Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyor
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin altmış yıldan beri inşaat ve iş makineleri alanında faaliyette bulunduğunu ve dünya genelinde önemli markaların Türkiye distribütörlüğünü yaptığını, 2014 yılı başında müvekkilinin distiribütörlüğünü yaptığı ..., ..., ..., ..., ... ve ... şirketlerinin aniden müvekkili şirket ile aralarındaki sözleşmeleri sona erdirdiklerine ilişkin ihtarnameler gönderdiklerini, davalının müvekkili şirkette çalışan ve hizmet akti imzaladığını, şirkette uzun süre hizmet verdiğini, davalının 06.12.2010 tarihinde düzenlenen hizmet akdi ile satış temsilcisi olarak görev yaptığını, düzenlenen sözleşmede rekabet etmenin yükümlülüğünün düzenlendiğini, davacının iş akdini 14.10.2014 tarihinde sona erdirerek iş sözleşmesine aykırı şekilde, müvekkili şirket ile aynı faaliyet ve hatta aynı markalara ilişkin faaliyet gösteren ... A.Ş. isimli firmada aynı iş tanımıyla çalışmaya başladığını, davalının çalışması sırasında müvekkili nezdinde bulunan ... markasının İstanbul Bölge satış temsilcisi olarak çalışması nedeniyle, markayla alakalı müşteri portföyü, fiyatlandırma bilgisi ve ticari sırlarından vakıf olarak müvekkili sayesinde elde ettiği bilgileri haksız rekabet oluşturacak şekilde, müvekkilinin ticari sırlarını rakip şirkete taşıdığı, davalının eylemlerinin şirkette çalışan 66 kişi ile birlikte ve toplu olarak gerçekleştirdiğini, davacı nezdinde görev yaptığı süre içinde vakıf olduğu ticari sırları ve bilgileri rakip firma ile paylaşarak bu şekilde ... A.Ş.'nin haksız rekabet eyleminde bulunmasına katkı sağladığını, davalının bu eylemleri ile sözleşme gereği mevcut olan rekabet yasağına ilişkin düzenlemelere aykırı hareket ettiğini, davalının hizmet aktinin "Madde 4 diğer şartlar" bölümünde TTK ve TBK hüküm ve şartlarını içeren rekabet etmeme maddesine aykırı hareket ettiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 37.234,80 TL'ye yükselterek dava tarihinden itibaren faiz uygulanmasını istemiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacı şirketin son yıllarda mali ve fınansal açıdan ciddi şekilde küçülme ve bozulma meydana geldiğini, bu nedenle davacının personel azaltma yoluna gittiğini, ayrıca şirketin çalışanlarını mali haklarını zamanında ödememesi nedeniyle bir kısım çalışanları şirketten ayrılma zorunda kaldıklarını, davacının 2014 yılı başında distribütör anlaşmalarının sona erdiğini, şirket ve grup şirketlerinin yaşadığı hukuki ve mali sorunlar nedeniyle şirketin mali yapısı ve müşteri çevresinin azaldığını, şirketin yönetim politikası ve ekonomik nedenlerle bir çok şirketin distribütörlük sözleşmelerini feshettiklerini, dava dilekçesinde 2014 yılı başında sözleşmelerin aniden feshedildiğinin belirtilmesine rağmen fesihlerin davalının işten ayrılmasından önce gerçekleştiğini, davalının yapmış olduğu görev dikkate alındığında davacının ticari sırlarına erişmesinin mümkün olmadığını, yapılan distribütörlük işlemleri nedeniyle davacının bilgi birikimi veya müşteri çevresinin müvekkilince kullanılamadığını, müvekkilinin mali hakları ile ilgili sorunlar üzerine istifa ettiğini ve rekabet yasağı sözleşmesinin de bu nedenle geçersiz hale geldiğini, TBK'nın 444.maddesi kapsamında rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.