğince 47.421,94-TL vekalet ücreti takdir ve tayin edilmesi gerekirken eksik vekalet ücreti belirlendiği gibi, dava ve değer artırım dilekçeleri kapsamında davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere belirlenen maddi tazminat istemi yönünden red edilen dava değerinin yalnızca davacılardan ... için dava dilekçesinde talep edilen 50,00-TL sürekli iş görmezlik tazminatına ilişkin olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi gereğince red edilen miktarı geçemeyecek şekilde davacılardan ... aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Ayrıca 14.03.2025 tarihli 32841 Sayılı RG'de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 2024/29 E - 2024/226 K sayılı 25/12/2024 tarihli kararı ile 6100 Sayılı HMK'nın 326.maddesi (davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa,yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır) şeklindeki 2. fıkrasının manevi tazminat davaları yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, kararın RG'de yayınlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine oy birliği ile karar verilmiş olması, eldeki dosyanın incelenme tarihi itibariyle iptal kararının yürürlüğe girmesi ve 08.01.2026 tarihli RG'de yayımlanan AAÜT yapılan değişilik ile AAÜT'nin 10/2. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması da gözetilerek kaldırma kararı sonrasında yapılacak yargılamada kısmen red edilen manevi tazminat istemleri yönünden de ilgili davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından, yapılan açıklamalar ışığında, dosyanın yeniden aktüerya hesap bilirkişine tevdi ile öncelikle; destekten yoksun kalma tazminatına yönelik yerleşik uygulamada benimsenen ilke ve esaslar ile tazminat hesabını etkileyecek varsa bilenen gerçek durumlar da gözetilerek, TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yönteminin uygulanmak suretiyle, varsa müteveffanın zararın artmasına neden olan müterafik kusuru da değerlendirilmek suretiyle davalının ödeme yaptığı tarih itibariyle ödemenin yeterli olup olmadığı tespit edilip, söz konu ödemenin yeterli bir ödeme olmadığının tespit edilmesi halinde bu kez güncel veriler dikkate alınmak suretiyle aynı ilke ve esaslara göre davacıların hak kazanacağı destekten yoksun kalma tazminatını gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip oluşacak sonuca göre istinaf kanun yoluna başvurmayanlar nedeniyle oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davalı ... Sigorta AŞ yönünden ödenen miktar nispetinde poliçe limitinin tüketildiği de dikkate alınıp davalı sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu poliçe limiti belirlenmek suretiyle limiti aşmayacak biçimde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacılar vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacılar, davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacılar, davalılar ... Sigorta AŞ ve ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.